HANGÝ EV?.. / Zeynep Ayþe EDÝRNE
Zeynep Ayþe EDÝRNE

Zeynep Ayþe EDÝRNE

HANGÝ EV?..



Kimileri için korunacak bir sýðýnak, kimileri için de sýcak bir ortam anlamýna gelen ev, insanlarýn özellikle dýþ dünyadan uzaklaþýp 'kendine ait' bir dünyayý yaþadýklarý yerdir.. Ev kelimesinin Türkçe' de kullanýmýnda, daha önce kullanýlan hane kelimesi yerine ev kelimesi eklendirilmiþtir.. söyleþi ve imlanýn deðiþmesi ile, pek çok çeliþkili ve mizahi tanýmlamalar dilimize yerleþmiþtir.. gelin beraberce göz atalým.. sanki 'ev'lenelim der gibi(!??)..

Dünya Evi: Evlenenlerin bekarken yaþadýklarý dünyadan, ne yaþayacaklarýný bilmeden girdikleri yeni bir evdir... Büyük yeminler, vaadler, ölünceye dek.. diye baþlayan söz vermeler gýrla gider... sonra hayat pembe düþ perdelerini aralar, gerçek pencerelerini açar bu eve... kimilerinin gözü dýþarý kayar, kimileri bu evden baþka bir eve 'kiracý' olur, kimilerine de ne mutlu.. aradýðý mutluluðu evinde bulur.

Kitap Evi: En iyi dostlarýn hepsinin bir arada bizi karþýladýðý baþka bir yer yoktur þu dünyada.. ancak onlarýn da kendilerine göre dertleri vardýr... kimileri pahalý kaðýda basýlmýþ, kimileri fotoðraflý, bol renkli, kimileri de ünlü bir yazar elinden çýkma.. bu yüzden her tebessümümüze ayný karþýlýðý veremezler.. elimize alýp okþar, sayfa aralarýný koklar ve baþlýðýna bakar, kimi satýrlarýna sadece göz gezdirebiliriz.. '' paramýz kadar dostumuz olur'' sözünün böyle bir ironisi daha yoktur.

Sanat Evi: Bu ülkede sanata verilen deðer üzerine küsmeler, ah çekmeler ve iç geçirmelerle sedalanan yerlerdir... ah ben olsaydým þöyle yazardým.. ben olsaydým þöyle resmederdim.. bir sürü sitem zamaný yutar geçer, pirelerin berber develerin tellal olduðu ülkemizde.. yok mudur esaslý sanat evi?.. vardýr...da .. bu ülkede heykel sanatýnýn ne kadar anlaþýldýðý kadar...?? devlet baþkaný ve belediye baþkanýnýn 'kaldýrýn þu terbiyesiz þeyi..' dedikleri hoþgörüsüzlük ve kabalýk kadar.

Baba Evi: Üstüne ev yoktur.. ne kira, ne fatura ne de çamaþýr, yemek, ütü.. ekmek elden su gölden bir ortamdýr.. yeryüzünde yaþanan tek cennettir anne babayla yaþanan.. kýsaca aileyle yaþanan.

Öðrenci Evi: Zor ama zevklidir.. mutlaka suyu ve çayý deviren bir sakarý vardýr.. öðrenci evinin öðrenci misafiri çoktur.. temel gýda yumurta ve patatestir.. bol geyik, bol eðlencedir.. temiz tencere kalmayana kadar bulaþýklarýn daðlara nispet yapmasýdýr.. böceklerle içli dýþlý yaþamaktýr.. temizlik ve hijyen; o da ne? cinsindendir.. aþk trafiði yoðundur, kýsaca yol geçen hanýdýr ve her gencin hayalidir kendi çapýnda.

Düðün Evi: Dünya evinden farký yoktur aslýnda. Eksikleri hiç bitmez.. ayvanýn sýkça yendiði bir yerdir. Allah rýzkýný verir edebiyatýna kanarak dünyaya getirilen çocuðun, rýzkýný saðlamak için eþek gibi çalýþmaktýr.. sorumluluklarýn yüküyle þikayetlerin baþladýðý ve baba evine duyulan özlemin gittikçe arttýðý bir evdir.

Ev Sahibi: Ayný takýmý tutuyorsanýz... evi satýn alacakmýþ gibi eksiklerini görmüyorsanýz.., ''eviniz çok eski..sanki bir müze..'' kelimelerini ''laf dokuz boðumdur, sekizini yut birini söyle'' kuralýný uygulayabiliyorsanýz.., çoluk çocuksuz, eþsiz dostsuz hani nerdeyse kimsesizseniz.., çamaþýrlarýnýzý elde yýkýyor, süpürge faraþ temizliði ana yeter diyor, bir de elleriniz amuda kalkýp yürüyebiliyorsanýz.. bravo size.. Ev sahipleri kapýþýr sizi.. sabýr vallahi sabýr.

