KABAKLAR ÇÝÇEK AÇTIÐI ZAMAN GEL / Tülin DURSUN
Tülin DURSUN

Tülin DURSUN

KABAKLAR ÇÝÇEK AÇTIÐI ZAMAN GEL



Delikanlý, annesinin yaptýðý kabak çiçeði dolmasýnýn kokusunu duydu yine.

Turistler gelmeye baþlamýþtý adaya. Delikanlýlýða baþladýðýndan beri iyice deliþmenleþmiþti. Ýçindeki kýpýrtýlara dur demek olmuyordu bir türlü.

Girne' de Ozan köyde oturuyorlardý. Yakýndý çalýþtýðý otel. Beþ dakika sürmezdi evden. Sabah erken kalkmayý sevmiyordu. Anasýna da bakmak onun göreviydi.

Alman kýzla otel havuzunda karþýlaþtýlar ilk kez. Kýz delikanlýya baktý. Delikanlý kýza baktý. Bembeyaz diþleriyle gülümsedi kýza. Kýz ;

" Guten morgen!." Dedi.

" Good morning!." Diye yanýtladý

Kýz delikanlýnýn sorularýna Almanca yanýt verdi. Delikanlý Ýngilizce sordu.

On gün kalacaktý kýz adada. Her tarafý görmek istiyordu.

" Ufacýk adanýn her tarafý bir günde biter." Diye düþündü delikanlý. Akþamlarý da diskotek görmek istediðini söyledi delikanlýya.

Otel saatleri dýþýnda, delikanlý kýza epey yer gösterdi. Akþamlarý da diskotekleri dolaþtýlar.

Anasý turist kýzlardan uzak durmasýný söylemiþti. Bedeni, gençliði buna karþý çýkýyordu. Zaten kýz da istiyordu onu. Kýzýn melodileri çaðrýþtýran vücudu ne kadar da davetçiydi?.

Ýlk defa anasýyla tanýþtýrdý bir kýzý. Turist kýzý alýp, eve götürdü. Anasý kabak çiçeði dolmasý yapmýþtý bol dere otlu. Turist Alman kýz bayýldý bu yemeðe.

Vedalarýndaki burukluðun tadý yýllarca sürdü her ikisinde de.

Aradan geçen on yýlda delikanlý askerliðini de yaptý, evliliðini de.

Her kabak çiçeði dolmasýnda kýzý anýmsadý. Kýz her baharda, Almanya'nýn o soðuk havasýnda delikanlýyý anýmsadý.

Delikanlýnýn çocuklarý büyümüþtü. Ýki kýzý vardý; esmer güzeli iki kýz. O artýk delikanlý deðildi. Babaydý.

Yine iþine erken gitmek için kalktý. Anasý da , karýsý da erken kalkmýþlardý. Kabak çiçeði dolmasýnýn, dere otu kokusunu aldý.

Otelin havuzunun yanýnda dokuz yaþlarýnda, esmerle buðday ten arasý bir erkek çocuðu aðlýyordu. Delikanlý baba yaklaþtý oðlana;

" Neden aðlýyorsun?."

" Annem top oynamama izin vermiyor!"

Çocuðun yarým Türkçe' sinden önce bir þey anlamadý. Sonra;

"Akþam üzeri benim yanýma gel beraber oynarýz." Dedi çocuða. Sevinerek uzaklaþtý çocuk. Annesine uzaktan adamý eliyle iþaret ederek gösterdi. Kadýn adama bakýp, gülümsedi.

Akþam üzeri adam çocukla top oynadý. Nereden geldiðini sordu çocuða.

" Almanya." Dedi çocuk.

" Annenle baban da buradalar mý?."

" Annemle ikimiz geldik."

" Babalarýn hep iþi çýkar deðil mi?." Dedi adam.

" Ihh."

" Neden ýhh bakalým?."

" Benim baba zaten burada ." Dedi çocuk.

" O zaman sizde burada kalýn."

" Olmaz!."

" Çocuklar babalarýnýn yanýnda olur ama!."

" Ben babayý tanýmýyor daha !."

Annesi yarým saat sonra buldu oðlunu. Adamý gördü. Adam da kadýný gördü. Önce bakýþtýlar. Tanýdýlar birbirlerini. Kucaklaþtýlar. Kadýn adamýn alyansýný gördü. Adam alyansýný saklamaya çalýþtý. Dertleþtiler uzunca, ayak üstü.

" Bizim evde annem kabak çiçeði dolmasý yaptý. Bu akþam gelsenize. Oðlunda benim kýzlarla oynar."

" Biz yarýn sabah döneceðiz Haluk Avni, toparlanmamýz gerek!. Aufwidersein!."

" Good Bye!." Dedi adam.

Kadýnýn oðluna seslendiðini duydu.

" Haluk Avni, akþam erken yatacaksýn. Üzgünüm daha babaný bulamadým!."

Adam anasýnýn piþirdiði kabak çiçeði dolmasýnýn kokusunu duyumsadý.Gözyaþlarýný akýtarak içine kýzlarýný kucakladý.

" Her baharda, kabaklar çiçek açýnca gel oðlum!." Dedi içinden.


Tülin DURSUN




11 Ekim 2008 Cumartesi / 2425 okunma



"Tülin DURSUN" bütün yazýlarý için týklayýn...