Eski Foça’da<br>Eylül-Ekim 1913 Arasýnda Yapýlan Tetkikat Hakkýnda Notlar

Felix Sartiaux

Eski Foça’da
Eylül-Ekim 1913 Arasýnda Yapýlan Tetkikat Hakkýnda Notlar



[6 Ocak 1914 de (NOT : yýrtýldýðýndan okunamadý..) ..... ve Edebiyat Akademisine okunan Notlar. ]



    1913 senesi Eylül ve kýsmen de Ekim aylarýnda (Eski Foça) mevkii üzerinde yaptýðým tetkikatýn neticesini Akademiye sunmak þerefine nail oluyorum. Bu vazife bana Maarif Vekâleti tarafýndan tevdi edilmiþti, gayesi o mýntakayý tetkik ederek daha ciddî ve derin araþtýrmalara yol açmaktý.

    Bu mýntaka risalelerde tarif edilen bir Bizans madalyonu ve bir iki vazo müstesna, seyyahlar tarafýndan pek muhtasar tarzda tarif edilmiþ ve hiç bir zaman metodlu bir araþtýrmaya zemin teþkil etmemiþti. Burada tesadüf edilen eski eserlerden bahsedilmemiþti. Müzelerde ise menþe'i Foçalý olduðu kat'iyetle tesbit edilmiþ hiç bir esere rast gelinmiyor. Binaenaleyh bu araþtýrma meþhur Marsilya þehiri ile münasebeti dolayýsile alâka çekiciliðinden maada yeniliði itibarile de bir cazibe arz ediyordu.

    Topoðrafik Harita : Her þeyden önce arkeolojik araþtýrmalara esas olmak üzere arazinin doðru bir haritasýný hazýrlamak lâzýmdý. Bundan dolayý mutat -tachéométrie- ik usullere baþ vurarak hazýrladýðým 1/5000 mikyasýndaki (fotoðraf No, 1) fotoðrafý akademiye takdim etmekle þeref duyarým. Bu -plânýn ihtiva ettiði mýntaka ( 4 km X 4 km, 5, ) bir sahadýr. Tesviye münhanileri mýntakanýn en yüksek noktasý olan ve deniz sathýndan 253 m. irtifada bulunan (Stephania ) tepesine kadar, her beþ metrede bir çizilmiþtir. Çýkýntý teþkil eden kayalar siyah noktalarla gösterilmiþtir.

    Umumî Tarif ; Bugünkü Foça þehiri.— ( Takriben 5500 Rum ve 1500 Türk olmak üzere 7000 nüfuslu Eski Foça; Palaia Phokia. Eskidje Fodscha ) Ýzmir körfezinin þimal-i garbî yanýný kýyýlayan volkanik teþekküllü_bir dað zincirinin garbinde, Ýzmir Körfezinin aðzýnda_ve_körfez aðzý kýyýsýnýn tamamen þimale döndüðü noktanýn üzerindedir. Þehir kara tarafýndan münbit bir vadinin müntehasýnda ve mukavves bir limanýn kenarýnda ve azamî 12 m. irtifaý bularak þimal-i garbi ve cenub-u þarkî istikametlerinde uzanan bir dil üzerinde kâindir. Bu dil, limaný biri þimalde (Micros Ýalos – Küçük Deniz) ve diðeri cenupta (Megalos Ýalos – Büyük Deniz) diye adlandýrýlan iki müsavi olmayan kýsma taksim eder. Bu kýsýmlardaki sular derin ve emindir.

    Karaya 10 metre eninde dar bir toprak dili ile merbut olan uzun (Dabies) yarým-adasý_limaný garp tarafýndan kapar. Cenupta ise, ( Mousi ) Musa limaný ile yekdiðerinden ayrýlmýþ olan (Kale Dað) ile (Mylo Cavo - Deðirmenli Dað) ýn kayalýk burunlarý (Büyük Deniz) i cenub-u garbî rüzgârlarýndan muhafaza eder. Bu iki burunun birincisinin üzerinde bir kalenin (Kastro) harabeleri mevcuttur. Haritada ancak bir ucu görünen (St. Georges) adasý, limanýn aðzýna hakimdir. Karadan ancak (Anaphani) sýrtlarýndan geçilerek varýlabilen þehir ve vadinin etrafý mukavves ve geniþ tepeler dizisile çevrilidir. Þimalde ( L'Erketch Aghilia - Erkeç Aðýlý ) dað zincirinin birbirinin üzerine abanan sýrtlarýndan vahþi manzaralý kýrmýzý lav ve kurþunî kalkerlerden müteþekkil kayalar kalkýnýr. Bu kaya zirveleri þehir yakýnýnda da (ChrysospiHotlssa . Caverne d'or -Altýn Maðarasý), Bakathanasi Myll. Mouline de Bakathanase -Bakatanasi'nin Deðirmeni ) ve (Katirdji Kaiades) . Katýrcý Kayalarý ) adlarile üç küçük akropol teþkil ederler.; Cenupta (Stephanla) silsilesi þark ve garbe doðru semtür-reislerinde uzun bazaltik kayalar dizisini taþýyan, derin sel yataklarile kýyýlmýþ kýraç yamaçlarýný yükseltir. Sonra tatlý bir meyil ile þimal-i garbiye dönerek (Prophete Elie - Peygamber Eli) ve (Kalé Dagh - Kale Dað) daha alçak yuvarlak tepecikler teþkil ederek denize kavuþur. .

