Mehmet Ali Tan ve “Çýn Çýnn”

Mehmet Ali Tan ve “Çın Çınn”

Mehmet Ali Tan ve “Çın Çınn”
Edebiyatýmýzda içkinin, özellikle de rakýnýn yeri baþkadýr. Aslýnda baþka olan, raký sofrasýnda dostlarla yapýlan söyleþinin tadýdýr. Aydýn Boysan’ýn ifadesiyle, raký sofrasý saygýn bir cemiyettir. Burada yapýlan söyleþi, karþýlýklý konuþmalara dayanýr. Fikir alýp verilir, hem eðlenceli hem de duygusaldýr. Kiþisel ve toplumsal sorunlara deðinildiði de olur. Mehmet Ali Tan’ýn þiir kitabý ÇIN ÇINN, kapak görseli ve içeriðiyle tam da bu havayý yansýtýyor. Klaros Yayýnevi’nden çýkan kitabýn kapak tasarýmý Daðsu Sönmez’a ait olup, 97 þiirden oluþuyor.
Kitaptaki þiirlerden söz etmeden önce Mehmet Ali Tan’ýn kýsa özgeçmiþine deðinmek istiyorum.

Mehmet Ali Tan, 1960 Isparta doðumlu. 1982’de Ankara Gazi Yüksek Öðretmen Okulu’nu bitirdi. Bir süre Ceyhan’da öðretmenlik yaptý. Daha sonra dil eðitimi için yurt dýþýna gitti. Kamuda ve özel sektörde çalýþtý. Çeþitli ülkelerde görev aldý. Yaþam Sanat, Kasabadan Esinti, Tmolos, Artemis, Þehir, Deliler Teknesi, Sin Edebiyat, Kanca, Üvercinka, Zil, gibi dergilerde þiir ve öyküleri yayýmlandý. Halen Ankara’da yaþýyor.

Ýzlediðim bir filmde, "Rakýya su katma, harama helal katmýþ olursun" þeklinde bir söz vardý. Ýster istemez aklýma ÇIN ÇINN geldi. Kendine özgü ve sýra dýþý olan ÇIN ÇINN, Tan’ýn ilk kitabý. Ona artýk ona hiç kimse, “kitapsýz” diyemeyecek! Tabii bu bir þaka... Þaka olmayan, Tan’ýn kitabýndaki arka kapak þiiri:

Softanýn dedikleri yalandýr
Bil ki hep boþtur
Raký dosttur
Ýçmesini bilirsen hoþtur
Hadi pay et þiþeyi!
Durma!
Ýnsan ki bilmeyen:
“Dost nedir?”
Puþt oðlu puþttur

Tan, insan merkezli þiirlerinde rakýnýn ve rakýlý sofralarýn edebiyatýný yapmýþ. Ýroniler ve sürprizli dil, hayatýn içinden geliyor. Tema, aðýrlýklý olarak içinde her þeyin olduðu hayat. Bol gönderme ve mizahýn esintisi var. Bu kapsamda, Orhan Veli’yi ve Neyzen Tevfik’i anýmsadým. Þiirlerin çoðu kýsa ama derinliði ve hayatý yansýtmasý baþarýlý. Bir örnek vermem gerekirse, “Heyhat” diyebilirim:

HEYHAT
Hey gidi günlerle geçiyor ömrüm
Dönsen dönülmez

Tan’ýn bazý þiirlerinde dipnotlara rastlýyoruz. Þiirin bir parçasý olan dipnotlar, þiire katký yapýyor. Rakýnýn edebiyatýna yabancý olan okurlar, böylece aydýnlatýlmýþ oluyor. Bu arada Tan’ýn, Türkçenin eski hallerine olan ilgisi de gözden kaçmýyor.

