JEM BEYÝN ÞAÞKOLOZ TELEKOM’U / Nilgün ÖZARAR
Nilgün ÖZARAR

Nilgün ÖZARAR

JEM BEYÝN ÞAÞKOLOZ TELEKOM’U



KENDÝMÝ TAKDÝMÝMDÝR

Herkese merhaba,

Foça’ya geleli ve yerleþeli neredeyse bir ay gibi kýsa bir zaman oldu.

Çarþý içinde Oscar otelin altýnda OSCAR JAZZ CLUB adýnda bir barýmýz var.

Ankara’da doðdum, Ankara Edebiyat Fakültesini maalesef rahmetli babamýn aklýmý çelerek beni T.H.Y sokmasýyla terk edip, uzun yýllar THY de emekçilik yaptým.

Aslýnda fena da olmadý hani, dünyayý dolaþtým durdum, yanlýþ anlaþýlmasýn hostes olacak kadar yürekli ve becerikli deðildim, yerde süründüm durdum, þimdi emekli oldum, iki kýz çocuðum var.

Vee.. bir kaynanayým ayný zamanda.

Tam bir Ýstanbul aþýðýyým, yýllarca onunla cebelleþip durdum, sonunda pes ettim ve sonsuza kadar ona olan aþkýmý içime gömüp Bodruma yerleþtim.

Geçmiþ yýllarda Bodrum’da yaþarken yerel bir gazete olan, YARIMADA’da ayný adlý bir köþem vardý. Bugün yine ayný gazetede ve nette turkhaberler.com’da yazýlarým hala yayýnlanýyor. Radyolarýn pýtrak gibi açýldýðý bir dönemdi, uzun bir süre çeþitli radyolarda da aktüel programlar hazýrlayýp sunuculuk da yaptým. Modayla da ilgilendim, buraya gelmeden önce Kazdaðlarý’nýn eteklerinde güzel mi güzel bir yer olan Küçükkuyu’da yaþarken, bir seri yerel kumaþlar olan pazen ve tülbentten oluþan kreasyonlar hazýrlayýp defileler bile yaptým.

Bu yazým merakýma gelince, uzun zamandan beri öyküler yazýyorum, beþ öyküm bir yerlerde “Haldun Taner ve Yunus Nadi” gibi bir yerlerde yarýþtý durdu ama týk çýkmadý, bir romaným var yolda, bitireceðim inþallah, seviyorum yazmayý, ortalýðý boþ buldum mu yazarým ben.

Herkesin kendini bir ifade etme biçimi vardýr, benimki de yazmak iþte.

Efendim, yukarýda okudunuz gibi þu kýsa ömrüme çok þeyi sýkýþtýrmayý baþarmýþ durumdayým ve burnumu her iþe soktum sayýlýr. FoçaFoça da yazmak ne güzel olacak diye düþünüyorum ve mutluyum.

Þimdiden bu sitede yazan tüm yazarlarý ve onlarý ziyaret eden tüm katýlýmcýlarý sevgiyle kucaklýyor, hepinize iyi okumalar diliyorum.