    50 sene önce deniz Micros Ýalos’un þimal ve þarktaki kýyýlarý üzerine inþa edilmiþ binalar mýntakasýný örtüyor ve Büyük Denizin þarkýndaki araziyi kaplýyordu. Ýki limaný ayýran yarým-ada 25 sene evvel rýhtýmlarla geniþletilmiþ ve rýhtýmlarýn üzerine de tuz anbarlarý inþa edilmiþtir.

    Þehirin mevkiini tayin : Eskilerin yazýlarý arasýnda Eski Foça hakkýnda eni-konu ehemmiyetlice malûmata ancak Tite-Live'in þu yazýsýnda rast geliyoruz : ( XXXVII , 31 ) :

" Classis romana ab Chio Phocaeam trajecit: in sinu maris
" intimo posita haec urbs, est oblonga forma : duum millium
" et quingentorum passuum spatium murus amplectitur :
" coit deinde ex utraque parte in arctiorem velut cuneum,
" Lamptera ipsi appellant : mille et ducentos passus ibi
" latitudo patet : inde in altum lingua mille passuum excur-
" rens medium fere sinum velut nota distinguit: , ubi co-
" haeret fauci bus angustis, duos in utramque regionem
" versos portus tutissimos habet : qui in meridiem vergit,
" ab re appellant Naustathmon, Quia ingentem vim navium
" capit : alt er pr öp e ipsum Lamptera est „

( Pline ) nin eserlerindeki þu pasaj ( hist. nat. V, 38 ) kýyý karþýsýnda serpilen adalarý teþbit ediyor :

" Juxta Smyrnam sunt Peristerides, Carteria, Alopece, Ela-
" sussa, Bacchina, Pystira, Crommyonesos, Megale.,,

    Eski Foça ( Paleia Phokia ) þehiri, Foça yarým - adasýnda Tite Live'ýn tarif ettiði þehirin vasýflarýna uyan yegâne þehirdir. Þimalde 13 üncü asýrda þap madeni kazýlarý münasebetile kurulmuþ olan ve seyyahlar tarafýndan Eski Foça ile karýþtýrýlan ve Yeni Foça diye anýlan küçük kaza yukardaki tarife uymaz. Tarif edilen vasýflara uygunluk arz ediyor diye bana gösterilen cenuptaki (Panhaghia Boumou - Panhaghia Burnu ) mevkii küçüklüðü dolayýsile bence kabule þayan görülmemiþtir. Orada hiç bir zaman az çok ehemmiyetli bir þehir kurulamazdý. Nihayet þehirin mevkiini «Mylo Cavo» burnunda ve (Pro-phete Elie) sýrtlarýnda olarak tayin eden ( B. Graef ) in bu yoldaki faraziyesi de kabule þayan olmayan delillere istinat etmektedir ki, bunlarýn burada münakaþa ve reddine bu raporun hacmi müsait deðildir. Tite-Live’ýn saydýðý hususiyetlere, þehirin kurulmuþ olduðu mevkiin arz ettiði benzerlik ayrýca eskiden beri süregelmiþ an'anelerle olduðu kadar o mevkide rast geldiðim mebzul kalýntýlarla da takviye edilmektedir ki baþka yerlerde bulduðum ender kalýntýlar hiç bir zaman asýl þehirin mevkiindeki bulduklarýmla kýyas kabul etmez.

    Toprak üzerinde tesadüf edilen eski kalýntýlar : Foça'da toprak yüzünde rast gelinen kalýntýlar üç çeþittir : a) Hangi devre ait olduklarý belli olmýyan taþ âbideler, b) Grek, Romen devirlerine ait âbide ve eþyanýn kýrýk parçalarý, c) Orta çað'a ait inþaat ve kalýntýlar.

