Alo..Alo.. Diyorum,<br>Cebimizdeki Ve Tepemizdeki <br>Tehlikeden Haberiniz Var Mý? / Nilgün ÖZARAR
Nilgün ÖZARAR

Nilgün ÖZARAR

Alo..Alo.. Diyorum,
Cebimizdeki Ve Tepemizdeki
Tehlikeden Haberiniz Var Mý?




Hayatýmýzýn ayrýlmaz parçalarýndan biri olan cep telefonlarý ve onlarýn baz istasyonlarýnýn gelecekte baþýmýza açacaðý tehlikelerden haberiniz var mý?

Zaman zaman gazetelerde ve tv de flaþ flaþ haber olarak geçen ama sonradan unuttuðumuz bu cep telefonlarýnýn yaydýðý radyasyondan biraz rahatsýz oluyor ama hemen unutuyoruz. Kýsa süreli önerileri uyguluyoruz:
Üstümüzde taþýmamaya,yatarken baþ ucumuzda bulundurmamaya, çocuklardan uzak tutmaya vs vs gibi….
Ama asla ondan vazgeçemiyoruz ve o olmadan hayatýmýzýn nasýl olduðunu unutarak devam ediyoruz..
Oysa saðlýðýmýzý tehdit etmesinden öte onun yüzünden nelerimizi yitirdik hiç düþündünüz mü?
Birbirimize ulaþmak için telefon santraline telefon yazdýrýp saatlerce beklerken birbirimize neler söyleyeceðimizi düþünerek, düþleyerek geçirdiðimiz o romantik saatlerimizi ve duygularýmýzý kaybettik.
Kýsa msg denilen SMS yüzünden konuþma kabiliyetimizi ve cesaretimizi kaybettik.
Daha az kontör kullanmak için güzelim Türkçemizi kýsaltmak için abuk bir lisan geliþtirip dilimizi kaybettik.
Artýk her noktada her yerde her saniyede ulaþabilmek ve ulaþmak için özel hayatýmýzý ve mahremiyetimizi kaybettik.
Yalan söylemek doðru deðildir ama bazý beyaz yalanlar vardýr ki çok önemli bir konuda hayatidir, yalan söyleme yetimizi kaybettik.
Ödediðimiz kontör paralarý ve faturalar yüzünden paramýzý kaybettik.
Onun sadece bir haberleþme cihazý olduðunu unutarak, bir üst model dalgasýna kapýlýp, tüketim çýlgýnlýðýnda onu bir asalet, bir gösteriþ objesi gibi kullanarak onurumuzu kaybettik.
Bu listeyi daha uzatmak istemiyorum.
Bu GSM þirketleri þimdi el ele verdiler biliyorsunuz, kimin hattý kimin cebinde belli deðil ne kadar GSM o kadar baz istasyonu.
Esas siz þimdi bu BAZ (Beden Arýza Ýstasyonu) saðlýðýmýza yaptýklarýna bir bakýn.
Aþaðýdaki bilgiler, Balýkesir Barosu Çevre Komisyonu Dönem Sözcüsü Av Necdet Bayhan’ýn basýn açýklamasýndan alýnmýþtýr.

“Baz istasyonu: GSM iletiþimin kapsama alanýný geniþletmek için bina çatýlarýna kurulan genellikle kutu þeklinde birkaç m. Boyunda, 2 çubuk antenle bir çanak antenden oluþan ve mikrodalga yayan cihazlar.

Baz istasyonlarýnýn çevreye zararlarý:

Vücudumuzdaki manyetik alanlar doðal çevremizdeki yer kürenin manyetik alaný ile uyum içinde, Baz istasyonlarýnýn çevresinde elektromanyetik alan oluþmakta ve oluþan bu elektromanyetik alan insan vücudundaki ve doðal çevredeki elektromanyetik alandan fazla olmasý sebebiyle mevcut uyum bozuluyor, bu da elektromanyetik kirlilik adý verilen bir tür çevre kirliliðine neden oluyor. Bu kirlilik saðlýðýmýzý nasýl etkiliyor?

