GECE VE BOZKIRIN SENFONÝSÝ... / Esin ÇAKIR
Esin ÇAKIR

Esin ÇAKIR

GECE VE BOZKIRIN SENFONÝSÝ...



''Bir Zamanlar Anadolu'da'', Nuri Bilge Ceylan'ýn Anadolu'nun bir yerlerinde sessiz sedasýz çekip, Cannes Film Festivali'nde ''Jüri Özel Ödülü''nü alýnca ilgimizi yoðunlaþtýrarak beklediðimiz bir filmdi.

Festivale katýldýðýný duyduðumuzda, orada o kadar çok ödül verdiler ki artýk kazanmasý zor dedikse de yine yaptý yapacaðýný ve önemli bir ödül daha NBC hanesine yýldýzlarla yazýldý.

Vizyona girdiðinin ertesi günü Ýstanbul'da Bienal vesilesiyle bulunuyordum. Arada boþ vaktimiz kaldýðýnda kendimizi derhal Capitol sinemalarýna ýþýnlayýp çoktandýr merak içinde beklediðimiz filme giriþ yaptýk.

Evet, gerçekten de NBC'nýn þu ana kadar çektiði en iyi film ve ödülü de sonuna kadar hak etmiþ, helali hoþ olsun.

Filmin ilk yarýsý tam bir gece senfonisi... O kadar büyüleyici, o kadar keyif verici ki hiç geçmesin, bitmesin istiyorsunuz. Þu ana kadar izlediðim en iyi gece çekilen film statüsünde benden caný gönülden bir Oscar kazandý. NBC'nýn daha önceki filmlerini izleyenler onun uzun ve sýkýntýlý, diyalogtan yoksun sahnelerini anýmsarlar. Bir süre sonra kabak tadý verir.

En iyi fotografsal, sanatsal çekimi de yapsanýz nafile!...

Ancak bu filminde gerek gecenin tüm görselliði, gerek yerli yerinde replikler, gerek oyuncu seçimlerinin doðruluðu tam olmasý gerektiði gibi olmuþ ve sonuçta ortaya son derece keyifle izlenen, Türk sinemaseverlerin de göðsünü kabartan bir yapýt ortaya çýkmýþ.

Ýlk yarýdaki komedi-trajedi karýþýmýndan doðan durumun çok ciddiye alýnmamasýný saðlayan, aslýnda korkunç bir olayýn peþi sýra giden insanlar güruhu ve kimi diyaloglar Tarantinovari bir tarzý da derinden hissettirmekte. Açýlýþtaki manda yoðurdu muhabbeti tam da bu baðlamda ''Ucuz Roman''daki hamburger tartýþmasýna bir gönderme de sayýlabilir.



Gelelim benim kiþisel eleþtirilerime ve tatmin edemeyen sahnelere...

Ýlk yarý sunulan muhteþem ve büyüleyici ambians ikinci yarýnýn baþýnda, hava aðarmaya baþlayýnca sona eriyor. Sanki gecenin getirisi olan çokça mistik ve görsel özelliklerin (elmanýn yuvarlanýþý, gaz lambalarý vs...) gizlediði acý gerçek, gün ýþýdýðýnda ete, kemiðe bürünüp çirkin yüzünü gösteriveriyor.

Ve olay kasabanýn saðlýk ocaðýna intikal ettiðinde, NBC eski filmlerindeki hal-i pür melalini anýmsayarak doktorun yüzüne kamerayý odaklayýp güzelim filmi sýkýntýya sokacak duruma getiriyor. Neyse ki otopsi yapýlmasýnýn insan üzerindeki meraksal izdüþümleri sonucu durumu toparlýyor.

Filmin konusu benim özellikle öðrenmek istediðim, hep kitaplarda okuyupta gerçek hayatta nasýldýr diye düþündüðüm bir olaya parmak basýyor. Sanýrým oldukça iyi bir araþtýrma yapýldýðýndan bürokratik süreç ve kullanýlan devlet dili gerçeðe hayli uygun bir þekilde sunuluyor.



Oyunculardan tek tek bahsetmeyeceðim. Her zaman Türk oyuncularýnýn dünya starlarý ile ayný kulvarlarda olduðunu, hakettikleri yerlerde yer alamadýklarýný düþünürüm. Bu filmde de çok doðru oyuncu seçimi yapýlmýþ, sýrýtan, aykýrý duran yok. (Belki biraz Yýlmaz Erdoðan; O da bilindik tarzýna çok yakýn seyrettiðinden ötürü...) Ben özellikle muhtara bayýldým!.

Bizim girdiðimiz seansta yaklaþýk 10 kiþi vardý. Bugün öðrendim ki ilk üç günkü seyirci rakamlarý umulanýn çok çok altýnda. Yazýk ki ne yazýk...

Bizi yurtdýþýnda böylesine onurlandýran bir filme böylesi acýnasý bir ilgi takdire þayan açýkçasý!!!...

Türk sinemasýnýn övünülecek, gönenilecek filmlerinden birisi olmasý sebebiyle yürekten desteklenmeli diye düþünüyorum.




Esin ÇAKIR




2 Ekim 2011 Pazar / 2474 okunma



"Esin ÇAKIR" bütün yazýlarý için týklayýn...