    Taþ abideler : _ Papadopoulos Kérameus 1879 tarihinde (II) Ýzmirden Foçaya giden yol üzerinde taþtan mamul büyük âbideler gördüðünü anlatýyor, ve bunlarý Phrygiens'lere atfediyor. Ben Foça, þehiriniýý mevkii üzerinde, taþtan yapýlma bir çok âbide gruplarýna rast geldim. "Prophéte Elie,, nin eteklerinde kayalara oyulmuþ ………. (hamam. Türkçe, Þeytan Hamamý ) adile anýlan büyük bir mezar vardýr. Buraya kemer kubbeli bir kapýdan. girilir; Bu kapýdan yuvarlak hesap 4m X 3m en ve boylarýnda olan iki dört köþeli odaya girilir. Bu iki oda arasýnda içeriye doðru oyulmuþ ve kemerli (III) bir kapý daha vardýr. Chrysospiliotissa ve Bakathanasi Myli*de kayalar üzerinde bir takým oyuklar daha vardýr ki bir kýsmý merdiven bir kýsmý da hücre þeklindedir. Bunlarýn benzerine Atina'dan Eleusis'e giden yol üzerinde kâin Afrodit ibadetine tahsis edilen noktadaki kayalarýn yüzlerinde rast gelinir. Haghlos Constantinos kilisesinin þimalinde ve ayný isimli bir derenin kenarýnda bütün bir mezarlýk mevcuttur. Her boyda olan bu mezarlar kayaya oyulmuþ ve üzerlerine konulan kapaklarýn sýðmasý için hepsinin üst tarafýna ufkî bir çizgi halinde kertikler yontulmuþtur. Bu bakiyeler Hellenistik devire ait olabilir veyahut Hellenistik devirde tekrar istimal edilmiþ olabilirler. Ben bunlarýn Hellenistik devirden çok daha eski ve bugün Küçük Asya'da bir çok âbidelerine rast geldiðimiz Frigyalýlarla akraba bir kavim tarafýndan yapýlmýþ olduklarýný kabule meyyalim.

    Eski eserler : Foçada her ne kadar eski bîr âbidenin temelinin izi bulunmuyorsa da, toprak yüzünde bulunan mimarî, heykeltýraþý ve çiniciliðe ait elan kalýntýlar çok ehemmiyetlidir. Ben bunlarý yegân yegân kayýt ettim ve imkân oldukça bulunmuþ olduklarý yerleri plânda gösterdim. Bunlar þehire hâkim tepelerden çýkmýþ büyük kalker bloklar, kaideler, mezar taþlan, beyaz, kýrmýzý ve baþka yerlerden ithal edilmiþ yeþil mermerler ve yerli halk tarafýndan baðçelerinde, tarlalarýnda veyahut bugünkü evlerini inþa ederken toprak içinde bulunupta bugünkü veya orta çaðdaki binalarda tekrar kullanýlmýþ bulunan kabartma friz ve saçak bakiyeleri velhasýl piþmiþ topraktan mamul küçük heykeller ve çinî parçalarýdýr.

    Bunlarýn en ehemmiyetlileri aþaðýdakilerdir :

    Osmanlý mektebinin önündeki sahaya dikilmiþ ve o civarda bulunmuþ iki mermer kaide. Bunlar 1.35 metre yüksekliðindedir. Bunlar 0.50 X 0.52 M. ebadýnda bir müstatil, bir ayak ve profillenmiþ bir üst kýsým arz ederler. Bunlarýn arasýnda ve cephelerinin birinde 0.73 X 0.45 M. ebadýnda çerçevelenmiþ bir kitabe mevcuttur. Kitabedeki yazýlar tamamen okunamayacak kadar silinmiþtir. Bunlarýn birinde feylesof olarak vasýflandýrýlan ve Ýsa'dan sonra ikinci asrýn sonuna ait bir sofist olan, Flavios Hermokrates'in adý yazýlýdýr. Kendisi Foça hemþerisi idi. "Sofistlerin Hayatý,, adýndaki eserinde Philostrates ona bir çok sayfalar ayýrmýþtýr. ( Katrali Kuyu ) denilen kuyunun mermer bileziðinde - ki bana yukardaki bloklara benzer veya ona ait gibi görünüyor- bir imparatora yapýlan bir ithafýn izleri seçilebilmektedir.

    Ýçindeki kemikler ve müteaddit toprak vazolar ihtiva eden ve mülk sahipleri tarafýndan bulunan bir takým tezyinatsýz ve profilsiz lâhitler.

    Ve nihayet mermerden arkaik bir arslan. Bu arslan art ayaklarýnýn üzerine oturmuþ ve ön ayaklarýnýn üzerine dikilmiþtir. Çok harap olmuþ aðzýnýn etrafýnda yelesinin perçemleri seçilebilmektedir. Yelesi az derin oyulmuþ uzun çizikler þeklinde sýrtýnýn yarý yerine kadar uzanýr. Bunun üslubu adalardaki arslanlarýn ve bilhassa Leroux tarafýndan Delos adasýnda bulunan arslanýn aynýdýr.

    Kalýntýlarýn çoðu þehirin yarým - ada üzerinde iþgal etmiþ olduðu saha üzerinde, þark tarafýnda, ve bu nokta ile Bakathanesi Myli ve Chrysogpiliotissa akropolleri arasýndaki saha üzerinde bulunmuþtur. Bu mýntaka baðlar ve baðçelerle örtülüdür, Burada arazi kýrýk toprak avani ile doludur. Arslan, daha sonra bahis mevzuu edeceðim kal'e bedeninin cenub-u garbisinde, ve þehirin beþ kapýsýnýn birinin aðzýnda dikilmiþ olacaktýr. Le Bruyn bize þehirin hatýrasýný muhafaza etmiþtir. Ben Foçanýn þimal kýyýlarýnda da çokça - Mandrés kayalarýnýn eteklerine kadar- mimarî bakaya, lâhitler ve toprak evani parçalarý buldum. Megalos Ýalos kýyýsýnda da -fakat kýyýdan daha uzakça bir sahada- az çok kalýntýlara rast geldim.