Mehmet Ali Tan, ÇIN ÇINN ve þiir anlayýþý hakkýnda þunlarý söylüyor:

“Ýþreti ve muhabbeti severim. Meyhaneler, bu coðrafyada yaþayan uygarlýklarýn ortak kültürel mirasýdýr. Bu kültürel zenginlik þüphesiz, þiirimize, edebiyatýmýza da sirayet etmiþtir. Raký meclisinde asýl amaç, gönülleri birleþtirmek, muhabbetin kapýsýný aralamaktýr. ÇIN ÇINN’a böyle bakýlmalý. Ýçkiye övgü deðil, tadýnda içki kültürü ve incelikli saptamalar, doyumsuz sohbetlere kapý açmadýr. Þiire gelince... Þiir hayaldir, yarý karanlýkta yazýlýr biter. Anlamaya çalýþmayýn, bu imkânsýz. Þairin ruh halini bilemezsiniz. Önemli olan, þairin ne dediði deðil, sizin ne dediðiniz. Ne buldunuz, sizden ne var içinde?”

ÇIN ÇINN’ý okuyan þair ve yazarlarýn görüþlerine gelince...

A. Kadir Paksoy (Þair-Yazar): "Hayat eve sýðar" dediler. Yaþadýk gördük: Yalan. Ama Mehmet Ali Tan’ýn kitabýný okuyunca gördüm: Vallahi de billahi de raký kadehine sýðdýrmýþ.

Ahmet Günbaþ (Þair-Yazar): Kitaptaki þiirler, kadeh çýnlamalarýnýn çaðrýþýmýyla ilintili. Ýçki kültürünü harmanlayarak yapýsýnda yeni göndermeler barýndýran ironik þiirler okuyoruz.

Bülent Güldal (Þair-Yazar): Biraz Neyzen, biraz Hayyam, çokça Mehmet Ali Tan okudum. Taþý gediðine oturtuyor þair. Kendinden yola çýkýp, gönlüne gözüne iliþenin yýpratýcýlýðýný güzel hicvediyor.

Celal Çalýk (Þair): Narin, nazik ve nahif bir ses/anlam tonuyla yanýndan geçenleri sofraya davet eden bir kitap. Okurken gülümsüyordum, kitap bitti yine gülümsedim.

Erdinç Utku (Yazar): Hece Nöbetçisi Mehmet Ali Tan rakýyý þiirle, þiiri rakýyla -buz katmadan- buluþturmuþ kitabýnda. “Edebiyatýmýzda rakýnýn yeri” konusunda, tadýmlýk ama doyurucu bilgiler veriyor.

Gültekin Emre (Þair-Yazar): Kýsa ve esprili dizelerde düþünceler yuvalanmýþ. Yaþamýn “an”larý ne kadar da önemlidir, unutulmazdýr, nefes aldýrýr. Ýþte o anlara güç katýyor bu kitap.

Haydar Eroðlu (Þair): Can Yücel, Salâh Birsel, Metin Eloðlu, Celal Vardar gibi þairlerin hayata veda etmesiyle, bu alanda oluþan boþluðu doldurmaya aday þiirlerden oluþuyor.

Hatice Nayýr (Þair-Yazar): Yalýn, anlaþýlýr ve az sözcükle çok þey anlatýyor þiirleri. Akýcý bir dili var. Kimi zaman gülümseyerek, kimi zaman hüzünle okuyorsunuz.

Sacettin Ýnce (Yazar): Yazýlmýþ en güzel raký þiir kitabýný okudum.

ÇIN ÇINN’ý okuduktan sonra, edebiyatýmýzýn en iyi raký içen þairlerini düþündüm. Gittiði meyhanelerin müþterisi artan Cemal Süreya, raký þiþesinde balýk olmak isteyen Orhan Veli, meyhanesi evi gibi olan Özdemir Asaf ve “Ýçim raký dýþým su” diyen Can Yücel... Elbette örnekleri çoðaltmak mümkün. Konumuz Mehmet Ali Tan ve ÇIN ÇINN olduðu için kýsa kesiyorum. Ancak þunu biliyorum ki ÇIN ÇINN’ý okuyanlar, ister istemez Mehmet Ali Tan’ý anýlan gruba dahil etmek isteyecekler.

Yýlmaz Özdil, “Raký ciddi iþtir, sahteciliði kaldýrmaz" demiþ. ÇIN ÇINN kuþkusuz, Tan’ýn iþini ciddiye aldýðýný gösteriyor. Durum böyle olunca, edebiyatýmýza, raký üzerine yazýlmýþ yeni þiirler kazandýracaðýný umuyoruz.

5 Mart 2022 Cumartesi / 1372 okunma

Son Duyurular / Haberler