Kesim Evi: Eski dilde mezbaha adý verilen yerdir.. iþin aslýna bakýlýrsa, bayram geldi mi her yeri kesim evidir memleketimin.. kýzarýz, çok.. bir o kadar da göz yumarýz..denetleyen ekiplerde göz yumar, sesler ayyuka çýkmadýkça.. eh, yýllar geçer öðrenilir temiz ve saðlýklý ( þimdi bi'de helalinden çýktý ) et kesimi nasýl olur.. et zaten saðlýða zararlý, kolestrol yapýyor.. maazallah, sinirli ve saldýrgan bile yapýyor insaný.. haftada bir eksik etmeyelim soframýzdan, lokmamýzdan çalýnmamýþýný bulunca.. olmazsa bu ülkede yenecek o kadar çok kanatlý, o kadar çok yüzgeçli var ki... gözümüzü açýp çevremize hele bir dolandýrdýðýmýzda.

Moda Evi: 'Moda, kendime yakýþtýrdýðýmdýr..' diyenlere aldýrmayanlar buranýn müdavimidir.. onlarý çarþýda, pazarda pek göremeyiz.. çünkü onlarýn yarýþý ''banal'' insanlarla deðil, kendi aralarýndadýr.. en yenisi en cicisi peþindedir onlar.. eh, pek bir ünlüsü bu modaevlerinin, yormazlar hanýmefendileri, beyefendileri taa Avrupa'lara gitmekten.. kýskananlar laf atarlar kokoþ ya da efemine vesaire... sahi hocam moda nedir? Olmazsa nefessiz kalýr ölür müyüz? Yoksa yormayalým mý küçük hayatýmýzý bu mevzulara?

Huzur Evi: Eskiden Darülaceze vardý.. çok yoksul, hiç kimsesiz, elden ayaktan kesilmiþ yardýma muhtaç yaþlý insanlarýn, hararetle þefkatle sarýlýp sarmalandýðý yerdi.. þimdi ne oldu da birçok huzur evi türedi.. insanlarýn anne babalarýna bakacak zamanlarý, daha da acýsý tahammülleri mi kalmadý. kendinden küçüðü zaten ezen döven bir toplumolma evrimini tamamladýk... yaþlýlarýmýzý görmek istemez, acýsýnýn kahrýna yutkunamaz nasýl olduk? onlarý bir köþeye býrakmak anlamýna gelen bu bilmem nenin huzur evlerine.

Polis Evi: Polislik bir meslektir.. iþçilik, muhasebecilik, pazarcýlýk, mühendislik veya doktorluk gibi.. ama görevleri aðýrdýr. Onlara 'görev verenlere talimat verenler' onlarýn eskiden ''polis amca'' diye sevildiklerinin hatýrlanmasýný hiç istemezler.. hele Hulusi Kentmen gibi bir baba, bir amca... Suçu insanlarýn baþýna organize (musallat) edenler, polisleri gönderirler suçun iþlenmesine isyan edenlere.. zordur polis olmak, çok zor.. mikroba çirkefe bulaþmak, açlýk sýnýrýnda çalýþmak.. bilir misiniz, onlarýn aralarýnda intihar oranlarýnýn bir aralar ne kadar da yükseldiðini?.. iþte onlarýn yaþadýklarý yerdir polis evi.. bazen bekar, kuru kuru.. bazen çoluk çocuk, deðiþik bir yemek, iki lokma ekmek, bir bardak su ve belki arada bir biraz eðlence.

Kadýn Sýðýnma Evi: Kadýn nedir? Neden buraya sýðýnýr? Kimden kaçar? Bu evlerin gittikçe çoðalmasý nedendir acep..? ''Sýrtýndan sopayý, karnýndan sýpayý eksik etmeyin'' denilip eþek yerine konulanlarýn mýdýr burasý... Vücutlarýnda darbelerden yara bere izleri, gözlerinde morluklar, saçlarý yolunmuþ halleri nedir? Ana bacý avrat üzerine yeminler edilir.. anaya sinkafa kan dökülür bu ülkede... sonra da bu eksik eteðin cezasý verilir kötekle, hakký verilir döþekle.. Ýlkellik ve vahþet neden süre gider.. gen, füzyon ve bilgisayar teknolojisinde insanlýk, makro evrenleri keþfetmesine raðmen..?? Neden hala bu gezegende mutluluk bir hayaldir, kalakalýr þiirlerde filmlerde.. neden.. erkeklerin asýrlardýr süren, sövmeyi öldürmeyi cesaret sanan ne matah dünyalarýnda..

Sizin eviniz hangisi? ' Sabah olsa da çýksam dört duvar arasýndan' dediðiniz yer mi? yoksa,'akþam olsa da koþsam yalnýzlýðýma' veya 'sevdiðimle iki metrekarede binbir gece masallarýna'.. Maðaralarýna dönen yorgun taþ devri insanlarýndan, modern insana deðin eve gitme, barýnma, dinlenme, korunma ihtiyacý deðiþmedi. Deðiþen tek þey insanoðlu..hala özlenen bir ''ev'', bir yuva, bir ocak arayýþý.. bir türkü dolanýr dilimize, ellerimiz þaþkýn, yumruk ceplerimizde.. ''yüksek yüksek tepelere ev kurmasýnlar.... uçan da kuþlara malum olsun''....


Zeynep Ayþe EDÝRNE




23 Mayýs 2008 Cuma / 3385 okunma



"Zeynep Ayþe EDÝRNE" bütün yazýlarý için týklayýn...