    Orta Çað Bakiyeleri : Foça þehiri Michel Paleologue tarafýndan Ceneve'li Manuel Zaccharia'ya bir derebeyliði olarak verildiði 1275 den, þehirin Türkler tarafýndan zapt ediliþinin tarihi olan 1455 senesine kadar mütemadi bir halde Ceneviz'lilerin elinde kaldý. Bu devirdedir ki orta çaða ait olupta ehemmiyetli bakiyelerine rast gelinen âbideler dikildi. Þehirin kâin olduðu burun, mazgallý ve kuleli bir duvarla çevrili idi. 17 ci asýrda Türklerle Venedikliler arasýndaki savaþta bir su kesimi bataryasýna zemin teþkil etmiþ olan garp kýsmý müstesna, bu kaleden eser kalmamýþtýr. 1860 a doðru yýktýrýlan bu duvarýn kalker bloklarý, bütün bir mahalleyi inþada kullanýlmýþtýr. Yaptýðým bir sonaajla mahiyetim tayin edebildiðim bu duvar, pembe bir kiremit harcýna parça parça ufalanmýþ maddeler katýlarak yapýlmýþtý ve hemen 5 metre eninde idi. Duvarýn dýþ tarafý bazen büyük kalker bloklarý ve bazen de daha eski binalara ait mermer parçalarý ile yapýlmýþtý. Kale Dagh noktasýndaki Kastro (kale) çok daha sonraki bir devire aittir. Foçanýn Riva tarafýndan bombardýmanýndan sonra 1678 de inþa edilmiþtir. Takriben 500 metre uzunluðundaki bir su kemeri bana göre orta çaðda yapýlmýþtýr. Bu su kemeri el'an þehirin içilecek suyunun büyük bir kýsmýný temin etmektedir. Bu suyu Panhaghia Oalaterla sarp vadisinin üst tarafýnda daðda bulunan bir gölcükten almaktadýr. Le Bruyn 1678 de 180 kemer, saymýþtýr. Fakat o zamandan beri kemerlerin çoðu gene kemerlerin takviyesi için duvarlarla týkanmýþtýr.

    Nihayet orta çað bakayasýnýn ilgi çekici bir parçasý olarak 0.80X0.80 ebadýnda büyük bir mermer parçasýný zikredeceðim. Bu taþ üç pano'ya taksim edilmiþtir. Bunlar þöyledir: Paleologue armasý. Ýki baþlý Ceneviz Kartalý ve Ceneve'li Gattelusi' nin (1346-1455) armasý. Bunun altýnda 0.05 metre ebadýnda harflerle hâk edilmiþ bir kitabe mevcuttur. Bu yazý Dorino Gattelusio (1346-1455) -ki Foça Naibi ve sonra da (1427-1449) Midilli hükümdarý-idi- tarafýndan babasýna ithaf edilmiþtir. Bu taþ blok fýrýncý Alexopoulus'un evinin duvarýna konmuþ iken 1913 senesinde Aðustos ayýnda Ýrmir Arþevekinin gayretile yapýlmakta olan yeni mektebe nakledildi. Bu taþ arkaik arslanýn yanýnda bulundu. Vaktile bu taþýn þehirin bir kapýsýnýn süsünü teþkil etmiþ olduðu muhakkak gibidir.

    Sondaj : fon kolonizasyonu sýrasýnda, Atinalý Philogenés ve Damon'un baþkanlýðý altýnda Foça havalisine Kyme'lilerin müsaadesile yerleþen göçmenler muhtemeldir ki ilk önce Megalos ile Micros Ýalos arasýnda kâin küçük akropole yerleþmiþlerdi. Þehirin bundan sonraki büyüyüþ ve yayýlýþý hakkýnda sahih bir malûmat elde edilememiþtir. Kesin olarak ileri sürülebilecek bir þey varsa o da Hellenistik ve Romen devirlerinde þehir þimdi iþgal etmekte olduðu sahayý aþýyordu.

