Zamana Sarýlý Tanýklýklar / Erol ÇINAR
Erol ÇINAR

Erol ÇINAR

Zamana Sarýlý Tanýklýklar



Anýlar yerinde duramaz, bir oradadýrlar, bir burada!. Ýnsanlarýn vazgeçilmezleridir onlar. Nerde, ne zaman, nasýl karþýmýza çýkacaklarý belli olmaz. Bakarsýn sohbet sýrasýnda belirip, bir imgeden, farklý bir simgeden esinlenerek belleðin girdaplarýndan fýrlarlar, bazen de solmuþ bir fotoðraf karesinden seslenirler.

Ýnsan yalnýzlýðýn girdabýna yakalandý mý, çoðunlukla anýlara sýðýnýyor. En çokta somut belgelere, çoðunlukla da fotoðraflara. Zamaný yakalamak, içinde bulunduðu an’ý sürekli kýlmak. Fotoðrafýn amacý bu deðil midir?. Üç boyutlu yaþamý, iki boyuta indirgemek ve bunu dört referans noktasýna sýðdýrmak. Deklanþöre basýldýðý anda içinde bulunduðumuz an kalýcý kýlýnmýþ, bir kaðýt karesine hapsedilmiþizdir. Bu anlamda, her fotoðraf bir zaman diliminin göstergesidir. Fotoðraf an parçacýðýný gösterirken kendisinin gösterdiði zaman diliminin dýþýnda baþka bir zaman dilimini de yansýtýr. Oysa dünya o tek bir anýn ötesinde dönmesine devam eder. Yaþam olaðanca hýzýyla sürer. Devinim her þeyin üstündedir. Belleklerdeki, belgelerdeki yüzler deðiþe deðiþe hep yaný baþýmýzdadýr.

Fotoðraf albümlerine bakýyorum. Anlamlý ve derinlikli görüntüler yumaðý karþýmda þimdi. Her biri içinde farklý farklý öyküleri barýndýrýyor. Bu görüntüler beni duygusal ortama çekerken, görsel bir dünyanýn esiri de yapýyor. Görünen gerçekle kendi gerçekliðim buluþuyor. Tarihsel yolculuðum böylece baþlýyor.

Elimde soluk bir fotoðraf. Yaþadýðým, yitip gitmiþ bir zaman parçasýna bakýyorum þimdi. Tarihin geçmiþteki duraðan haliyle yani ölü yüzüyle karþý karþýya geliyorum. Hangi yýllardaydýk?. Ay hangi ay, gün hangi gündü?. Objektife gözlerimizi kýsarak baktýðýmýza göre güneþli bir gündü. Yaz olmalý. Belki günlerden Cuma. Kalkýp yanýma geldi o çocuk, Ýltekin Ýlkokulunun bahçesinden. Saf, temiz yüz ifadesiyle. Gelecekten habersiz, umut dolu. Tanýmadýðým biri vardý karþýmda. Bütün bütüne yabancý deðildi bana. Çok uzaklarda kalan bir dostu, bir arkadaþý hatýrlatýyor bu yüz. Yoksa bu ben miyim?. Yanýmdakiler uzun yýllardýr görüþemediðim dostlarým mý. Birazdan zil çalacak, o çocuk derse girecek, öðretmenini can kulaðýyla dinleyecek.

Bir baþka fotoðrafa gözüm takýlýyor. Fotoðraf sanatçýsý arkadaþýmýn atölyesindeyiz. Kareli bir gömlek var üzerimde. Otuzlu yaþlar mý, belki de. Kim bilir nereden geliyordum?. Sinemadan mý çýktým?, Bir arkadaþ buluþmasýndan mý?. Ýçeri girdiðimde arkadaþým dönemin popüler bir sanatçýsýnýn fotoðraflarýný çekiyordu. Kendimi atölyenin ortasýnda, kameranýn karþýsýnda buluyorum. Hadi senle bir fotoðraf çektirelim diyor, sanatçý. Ben apayrý bir havadayým, sanatçý ise büsbütün baþka!. Bir þiir mi düþünüyorum?, bir sevgili özlemi mi?. O an bir daha hiç yakalanmayacak, bugünden ne desem yalan.

