ISSN 1308-8483
Hürrem ve tükenmişlik sendromu

  Yayın Tarihi: 30.5.2013    


Hürrem ve tükenmişlik sendromu

Yaşamın sadece işten ibaret olmadığını öğrenmek….

Şu aralar gündemde olan tükenmişlik sendromuyla çalışanların yüzde 80 kadarı iş yaşamlarının bir döneminde karşılaşabiliyor.

“Bütünüyle yanmış” anlamına gelen 'burn out “ ya da “ tükenmişlik sendromu“ ifadesi vücudun fiziksel ve ruhsal olarak çökmesi demek. Bu çökmüşlüğün ileri evrelerinde psikiyatrik (%50 Depresyon) ve somatik hastalıklar da oluşabilir.

Sendrom yoğun dış baskı (stres yapıcı) ile çok yüksek içsel beklentisi (stres artırıcı) olan kişilerde sıklıkla görülüyor. Sürekli stres altındaki idealist kişilerde özellikle görülüyor. Tükenmişlik aslında tek boyutlu yaşamın anlamını sorgulayan bir çeşit kriz.

Aniden değil de, yavaş yavaş gelişmesi ve çok sayıda faktörün katkıda bulunması tükenmişlik sendromunun özelliği. Başka bir deyişle tükenmişlik kronik stres birikiminin bir sonucu oluşuyor. Kişinin kariyer, aile ve sosyal yaşamına zarar verebilen bu durum, aşağıdaki özelliklere sahip bazı işlerde ve bazı kişilik tiplerinde daha sık görülüyor ve bazı meslek mensupları (sağlık, sosyal danışmanlık, eğitim veya emniyet gibi hizmet sektörlerinde çalışanlar) tükenmişliğe daha eğilimli oluyorlar:

Kimlerde görülür:

İşiyle kendini aşırı özdeşleştirmiş kişiler, herkesin her şeyi olmaya çabalayanlar, her şeyi kusursuz yapma isteği, hayır diyemeyenler, aşırı gelişmiş görev duygusu olanlar, paylaşımcı ve dostça olmayan iş ortamı, aşırı rekabete dayalı işler, gerçekçi olmayan beklentilere sahip yöneticilerle zaman baskısı ile çalışmak, amirlerinden gereken desteği göremeyenler.

Belirtileri:

Yorgunluk ve ilgisizlikle başlayan 'burn out' uzun süre kendini saklayabiliyor. Bu hastalığa yakalananlar kendilerini “çok çalışıyor, ama bunun sonucunda karşılığını alamıyor ” gibi algılarlar. Ayrıca meydana gelen bu belirtiler kişi tarafından önemsenmezse hastalık mide, kalp ve sırt ağrısı başta olmak üzere birçok psikosomatik probleme de neden olabilir. Bu kişiler çoğunlukla gergindir ve rahatlamaya ihtiyaç duyarlar. Tükenme dört evre ile tanımlanmıştır. Bu evrelendirme tükenmeyi anlamayı kolaylaştıran bir bakış açısı sağlamaktadır. Ancak, aslında tükenme kişinin bir evreden diğerine geçtiği kesikli bir süreç değil, sürekli bir olgudur.

1. Coşku evresi: Kişi için mesleği her şeyin önündedir, uykusuzluğa, gergin çalışma ortamlarına, kendine ve yaşamın diğer yönlerine zamanını ve enerjisini ayıramayışına karşı üstün bir uyum sağlam çabasındadır.

2. Durağanlaşma evresi: Mesleğini uygularken karşılaştığı güçlüklerden, daha önce umursamadığı ya da yadsıdığı bazı noktalardan giderek rahatsız olmaya başlamıştır. Sorgulanmaya başlanan “işten başka bir şey yapmıyor olmak”tır.

3.Engellenme evresi: Kişi, insanları, sistemi, olumsuz çalışma koşullarını değiştirmenin ne kadar zor olduğunu anlar. Yoğun bir engellenmişlik duygusu yaşar.

4. Umursamazlık evresi: Bu evrede, derin umutsuzluk gözlenmektedir. Mesleğini ekonomik ve sosyal güvence için sürdürmekte, ondan zevk almamaktadır.

Ne Yapmalı?

Tükenmişlik sendromu ile baş etmek başlangıçta kişinin kendi çabalarıyla mümkün olabilecekken, daha ileri devrelerde profesyonel desteğe (Psikyatrist/ işyeri Psikoloğu / işyeri Danışmanı ) ihtiyaç vardır.

1-Kendimizle ilgili değişiklikler:

İş temponuzu düşürün. Iş saatleri içinde kısa ve sık molalar verin. Yemek ve uyku saatlerinizi düzene koyun. Tatile çıkın. İşinizi yaparken katılımcı, iyimser, her türlü fikre açık olun; ancak işinizle ilgili büyük değişiklikler yapmanın yalnızca sizinle bağlantılı olmadığını da bilin. Yaptığınız işe kendi kişiliğinizden bir şeyler katın. İş arkadaşlarınızla ilişkilerinizi geliştirin. Iş yükünüzü gerçekçi boyutlarda tutmaya çalışın. Yoğun çalışmada bile kendinize mola verme olanağı tanıyın.

2. Psikolog/Psikyatrist desteği alma:

Profesyonel yardım altında stres azaltıcı terapiler, psikoterapi, ilaç tedavisi (zamanla eklenen depresyon gibi hastalıkları da kapayan) ve gereğinde hastane de yataklı tedaviye kadar gidebilir. Genelde sağaltımı mümkündür.

3. İşyerinin koruyucu değişiklikleri:

Çalışanlarla sorun çözmeye yönelik toplantıların düzenlenmesi, kimlik belirsizliğini ve iletişimsizlikten kaynaklanan çatışmaları engelleyebilir. Çalışana yeteneği ve kapasitesi dahilinde iş vermek, ödüllendirmek, değer vermek. Çalışanlar arasındaki iletişimi artırmak. Destekleyici iş ortamı atmosferi sağlamak. Çalışanların öneri ve eleştirilere daha açık olmak, çalışanların fikirlerine de önem verilmesi gibi. Düzenli aralıklarla geri bildirim (anonim) almak için anket düzenlemek yararlıdır.

Sonuç:

Tükenmişlikten kurtulmak mümkündür ama bunun için iş ve özel yaşamda gereken değişiklikleri yapmak ve yerine göre profesyonel yardım almak gerekir.

Yaşamın sadece işten ibaret olmadığını öğrenmek /anlamak lazım. Yaşam /iş dengesini (workl-life balance) iyi ayarlamak lazım. Ruhu her şekilde beslemek (doğa, sanat, aile, dostlar, entellektüel) ve de en önemlisi kendimize zaman ayırmak önemli. Mesela dostlarla eski Foça`da deniz kenarında çay içerek balıkçıları izlemek, denizin kokusunu içinize çekmek, güneşin doğuşunu ve batısını izlemek bizi tükenmişliğe karşı koruyan ufak önlemler olabilir.

Konuyu A. Lincoln`un şu sözleri ile bitirmek isterim

“You can please some of the people some of the time all of the people some of the time some of the people all of the time but you can never please all of the people all of the time (bazılarını bazen memnun edebilirsiniz, herkesi bazen memnun edebilirsiniz, herkesi asla hep memnun edemezsiniz)


Doç. Dr. B. Nazan Walpoth

nazan.walpoth@insel.ch


1814











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)