    Bugünkü þehirin iþgal ettiði geniþ saha ve eski âbidelerin mevkilerini tayin eden alâmetlerin mefkudiyeti sondaj suretile yapacaðým araþtýrmalarý güçleþtiriyordu. Burada teferruatýný izah uzun sürecek bir çok mülâhazalarla Foça þehirinde 14 ve Panaiya burnunda l olmak üzere 15 kazý yaptým. Þehirin seviyesinin ne derinlikte olduðunu anlamak için ilk önce "Loutros, methalini açtým. Birinci odadan 1.50 X 2.30 ebadýnda tekne þeklinde bir mezar çýkardým. Ýçinde ne kemik ne de eþya çýkmadýðýna göre daha evvel yoklanmýþ olduðu anlaþýldý. Bir ikinci grup sondaj þarkta burun üzerinde þehir kenarýnda tatbik edildi. Bu sondajlar bir çeyrek asýrdan beri harap olan, orta çaða ait duvarýn mevkiini ve inþa tarzým tayine yaradý. Bu kazýlarda bir çok mermer bloklar meydana çýktý. Bunlar eski ve tavam mukavves büyük bir kapýya ait idi. Bu kapýnýn dýþýnda ve saðýnda ve solunda oluklu Korent üslubunda baþlýklý sütunlar mevcut idi. Þehirin bu kýsmýný yeryer -kapýda bulunan sütunlara benzer sütunlarla- süslü bir mermer duvarýn örtmekte olduðu anlaþýldý. Bu cümleye ait olmak üzere bulduðum parçalar 18 den aþaðý deðildir. Baþlýcalarý þunlardýr :
    Kapýnýn sütunlarýna istinat teþkil etmiþ olan profilli bir sütun altý, kapý kemerine ait bir blok, büyük bir pervaz, büyük bir Korent baþlýðý, bir çok sütun parçalarý, bir pervaz kenarý, üçü kapý altýndaki kaldýrýma ait olan yedi büyük döþeme taþý.

    Bu mermerlerin hendeklerde bulunduklarý þekildeki fotoðrafilerini akademiye takdim etmekle kesbi þeref ederim. Bu parçalarýn tam þekillerinin tetkik edilebilmesi ve benim Foça'dan geçiþime daimî bir þahit olabilmeleri maksadile bunlarýn ilk bulunanlarýnýn üçünü rast gele vesaitle yakýndaki meydana taþýttým ve onlarý konaðýn muhafazasýna tevdi ettim. Akademiye takdim ettiðim ( IX ) numaralý fotoðraf! onlarýn yeni durumunu göstermektedir.

    Üçüncü parti araþtýrmalarým -bana iki bakýmdan çok ehemmiyetli görünen- Bakathanasi Myli tepelerinde oldu. Bu tepenin cenup, þark ve garp etekleri Hellenistik toprak evani parçalarile o kadar dolu idi ki gerek sularýn kazdýðý oyuklarda ve gerekse köylülerin kazdýklarý hendeklerde -hiç kazmaða lüzum kalmadan, elimle bir çok toprak kandil ve eski çanak, çömlek parçalarý ve bir de tepenin cenubu þarkîsinde lorghis Paschali adlý birine ait bir baðda toprak üzerinde, üstünde Hellenistik devire ait bir mezar kitabesi taþýyan bir mermer altlýk buldum. Bundan daha sonra bahsedeceðim. Bütün bu bulduklarým burada bir eski nekropolün bulunduðunu gösteriyordu. Þimali þarkîde tekneyi andýran ve her tarafý bir nevi imlâ ile tahdit edilen ve alt tarafý taraçaya benziyen büyük bir çukura rast geldim. Bu arazinin sahibi buradan bir çok kalker taþ bloklar çýkarmýþtý. Bunlarýn eski bir inþaata ait olduklarý muhakkaktý. Bu vasýflar bu yerin -baþka taraflarda inþasýna imkân olmýyan-eski bir tiyatro olduðu kanaatini verdi. Orada yaptýðým sondajlar bu kanaati teyit etmedi. Fakat sondajlarý o kanaati tekzip edercesine ilerletemedim. Mamafi bu sondajlar bir takviye duvarýnýn kalker temellerini meydana çýkardý, ve çini serisinin tamamlanmasýna yaradý. Bulunan bu çini çanak, çömlek numunelerinin en ehemmiyetlilerinin fotoðrafilerini akademiye sunmakla þeref alýrým.

    Öteki sondajlar münferit noktalarda yapýldý. Þehre takriben bir kilometre mesafede, yol kenarýnda Maltepe yamaçlarýnda bir baðýn içinde tekne þeklinde sim, kabartma ve yazýlardan âri bir kaç kemik ve küçük heykelcik parçalarýný havi bir kalker lahit buldum. Baðýn sahibi Hakký bey tarafýndan evvelce ayný baðda, ayný þekilde iki lahit daha çýkarýlmýþ bulunuyordu.

    Büyük Deniz (Megalos Ýalos) sahilinin 500 metre cenubunda Spiro Antonis Tzatzaronis adýndaki birinin tarlasýnda beþ metre derine kadar nüfuz eden bir kazý yaptýrdým. Bu kazýlar sayesinde bu mýntakayý örten mil tabakalarýný tetkik mümkün oldu. Dört-buçuk metre derinlikte birbirinin üstüne konmuþ iki lahit buldum. Bunlar öncekilerin çeþidinden idi. Üstleri kapaklarla örtülü idi. içlerinde biri kadýna, öteki bir erkeðe ait iki tam iskelet buldum. Bunlarýn içinde çini parçalarý yoktu, fakat kazý topraklarýnda bir çok çini parçalarýna rast gelinmiþti. Bu kazýya yakýn M. M. Papayanni'nin tarlasýnda iki metre derinlikteki bir kazýda bir çok çini çýktý. Demek ki ilk derin kazýda rast gelinen çini bolluðu sýrf o mýntakaya ait münferit bir hususiyet deðildi.