Yaþam bir fotoðraf karesinden çýkýp, üzerime çöküyor. Bir kýþ günüydü sanýrým. Hep birlikteyiz. Aile fotoðrafýmýz. Annem, babam, ben ve kardeþim. Siyah beyaz bir çalýþma bu. Dikkatimi fotoðraftaki huzur havasý çekiyor. Ben objektifin içine bakmýþým, herhalde fotoðrafçýnýn söyledikleri iþe yaramýþ. Gülün ve objektife bakýn!. ifadesi. Çocukluðumdan kopuk bir zaman parçasý. Fotoðraflarda yaþayacak. Kendim, kendim sandýðým o papyonlu çocuða bir yabancýya bakar gibiyim. Þimdi hiçbiri yok. Belki o çocuk bile.
Yasemin ile beraberiz, bir renkli fotoðraf karesinde. Rauf Tulgar daha doðmamýþ. Kaz daðlarýnda, köy silüeti ardýnda gözüken denize bakýyoruz. Birbirine aþýk iki insanýn heyecaný, sevgisi yansýmýþ yüzlerimize. Elele, dizdize, birbirimize sokulmuþuz. Heyecanlý ve mutlu. Hani insanýn yanýndayken bile sevgilisini özler ya ayný duygular içindeyiz.
Ýlk gençlik günlerinden baþka bir fotoðrafa bakýyorum þimdi. Aylardan Temmuz. Dönemin Cumhurbaþkaný bizi öðlen yemeðine çaðýrmýþ. Bir siyasi partinin gençlik kollarý yönetim kurulu olarak yemekte tam kadro hazýrýz. Heyecanla, tutkuyla ordayýz. Katýlýmcýlarýn çoðu üniversite de öðrenci, benim gibi birkaç kiþide iþ hayatýndan. Kimi mühendis, kimi avukat. Sonra ne oldu?. Herkes kendi yazgýsýna gitti. Düþler çoktan parçalandý. Yaþam aldý götürdü onlarý bir yerlere. Elimde yalnýzca fotoðraflar kaldý. Nerede o idealleri olan insanlar?. Siyaset tutkularýný her þeyin önüne koyan gençler?. Neredeler þimdi?. Yaþýyorlar belki ama anýlarýmýzdaki gibi mi?. Öyle birileri var mý?. Kendilerine sorsak bilirler mi?. Birçok arkadaþým vardý. Þimdi yoklar!. Adlar, yüzler, bakýþlar, bir bir geçiyor belleðimden. Fotoðraflar kaldý, zamanlar geçti. O fotoðraf karesindeki arkadaþlarýmýn hepsi hayatta, yaþýyorlar. Yaþýyor demek yetmez. Ýstedikleri gibi mi yaþadýlar?. Fotoðraflarýndaki özlemlerini gerçekleþtirerek mi?. Bazen arada bir karþýlaþýyoruz. Konuþacak konumuz yok. Yitirdiðimiz o sýcak günleri anmak bile yok. Onlarla yaþadýðýmýz bir zaman var mýydý?. Fotoðraflar istediði kadar konuþsun boþ.

Tek düze gitmez yaþam. Farklý serüvenler yaþanýr ve biter. Ýnsanlar sloganlaþan yaþamýn izlerinde, aþklar, ýstýraplar, sevinçler, mutluluklar, yoksunluklar yaþayarak gizlenir, kaybolur, silikleþir. Gün geçer, yýllar uçar gider. Hepsi, yaþamadan, yaþadýðýmý duymadan, duyumsamadan olur, biter. Yaþadýðýmýn farkýnda olmadan neler yaþadým, neler yaptým?. Çevremi, kendimi nasýl, hangi kiþilikle tanýttým?. Beni bilenler hakkýmda neler düþündüler?. Nasýl bir izlenim býraktým onlarýn üzerinde. Ayný yerde kalmazdým zaten kalmadým da. Dün bugüne geldiðinde bir baþkadýr. Yüz deðiþir, söz deðiþir, bakýþ deðiþir. Zaman hýzla akar. Ben artýk baþka biriyim. Kiþi her yaþta deðiþiyor, baþkalarý da deðiþiyor.

Bir rüya, bir düþ, bir kendimizi anlatmanýn yolu mudur anýlara dalmak?. Ýnanalým mý anýlara?. Yaþandý ve bitti mi?. Peki ya belgeler, fotoðraflar, mektuplar, þiirler. Onlarýn tanýklýklarý. Yalancý tanýk mý bunlar?. Fotoðraflar yalancý!. Zamaný dondursalar da mektuplarý da yýrtmalý. En baþta anýlarý!. Hepsi aldatýcý, hepsi yalan. Gerçek olan þu an, þu sen, bu ben.


Erol ÇINAR

erol.cinar@doruk.net.tr



17 Kasým 2008 Pazartesi / 2082 okunma



"Erol ÇINAR" bütün yazýlarý için týklayýn...