ISSN 1308-8483
Vitamin D eksikliği bende olmaz demeyin!

  Yayın Tarihi: 17.4.2014    


Vitamin D eksikliği bende olmaz demeyin!


Birkaç yıl öncesine kadar Kalsiyum takviyesi ile ilgili (Ca) olarak ne kadar çoksa o kadar iyidir tezi yaygındı. Bu şekilde osteoporozu (kemik erimesi), yaşı ileri gruplarda hafif düşmeler sonrası olan kırıkları daha iyi kontrol edebildiğimizi düşünüyorduk,

Ne yazık ki yeterli Vitamin D olmayan ortamda Kalsiyum takviyesinin kemik kırılmalarına olumlu etkisi yok denecek kadar azdır.

Bugün için öneriler primer takviye olarak Vitamin D alınması onun yanında doğal olarak Kalsiyumdan zengin beslenme şeklindedir. Günlük ihtiyacımız olan kalsiyum iyi bir beslenme ile problemsiz sağlanabilir.

2011 yılında yapılan bir yayına göre Avrupa`da yaşayan insanların tahminen %50‘sinde Vitamin D eksikliği olduğunu varsaymıştır. Hatta Zürih`den gelen bu araştırmada 65 yaş üzeri 844 kalça kırığı ile gelen hastalarda endişe verecek boyutta Vitamin D eksikliği görülmüştür. Hastaların %81‘inde Vitamin D eksikliği görülmüş ( <50nmol/l, <20ng/ml) bunların %45‘inde ağır Vitamin D eksikliği ( <25nmol/l, <10ng/ml) görülmüş.

2012 yılında New England Journal of Medicine‘de yapılan bir toplu analizde (11 çift kör araştırma) 65 yaş üzeri 31022 Erkek / Kadın denekte sadece günlük 800 İE‘lik Vitamin D takviyesi ile kırık riskinin anlamlı olarak azaldığını gösterebilmişlerdir (kalça kırığı %30; omurga kırığı % 14).

Kalsiyumun aksine Vit D‘nin doğal yolla takviyesi, eksikliğinde biraz zordur. Çünkü her gün 20 yumurta ya da bir ögünde iki porsiyon somon gibi yağlı balık tüketmek çok pratik değildir.

Vücudun Ultraviyole B ışınları etkisi ile ürettiği Vitamin D miktarı çeşitli faktörlerin etkisine bağlı olarak artabilmekte (mevsim, güneş ışığı alma zamanı, güneş koruyucu kullanma ve yaşa bağlı faktörler). Dahası en çok Vitamin D eksikliği görülen yaşı ileri insanlar güneşi pek sevmedikleri gibi güneş aldıklarında Vitamin D üretimleri gençlere göre 4 kat daha azdır.

Bütün bu bilgilerin ışığında Avrupa`da sağlık örgütleri Vitamin D eksikliği ile müdadele etme kararı aldı. Çünkü Vitamin D eksikliğinin sonuçları olan kırıklar hem hastalara / ailelerine, hem de devletlere büyük sıkıntılar getirmektedir. Buradaki hedef İnsanların %97‘sinde Vitamin D eksikliğinin artık görülmemesini sağlamak. Hedef sınır değer olarak ise 25 -hidroksi- Vitamin D değerleri >50nmol/l (20 ng/ml) olarak belirlendi. Bu arada kırık önleyici değerin >75nmol/30 ng/ml üzeri olduğunu hatırlatmakta yarar var. Bu sayılanlar geniş halk kitlelerine koruyucu hekimlik kapsamında önerilmektedir. Amaç Vit D değerlerini (25 -hidroksi- Vitamin D) ölçmeden takviye sağlamak (zehirlenme seviyesine gelmeden!). Bu takviyenin nasıl olacağı özellikle risk gruplarında daha önemli (toksik sınır dikkate alınmalı). Çünkü ekstra dozaj gerektirebilceğinden daha önce Vitamin D ölçümünün önemi vurgulanmakta.

Risk grupları derken yaşlılar, Osteoporozu olanlar (kemik erimesi), kilolu adipöz olanlar, sindirim sistemi emilim bozukluğu olanlar, cilt rengi koyu olanları sayabiliriz. Bunun yanında bazı hastalıklarda da daha sık Vit D eksikliği görülebilmektedir. Örneğin koroner arter hastalığı, kronik enfeksiyonlar, multiple skeroz ve depresyon. Hatta Vitamin D değerleri yüksek olanlarda kolon kanseri oranın daha yüksek olduğu takviye ile ise bu oranı azaltmanın mümkün olmadığını gösteren yayınlar var. Sonuçta vitamin D eksikliğinin aslında iyi olmayan bir sağlık halinin göstergesi olduğu düşünülmektedir.

Kanıta dayalı olarak Vitamin D‘nin kullanıldığı durumlara gelince: raşitizmden korumak için bebeklerde, kemik erimesi olanlarda, böbrek yetmezliği olanlardır..

Eksiği olanların (orta ve ağır eksiklik) o eksiklikleri oranında takviye yapmaları gerektiğinden takviye dozajı artırabilir, Vitamin D‘nin fazlasının zararlı olabileceğini unutmamak, bunu doktor kontrolünde yapmakta büyük önem vardır. Hamileler ve emzikliler için mesela ayrı takviye şemaları vardır.


Doç. Dr. B. Nazan Walpoth

nazan.walpoth@insel.ch


1918











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)