    Þehirin daha yakýnýnda Türk mezarlýðýnýn kýyýsýnda Khazouglos efendinin tarlasýnda 1,5 metre derinliðinde, 1,5 metre uzunluðunda ve 2,5 M. eninde kazýlan bir çukurun dibinde de taþ bir kaldýrým döþemesine rast geldim. Onun fotoðrafisini takdim ediyorum. Bu buluþun tarih ve manasýný tayin edemedim. Bu döþeme bir þehir meydaný ve belki de bir Agora'ya aitti. Bu döþemenin üst tarafýndaki toprak Romen devrine ait çanak parçalarile dolu olup, buranýn bir çanak deposu ve yahut atölyesi olmasý muhtemeldir. Yeni Rum mektebinin yapýlmakta olduðu yerde, yani "Küçük Deniz,, in yüz metre kadar þarkýnda ve þehirin tamamen þimalinde, gene böyle bir çini deposuna rast gelindi. Kazugulos efendinin tarlasýnda toprak seviyesinden dört metre derinde Ceneviz'lilere aidiyeti anlaþýlan kemer kubbeli 2,70 en ve 15 metre uzunluðunda bir tüneli gezdim. Bu tüneli bir çok hayalî ve romantik hikâyelere menþe etmiþ olan halkýn dediklerine bakýlýrsa, bu tünelin bir ucu þehirin en büyük meydanýnda, öteki aðzý da bugün mevkii tayin edilemiyecek uzak bir noktada, daðlarýn arasýndadýr. Ben Foçadan ayrýldýktan sonra, bu mevkiin yanýnda (beyaz, siyah, kýrmýzý, mavi ve sarý) olmak üzere beþ renkli bir mozaik döþeme parçasýnýn bulunduðu bana bildirildi.

    Son olarak, Foça'dan 10 kilometre uzakta, cenub-u þarkî istikametinde Hermos'un büyük mil vadisi kenarýnda Stamatis Antonios Plakanýn baðýnda yaptýrdýðým bir sondajý kayýt edeceðim. Burada bir Bizans kilisesinin tezyinatýnýn mühim bir kýsmýný ve daha eski bazý bakaya buldum. Bir kaç sene önce Foçaya taþýnmýþ olan bir kitabeye göre bu kilisenin bir Asklepios ibadetgâhý üzerine inþa edilmiþ olduðu anlaþýlýyor. Bu sondajda 1,30 metre yüksekliðinde güzel bir mermer kaidesinin parçasý bulundu. Bu kaide üzerinde 19 satýr uzunluðunda bir yazý vardý ki bundan daha sonra bahsedeceðim.

    Küçük eþyalar. Paralar. Kitabeler . X, XI, XII numaralý fotoðrafilerde gösterilen toprak evani numunelerini, araþtýrmalarým sýrasýnda bulduðum baþka eþyanýn fotoðrafileri ile itmam ediyorum. Bunlar alelade mamulâttan toprak vazolar, Hellenistik ve Romen kandiller, bronz iðneler ve toprak madalyalar ve ilâ... ve bir de bir komedyacýyý temsil eden bronz bir Romen statüsü, rüþeym halinde "Phtah,, ý temsil eden toprak bir heykelcik ve Roma devrine ait küçük bir mermer baþ'tan ibarettir.

    Bana verilen Foçalý paralar dört serîden ibarettir. Elektrondan yapýlma bir santimetre kutrunda bir sikke:, bunun bir yüzünde ürüyen kanatlý bir arslan, öteki yüzünde bir horoz kafasý vardýr. (Bu para þüphesiz Midilli ile Foça arasýnda müþtereken - hectes d'electron - un basýlmasý hususundaki bir anlaþma üzerine Ýsa'dan 400 sene önce zarp edilmiþtir). Bundan baþka Hellenistik devire ait bir seri paralar:, Güzel bir bronz sikke ki bir tarafýnda Maximin I in büstü, öteki yüzünde kabarmýþ bir gemi yelkenini tutan bir Isis Pharia timsali. Constantin ve ahlâfýna ait bir seri sikke.

    Nihayet Foçalý kitabelerde yazýlý yazýlarýn bir listesini veriyorum :