- Dokularýn ýsýnmasý(temel etki)
- Hücrelerin kimyasýnýn bozulmasý (kimyasal etki )

Bu iki etki:

Hücrelerin yapýsýný bozuyor, hücrelerin deforme oluþu, hücre zarlarýnýn birbirine yapýþmasý hücre zarlarýnda deliklerin açýlmasý sonucunu doðuruyor. Sonuç:
Baðýþýklýk sistemi zayýflar
Hücreler arasý aktivite bozulur,
Hormon salgýsýný etkiler,
Libido azalmasýna yol açar,

Embriyonlarda anormal geliþmelere neden olur (sonuç kanser).
Baz istasyonlarýnýn hücrelerde yarattýðý bu tahribat sonunda:
Bu elektro manyetik dalgalara maruz kalanlarda kýsa vadede;
Baþaðrýsý, baþ dönmesi, depresyon, sinirlilik, uykusuzluk, unutkanlýk gibi sonuçlar yarattýðý…

Orta ve uzun vadede;
Alzheimer, Parkinson, Multip Sklerezo gibi dejeneratif beyin hastalýklarý ve DNA bozulmalarýna yol açýyor.
Kanser yapýcý etkiler oluþuyor, dolayýsýyla lenf kanseri, erbezi tümürü, çocukluk kanseri gibi kanserlere de yol açýyor.
Mikrodalgalarýn cinsel yaþama etkileri ise: (dölün dölyataðýnda ölmesi, adet bozukluklarý, östrojen artýþý nedeniyle gebeliðin tehlikeye girmesi, düþüklerin artmasý), gibi etkileri tespit edilmiþ.
Yine bu elektro manyetik dalgalarýn göze, kana ve kulaða olan zararlarý da kanýtlanmýþ gerçeklerdir.”
.
GSM þirketlerinin sýrf daha çok kar ve para kazanmak amacýyla sanki bilimsel otorite imiþ gibi toplumu yanlýþ yönlendirdiði, Telekomünikasyon kurumunun da sanki tek otorite imiþ gibi davrandýðýný üniversitelerin ve akademik odalarýn devre dýþý býrakýldýðý ve halka kapalý kapýlar ardýnda onlarca baz istasyonu açýlma kararlarýnýn verildiðini görüyoruz.

Saðlýklý yaþam hakký Anayasamýzýn 17 ve 56. maddelerinde: “herkes saðlýklý bir çevrede yaþama hakkýna sahip olup, bu konuda hem devlet hem de bireylerin hak ve ödevleri vardýr” hükmüyle güvence altýna alýnmýþtýr.

GSM þirketlerinin vurdumduymaz, kar hýrsý ile açtýklarý bu baz istasyonlarýna karþý hepinizi duyarlý olmaya davet etmek istiyorum.

Hiçbirinizin cep telefonlarýna ve geliþmiþ teknolojiye karþý olmadýðýnýzý biliyorum.

Ancak insan saðlýðýnýn teknolojiden önemli olduðunu, bu nedenle GSM þirketlerinin karlarýndan fedakarlýk yaparak, bu kadar zararlarý olan baz istasyonlarýný yerleþim alanlarý dýþýnda kurmalarý gerekmiyor mu?”

Valilik ve kaymakamlýklar ile belediyelerin de bu konuda sorumluluklarý bulunuyor, biliyorsunuz GSM þirketlerinin müracaatlarý üzerine illerde ve kaymakamlýklarda oluþturulan kurullar bunlara izin veriyor.

Ama bu kurumlar yetkilerini halk saðlýðý için kullanmýyorlar, sadece teknik düzeyde bir karar veriyorlar.

Belediyelerin de yapabilecekleri þeyler var: Son olarak Altýnoluk'ta açýlacak bir baz istasyonu mahalle sakinlerinin tepkisini çekince ve bu direniþe dönüþünce baz istasyonunun kurulacaðý yapý Altýnoluk belediyesince mühürlendi. YAÞASIN!

Demek ki halk tepki verirse oluyor!....

Þimdi hepinizin çevrenize bir bakmanýzý istiyorum!

Alo.. alo.. diyorum, beni duyuyor musunuz?


Nilgün ÖZARAR

nilgun.ozarar@gmail.com



28 Kasým 2008 Cuma / 2093 okunma



"Nilgün ÖZARAR" bütün yazýlarý için týklayýn...