ISSN 1308-8483
HAVADAN KONUŞMALAR

  Yayın Tarihi: 31.1.2013    


HAVADAN KONUŞMALAR

Hava kaçak yaptı. Kıyamet kopuyor dışarıda. Yine de, bu gün itibariyle hayatım aralıksız devam ediyor. Biz gülmekten kopuyoruz içeride. Allah sonumuzu hayır etsin. Bu havaların bizi bozmasından korkuyorum. Çünkü insan olmanın dayanılmaz ağırlığı var üzerimde. Beyin fırtınası yaparak, havanın dengesini bozmayalım. Formumuzu, beyin jimnastiği ile koruyalım. Yediğimiz ekmekten tut, her şey zaten bozuk. Doğru zamanda, doğru teklifi yapanlar bile yamuk. Bütün ayılar birbirine benziyor. İnsan taklidi yapan insan var bu memlekette. Katkısız bir şey kalmadı. Baksana kar bile sulu yağıyor. Öncesinde ceviz büyüklüğünde dolu yağdı. Ceviz bol olur bu sene, inşallah. Ceviz bol olursa ezber bozmaya değil, ceviz oynamaya geleceğim size. Zihnimi açacağım, havanız temizse.

Havan nasıl? Akıllı telefon aldım. Ondan arayacağım seni. Sadece duymak istediklerimi söyleyeceksin bana. Sevineceğim boşu boşuna. Olsun, sayım nedeniyle içime kapandım sevmiyorum. İstersen eğer, tıp oyunu oynarız. ‘Tıp’ komutuyla başlarız, ‘Adlitıp’ komutuyla sonlandırırız. İstemezsen yola yalnız çıkarım. Katılan olursa sevinirim, olmazsa üzülmem. Eskiden böyle değildim, yaşarken oldum. Çünkü çok taş var, altına bir elin sokulmasını kıpırdamadan bekleyen. Sen sokmazsan, ben sokmazsam elimi, nasıl oynar bu taşlar yerinden? Öyle bir geçer zaman ki, anlamazsın. Zaman istediği kadar hızlı aksın, inadına ‘Not’unu düşmelisin. Gerekirse, devletin yaptığı gibi yapacaksın. Yani, ihtiyaç duyduğun her enstrümanı kullanacaksın. Daha çok davulu tercih et. Biliyorsun davulun sesi uzaktan hoş gelir.

Havam değişir, öptüğünde. Değişimin haddi hesabı yok. Değişiyoruz, dönüşüyoruz. Dön babam, dön... Sen şimdi öpmeden gidersin. Sonra geri dönersin, ben olmam. Hadi öp yine! Yüzüme renk gelsin. Bak, iyimserlik havası beliriyor. Beynimde sanki böcek var, vızıldamaya başlıyor. Bir süre düşünmesem iyi olacak. Hükümetin ilgisizliği beni çok yıprattı. Hükümetin bana göstermediği ilgiyi başka yerlerde aramaya başladım. Artık utanıyorum. Dereotu sinirleri yatıştırıyormuş. Dereler kurutulmasın! Yatan değil, açık havada gezinen köy tavuğunun yumurtası tercih edilsin. Teftiş Kurulu başköşeye kurulup oturmasın, bir an önce toplansın. Gerekirse TÜBİTAK’tan görüş istesin. “Hava nasıl oralarda?” desin. Çay içsin, kurabiye yesin ama sigara içmesin.

Havadan nem kapmanın lüzumu yok aslında. Çünkü her şerde, bir hıyarın teki vardır. Benim söylemeye çalıştığım şey aslında havaydı. Vurgulamaya çalıştığım konu civaydı. Yani söylediklerimin tamamı hava civaydı…


Ahmet Zeki YEŞİL



2376











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)