1- Ýmparator Hadrien'in üç satýrlýk bir mersiyesi.
2- Kurtarýcý ve kurucu olarak vasýflandýrýlan ayný Ýmparatorun þan ve þerefini ilâ eden beþ satýrlýk bir ithaf,
3- Ýki Foçalýnýn annelerine ithaf ettikleri dört satýrlýk bir mersiyeleri,
4- Asklepios'a nezir edilmiþ dört satýrlýk bir takdis,
5- Foça halký namýna Ýmparator Marc-Aurél’e ithaf edilmiþ onbeþ satýrlýk bir takdis,
6- Okunamayacak kadar silik olan bir yazý ile bîr Ýmparatora arz edilen takdis,
7- Ýsa'dan sonra ikinci asýrda Foça'nýn bir sofisti olan Flavios-Hermokratés'e ithaf edilmiþ uzun bir yazý. Bu yazý çok silik olduðu için okunamamýþtýr. Philostrate' sofistlerin hayatý adlý eserinde bu zata çok alâka çekici iki sayfa tahsis etmiþtir.
8- Panhaghia Bournou'nda inþa edilen Bizans kilisesine ithaf edilen bir hýrýstiyan yazý,
9- Panaia Burnu'nda Foçalý iki kardeþin neziri,
10- Daha yukarda bahis konusu ettiðim ondokuz satýrlýk büyük yazý. Bu yazý Panaia burnundaki sondajým neticesinde meydana çýkmýþtýr. Bu yazýda Gaios Phlaouios Ioulios Doumisianos adýnda, birisine Senato ve halk tarafýndan yapýlan bir ithafta, bu adamýn iki kere "agonothéte,, vazifesile vazifelendirildiði ve Marsilya þehiri tarafýndan kendisine bazý haklar, þerefler ve imtiyazlar bahþedilmiþ olduðu bildirilir.

Foça Civarý :— Ýkametimden istifade ederek Foça civarýnda bir kaç araþtýrma yaptým.

    Panaia Burnunda bulduklarýmdan evvelce bahsetmiþtim. Oralarda bulduðum bazý Bizans bakayasýnýn fotoðrafilerini Akademiye sunuyorum.

    Foça’nýn 20 kilometre þarkýnda, trachyte taþýndan ve çalýlýklardan ibaret bir tepenin eteðinde Iþýk köy Ichik Kieui - en grec 'Sikieui adlý zavallý bir Türk köyü vardýr. Buradaki mezaristanda çok eski bakiyeler elde ettim. Bu mevkilerin birinde, bir veya bir kaç kiþiye ba-imtiyaz tahsis edilen lâhitte mermerden yapýlma büyük Bizans kiriþlerine (linteaux) rast geldim. Bunlar gül çelenkleri ve taçlarla süslü idi. Bunlarýn üzerindeki kitabeler ancak mezardan bütün bloklar çýkarýldýðý zaman okunabilecektir. Bunun yanýnda üç büyük kemer ve bir dizi sütun dinelmektedir. Bunlar evvelce eski bir binaya ait idiler. Bunlar Bizans devrinde kullanýlmýþ, ve bugün ise Cami olarak kullanýlmaktadýr. Iþýk köydeki köylülerin ellerinde bazý el yazýlan bulunduðu iddia ediliyorsa da bunlarýn hiç birini elde etmeðe muvaffak olamadým ve binaenaleyh bu iddianýn doðruluk derecesini tayin edemedim.

    Asýl Foça’nýn 12 kilometre þimalinde ve zeytinliklerle örtülü bir vadinin nihayetinde ve derince bir koy'un kenarýnda kâin olan Yeni Foça’da eski zamandan kalma hemen hemen hiç bir iz yoktur: Orada kurucu ve kurtarýcý Hadrien'e ithaf edilmiþ bir küçük kaide altý buldum. Bu parça muhakkak ki ya Kyme'den veya Eski Foça'dan getirilmiþtir. Bu mevkidedir ki meþhur -horoz- kabartmasý bulunmuþtur. Bu kabartmanýn bir kopyesi el'an Marsilya müzesindedir. Bu kabartma halen Ýzmir'in Evangelique mektebinde bulunmaktadýr. Bu kabartma 0.77 ve 0.55 M. ebadýnda bir mermer levhadýr. Kabartmanýn kabarýklýðý azamî 0.02 M. dir. Horoz muzafferane bir tavýrla ayakta durmaktadýr. Horozun yanýnda bir kordelâ, rüzgârda uçar gibi uzanmakta, ve bir de defne dalý görünmektedir. Bu horozun Papadopoulos Kerameus'ün 1879 da basýlan kitabýnda çirkin bir resmi vardýr. Birinci defa olarak bu kabartmanýn Evangeliki mektebinin müzesinde alýnmýþ bir fotoðrafisini basýyorum. Yeni Foça’yý ziyaretim sýrasýnda bu kabartmanýn nereden geldiðini iyice tetkik edebildim. 1870 de Ýzmir'in Evangelik mektebi bir müze tesisine karar verdiði zaman, alâka çekici bakiyeler bulabilmek için vilâyetin muhtelif þehir ve kýsýmlarýna müraacaat etmiþ. Bu kabartma Yeni Foça’da Argyri Bouyoglos adlý birisinin evinin duvarýna iþlenmiþ bulunuyormuþ. 1872 Birinci Kânununun 12 ci günü, Yeni Foça’nýn bir sakini olan Chroni Vassalos bu kabartmayý oradan aldýrýp Ýzmir'e göndermiþ. Ben bu zat ile konuþtum. Bu kabartmanýn mektebe, Yeni Foça’dan geldiði tahakkuk ediyor. Fakat onun ilk menþe'i meçhul kalýyor. 13 üncü asýrda kurulan Yeni Foça’nýn bu tarihten önce hiç bir ehemmiyeti haiz olmadýðý anlaþýlýyor. Eski Kyme'nin Yeni Foça’ya yakýnlýðý ve bir de Yeni ile Eski Foça arasýnda deniz yolu ile gidiþ-geliþin kolaylýðý itibar nazarýna alýnacak olursa çok ehemmiyetli olan bu parçanýn bu iki þehirin birinden geldiði kabul edilebilir. Fakat hangisinden geldiði tayin edilemez.