JEM BEYÝN ÞAÞKOLOZ TELEKOM’U

Sevgili okurlarým, ev taþýma daha doðrusu göç etme nedeniyle epeydir sizlerden uzak kaldým.
Kazdaðlarý’nýn eteklerindeki küçük sevimli bir kasaba olan KÜÇÜKKUYU’dan ayrýlmak benim için çok kolay olmadý, çünkü orasý hayatýmýn bir dönüm noktasýnýn baþladýðý yerdir. Çok güzel insanlar tanýdým, bir o kadar da beni hýrpalayan insanlarým oldu.
Ama benim gönlüm yine de orada kaldý, bir de açacaðý çiçeklerini göremeyeceðim, ellerimle ekip büyüttüðüm ve dut aðacýna sardýrdýðým MOR SALKIMLARIM…
Bu taþýnma hadisesinde doðal olarak telefonlarýmý ve ADSL yani internet hattýmý kapatmak ve yeni yerim olan Foça’da müracaat ederim diye düþündüm ve ev tutmak için gittiðimde, gördüðüm ilk Tekekom bayisine dalýp yeni adresime bir telefon istedim.
Sözleþmesini Küçükkuyu’da yaptýðým telefonumun kapatma iþlemi nedense orada yapýlmadý ve bana Çanakkale’ye gitmem gerektiði söylendi. Bütün Telekom numaralarýný açýp haykýrdým ama hiç fayda etmedi. Demek ki telefonum Van’da olsa oraya gidecektim, neyse yol yakýn! dedikse de 100 km ha…. Git gel 200 km, benzin parasýný boþ verelim! Zaman deseniz gani ya, tam bir günümü aldý!
Çanakkale Telekom Müdürlüðü:
Yolda sürekli kendime telkinde bulunarak sakin olacaðýma kibarlýðýmý bozmayacaðýma dair terapi yaptým. Nazik görevli bayanýn karþýsýnda oturuyorum, önüme uzatýlan formlarý doldurmaya baþladým yazdým çizdim.
Neden kapatýyorsunuz? Taþýnma!
Son kutu sorusu; öneri ve þikayetiniz?
Þimdi aþaðýda okuyacaðýnýz olaylar tamamen gerçektir hiçbir abartma ve ilave yapýlmamýþtýr dikkatinizi çekerim:
Nazik bayan forma þöyle bir göz atarak bana baktý ve
_ Neden kapatýyorsunuz nakil yapalým, hem daha kolay hem de bedava.
Sonra bir aþaðý kata inmemi, orada bilmem ne hanýmý bulmamý ve ona Foça’da yaptýðým müracaatý iptal ettirmemi ve nakil iþlemini baþlatmasýný söyledi. Söylenenleri aynen yaptým, hatta hanýmefendi Foça Telekom’u telefonla arayarak iþlemi tekrar etti.
Buraya kadar her þey mükemmel görünüyor ama nedense içimde bir duygu var ve þeytan bana “her þey karmakarýþýk olacak bak göreceksin” diyor bu hissimi karþýmdaki hanýmefendiye aktarýyorum o da bana “lütfen rahat olun bakýn her þey daha kolay olacak, üstelik bedava diyor…! “
Foça Telekom bayi:
Foça’ya Pazar gece saatlerinde ulaþýyoruz baygýnlýk derecesinde yorgunum, Sabah kalktýðýmda Foça’da mis gibi bir hava var güneþli pýrýl pýrýl bir sabah ve o da ne! Kapýmda Telekomun küçük kamyoneti duruyor, bana geldiklerini sanarak elimde kahve bakýyorum. Ýçinde kimse yok, yan komþum kapýdan çýkýp kamyonete binip gidiyor, arkasýndan bakakalýyorum.
Pazartesi sabahýndayým ve ilk iþ telefon için müracaat ettiðim Telekom bayiine gidiyorum ve anlatýyorum olanlarý.
Þirin sempatik görevli çýtýr kýz bana;
_Ama hanfendi siz bize müracaat yaptýnýz biz de size telefon baðladýk iþte numaranýz siz þimdi o nakil iþini iptal edin!
Ben akýlýmý kaçýrdýðýmdan haykýrmaya baþlýyorum doðal olarak …
_Siz þimdi benim Çanakkale’ye gitmemi mi istiyorsunuz ?
Gerisini anlatmýyorum bir sürü aðýz dalaþý bir sürü abukluktan sonra benim bu uðursuz telefonum için Telekom’la Telekom bayii papaz oluyor ve aralarýnda yaptýklarý telefon savaþýný sonuçlandýrarak ertesi gün nakil yapýlan telefonumu baðlamak için bana randevu veriyorlar.
Yaþasýn….!
Bitmedi…. ertesi gün, gün boyunca bekliyorum, gelen giden yok ama Telekom kamyoneti benim kapýmda duruyor inadýna inadýna….
Foça Türk Telekom:
Jem beyin Telekom’u öyle reklamlarda gördüðünüz cart curta karþýlýk silik ruhsuz bir binanýn ikinci katýnda sadece renkleri Telekom’un renklerinde olan bir banko ve dolaptan mevcut olan, insanýn deðil sekiz saat mesai yapacaðý iki saat orada kalsa ruh saðlýðýnýn bozulacaðý bir yer.
Bu þartlara inat iki cici kýz var bankonun arkasýnda ikisi de bu özensizliðe inat çok bakýmlýlar.
Sarýþýn olaný gözüme kestiriyorum ve bana verilen numaramý söyleyerek akýbetinin ne olduðunu sorduðumda, ince yüzüne çok yakýþan kýrmýzý ince çerçeveli gözlüðünü sinirli bir þekilde düzeltip telefona sarýlýyor. Bu çalýþma ortamýnda baþka türlü olmasý zaten mümkün deðil…!
Telefonda bir seri iki gün önce benim Telekom bayiinde yaþadýðým travmalarý aynen yaþýyor, suratýmda bir tebessüm seyrediyorum ve içimdeki þeytan tam yaný baþýmda sýrýtarak hatta kahkaha atarak “Ben sana demedim mi salak! Bütün her þey karmakarýþýk olacak..” diye dalgasýný geçiyor benimle.
Jem beyin kulaklarýný çýnlatýyor ve buradan sesleniyorum :
Ey TELEKOMcular,
Býrakýn bu TTNET ayaklarýný, sizler daha bir telefon naklini gerçekleþtiremiyorsunuz, özelleþtiniz, güzelleþeceðinize gerzekleþtiniz, hem zamanýmý hem paramý yediniz.


Nilgün ÖZARAR

nilgun.ozarar@gmail.com



19 Kasým 2008 Çarþamba / 2225 okunma



"Nilgün ÖZARAR" bütün yazýlarý için týklayýn...