ISSN 1308-8483
İmplant çorbası!

  Yayın Tarihi: 20.9.2013    


İmplant çorbası!


Bir kapari çiçeği veya kekik türleri üzerine sayfalarca okuyup araştırabilirim. Hiç de yorulmam lakin sağlığımla ilgili bir konuda okuyup araştırmak nedense pek zûldür şahsımda!

Sağlık kuruluşu ya da doktoruma güvenmeyi tercih edince sanki her şey kolaylaşır benim cephemde. Dişsiz kalan ağzımın bir bölümüne yapılacak olan implant operasyonuma da böyle bir teslimiyet içinde girdim. Doktorum çok şeker, eh ben ondan da şekerim filan derken yarım saatlik bir operasyondan sonra bir dizi yasaklar listesiyle baş başa kaldım! Hımm! Eh tabi önceden araştırmaz isem sonucuna da katlanacağım.

Ah bileydim diye vızıldıyorum şimdi! En azından çorbalarımı, içeceklerimi filan hazırlayıp koyaydım dolaba önceden!

Nerden bileydim ilk 24 – 48 saat çok önemliymiş! Sadece soğuk ve sıvı gıda almak gerekiyormuş. Neler mi? Komposto suyu, meyve suyu, ayran ve su. Eh tamam, 48 saat böyle geçti, ama bunun sonrası da var. Dikişler alınana kadar geçecek on günlük süre de önemliymiş. Yine sıvı gıdalar ve hadi biraz ılıkça pütürsüz çorbalar, püreler, muhallebi ve dondurmalar. Önerilenler bunlar. Zinhar katı kıtır börek çörekler, cipsvari çıtırlar yok. Hatta, en önemlisi meyve ve salatalar da yok. Yasak. Yasak olunca durum değişiyor, insanın aklına hiç olmadık şeyler gelip oturuyor. Gözümün önünde uçuşan balıklı mezeli salata dolu bir sofra meselâ!

Çıtır susamlı sıcacık bir simit, İzmir tulumu ve demli sıcak çay…

Çaysızlık kötüymüş bu arada. Enim konum çay tiryakisiymişim iyice ortaya döküldü. Turgay, soğuk çay veriyor, ıhh hayır!

Can yoldaşım süper hasta bakıcı. Onun üzerine kimseyi tanımam lakin, atraksiyonlu çorbalar için mutfak yolu yine bana göz kırpıyor! Turgay klasikçi. Kat katıştır tarzı ona ters. Hadi Aşçı Fok, yap kendine bir implant çorbası dedim işe giriştim. Öyle böyle değil ağzımda iki adet titanyum parçacığı ile bir birimize alışmaya çalışıyoruz iki gündür. Kafam da iyice karışmadı desem yalan olur; maden arayıcılarına, maden şirketlerine veryansın edişim geliyor aklıma! Titanyum insan sağlığına hizmet ediyor, ne olacak şimdi? Tamam, pek çok ev eşyası, teknolojik alet madenlerin varlığıyla iş görüyor. Tamam, kabul. Ormanları yok etmeden, suları kirletmeden bu madenlere ulaşmanın bir yolu yok mu acep?

Çorba yapacaktım… Titanyumlu, yok yok, implantlı çorba!
İnsanda iştah mı kalıyor akla gelince bunca teferruat.



Gelelim çorbamıza

Yarım sakız kabağı
Yarım havuç
İki tane olgun domates
Üç kaşık pirinç
Bir kaşık ev tarhanası
Yeterince zeytinyağı ve tuz

Bütün malzeme bu kadar. Ateşe tencereyi oturtuyoruz; Havuç ve kabağı rendeleyip zeytinyağında şöyle bir döndürüyoruz, kokusu gelmeye başlayınca rendelediğimiz domatesleri ve pirinci ilave ediyor biraz tıkırdamasını sağlıyoruz. Sonrasında yeterince suyunu, tuzunu koyup kaynamasını bekliyoruz. Kaynayınca da tarhanasını koyup karıştırarak pişiriyoruz.

Biraz pütürlü bir çorba olduğundan öğütücüyle bııızz yapıp pütürlerini gidermek gerekiyor ki bu yeni implantlı duruma uyumlanmış olsun. Tabi, iyice soğumadan içmek yasak! Soğutma faslında bir kaşık yoğurt da ilave edilebilir ama, domatesli çorbanın o kendine has lezzetini yoğurt gölgeleyecektir benden söylemesi.

Yaşça hoşça, Aşçı Fok’ça lezzetli bir çorba oldu. Olgun domates ile pirincin birlikteliği hep cazip gelmiştir bana zaten. Bebekleriniz ve yaşlılarınız için de harika bir seçenek. Yalnız bir parça da tereyağı ilave ederseniz sanırım daha iyi olacaktır. Ben soğuk içeceğim için zeytinyağından şaşmadım!

Afiyet-i şifalar olsun cümlemize...




Aşçı Fok
Nurdan ÇAKIR TEZGİN


www.ascifok.com


2170











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)