    Son olarak Foça kýyýsýnýn karþýsýndaki adalarý ziyaretimden bahsedeceðim. Karteria (constance), Hairsiz - Hayýrsýz (belki de eskilerin Alopéké dedikleri ada), Drépani (belki de eskilerin Megale dedikleri ada), Oðlak (belki de eskilerin Elaeussa adasý). Bu adalar üzerlerinde yapýlacak arkeolojik araþtýrmalarýn hiç bir netice veremeyeceði kaya parçalarýndan ibarettir. Ne var ki bunlar jeolojik bakýmdan önemli yerlerdir. Foça limanýnýn aðzýna hâkim olan küçük St. Georges adasý eski Baccheion adasýdýr. [-Pline'in Bacchina dediði ada- Bütün bu adalar Pline'in Peristerides takým adalarý dediði bir grup teþkil ediyordu. Bugün Pita ve Kolorositi denilen kayalýk adalar belki de eskilerin Pystira ve Crommyonesos adalarý idi.] Buranýn mabetlerinden ve bekçilerinden Tite - Live bahseder. Ben bu adanýn üzerinde, bir çeyrek asýr önce tahrip edilmiþ bir kilise temellerinden baþka geçmiþin bir eserine rast gelmedim. Burada bir bakiyenin bulunmasý muhtemel deðildir. Çünkü toprak tabakasý kayalarýn üzerini örtemeyecek kadar incedir.

    Netice; -

    Beþ haftalýk araþtýrmalarla elde ettiðim bu neticeler -ki bu zamanýn mühim bir kýsmýný topoðrafik incelemelere hasretmiþtim- pek cesaret vericidir ve Eski Foça mevkii üzerinde yapýlacak uzun ve metodik çalýþmalarý icap ettirecek mahiyettedir.

    Bana kalýrsa burada yapýlacak çalýþmalar daha geniþ ve derin bir tetkik ve lâyýkile bir kazý mahiyetim almalýdýr.

    Ben dört mevki tesbit ettim: (Loutros, þehirin çevresindeki eski kapý, Bakathanasi Myli yamaçlarý, bir tarlaya ve Türk mezarlýðýna mücavir kaldýrým döþemeleri ) Bunlar yapýlacak kazýlarýn baþlangýç noktalarýný teþkil ederler. Bu noktalarda yapýlacak kazýlarda muvaffakiyet þimdiden saðlanmýþ demektir. Bundan baþka toprak üzerinde mebzulen bakaya taþýyan yerlerin de tetkikine devam etmek elzemdir. Kazý baþlangýcý olacak yeni noktalar bulmak üzere bu yerler hakkýnda hakikî malûmat toplamýþ bulunuyorum. Metodik araþtýrmalar mutlaka yeni kazý baþlangýcý noktalarýnýn keþfine yarayacaktýr. Panhaghia Burnunda derin hafriyat yapmak gerektir.

    Yaptýðým topoðrafik haritanýn da ikmali gerektir. Bu yoldaki çalýþmalar bütün Foça yarým-adasýna teþmil edilmelidir. Fevkalâde alâka çekici bir mahiyet taþýyan bu havalide, misyon, Delos'ta yapýldýðý gibi jeolojik araþtýrmalar da aslî iþlerine bir lahika olarak icra etmelidir.

    Çalýþmalarýmda aldýðým neticelerin tamamen ve tafsilen izahý hemen "Fennî Misyon Arþivi,, nde basýlacaktýr. 1/5000 mikyaslý harita halen tab' olunmaktadýr.

Ocak - 1914


Türkçesi : Cevat Þakir Kabaaðaçlý

Kaynak : EGE TURÝZM CEMÝYETÝ YAYINLARI : 6, ÝZMÝR, 1952

"Felix Sartiaux'nun Fransýzca olarak yazýlmýþ raporunun bir suretini - ki bu rapor bastýrýlmadýðý için mahdut nüshalarýný elde etmek zordur - Foça'nýn eski Belediye reisi Bay Tahir Müstecaplýoðlu cemiyetimize verdi. Bu rapor arkadaþýmýz Cevat Þakir Kabaaðaçlý (Halikarnas Balýkçýsý) tarafýndan tercüme edildi. Foça’ya ait manzara resimlerini de yeni Belediye Reisi Bay Hüseyin Limnili'den temin ettik. Kendilerine teþekkür ederiz."

Ege Turizm Cemiyeti Baþkaný
Suad YURDKORU
Ýzmir : Mart - 1952



Felix Sartiaux




9 Mart 2005 Çarþamba / 7908 okunma