ISSN 1308-8483
Foça'nın Kozbeyli'si / Nurdan ÇAKIR TEZGİN
  Yayın Tarihi: 24.6.2014    


Foça'nın Kozbeyli'si


Bütün kıyı kentleri gibi Foça’da geçtiğimiz haftadan itibaren eşikteki beşikteki ne kadar çoluk çocuk varsa okullarını kapatanlarla doldu. Sınav sorunu olmayanlar çoktan geldiler. Evi olan yazlıkçıları saymıyorum onların bir ayakları zaten yazlıklarında, kışın bile Güneşi gördüler mi gelip yokluyorlar evlerini. Tabi bu yıl Ramazan da tam yaz ortasına yerleştiği için yine ezber bozan günlerle karşılaşabiliriz. İlk on gün biraz sakin geçer, sonra Ramazan yarılandı mı denizin içi ana baba günü olur.

Karpuzun kabuğu denize düşecek diye beklemeye gerek kalmadı, Nisan ayından beri İran karpuzları, sonrasında da kabak hibritleşmesi sera karpuzlar yeterince denize düşme görevini üstlendi. Vakitsiz yağmurlar sayesinde serince günler geçirdik fakat sıcaklar birden bastırdı bile... Daha da aşırı sıcakların eli kulağındaymış uzmanlar öyle diyor. Kıyılara akın kaçınılmaz.

Bugün Kozbeyli’yi konuşalım diyorum

Her ne kadar pek çok kişi Kozbeyli’yi Kemal Anadol’un “Büyük Ayrılık” romanından biliyor olsa da, daha öncesinde şair ve yazar Hüseyin Yurttaş’ın köyü olarak edebiyat tarihine geçmiş olan Kozbeyli’yi Hüseyin Yurttaş’tan dinlemek oldukça keyiflidir. Yolunuzu düşürüp Kozbeyli’ye gittiğinizde şansınıza oradaysa ne yapıp edin hiç değilse bir kahve içimi eski Kozbeyli’yi konuşun kendisiyle. Tarihe tanıklık eden nüktedan kimlikler giderek azalıyor, yaşarlarken değerlendirmeli diye düşünenlerdenim.



Eskisi olsun yenisi olsun cümle Foça’ya gelenlerin uğrak yeri olan Kozbeyli, tatilcilerin çekim alanındadır hep. Kozbeyli de eski Kozbeyli değil tabi. Gencerlik Körfezi manzarasıyla Aliağa’nın karmik haritası üzerinde binbir kaygılı düşünceye davetiye çıkaran Kozbeyli, uzaklardan geçen her petrol tankeriyle, her dev gemiyle konuşmaktan dilinde tüy biten insanların köyü; Ege’nin maviliğine yürek yakınlığından bakan insanların uygar köyü. Şakir'in Dibek Kahvesinin pencere camındaki yan flüt ders ilanı, köyün kültür düzeyi hakkında yeterince fikir veriyordur umarım!

Yıllardır gücümüz yettiğince yazdık anlattık, yine devam edeceğiz; Güzellikler anlatılmaya değer bulundukça anlamlaşıyor. İlk akla gelen ile başlamak gerekirse şöhretini dibek kahvesiyle yakalayan Kozbeyli, gönüllerde yer eden kırk yıllık hatırını dibek kahvesine borçlu. Öyle görünüyor. Ama, özellikle Şakir’in Dibek Kahvesi! Kahvaltı bahçeleri, yöre yemekleri yapan küçük esnafı, ekşi maya ekmekleri, antika ve hediyelikleri, butik oteli, Pazar günleri kurulan köylü pazarı, tarihi taş evleri, geçtiğimiz kış turizme ve bölge halkına kazandırılan Çapkınoğlu Konağı ve Meyhanesi’yle gezip görenlerin ilgi odağında özel bir köy Kozbeyli.

Gencerlik Körfezi’ni kuşbakışı gözleyen Kozbeyli, eski zamanlarda korsanların saldırısına karşı kendini dağların arasına gizlemiş bir yamaç köyü. Yeni çıkan kanunlarla her ne kadar Foça’nın bir mahallesi olarak geçiyorsa da, 600 yıllık geçmişi ile bildiğimiz köy işte!

“Köy” adını da tarihin tozlu sayfaları arasına gömeceğimiz hiç aklımıza gelmezdi! Köy ve mahalle kavramları giderek kavram karmaşasına döndü ya neyse, can sıkıcı konular bunlar, güzel yurdumuzun her büyükşehir tanımlı yerleşiminde var bu sorunlar. Konuyu değiştirmekte yarar var, iyiye güzele odaklanmak hep daha iyi gelir bünyeye!

Uzun yıllardır, bilenlerce sıkça ziyaret edilen bir antikacısı vardır Kozbeyli’nin; “Antikkoz”. Hem yöre antikaları hem de hediyelik eşyalar sergileyen Antikkoz’u iki başarılı hanım işletiyor; Nurcan Dengel Tepe ve Hülya Yalçınkaya. Kozbeyli’de olup da Şakir’in salaş kahvesinde dibek kahvenizi içerken Antikkoz’u göz ucuyla izlememeniz mümkün değil zaten. Gidin bir içeri girin, serin eski binanın yaşanmışlığını koklayın ve güler yüzlü Hülya ve Nurcan hanımların misafiri olun, seçmekte zorlanacağınız çok şeker hediyelikleri var. Bu arada Çapkınoğlu Konağı ve Meyhanesi’ni de görmeden dönmeyin derim. Eski zaman anılarını canlandıracak bir film seti gibi olan konak, Kozbeyli’ye ve tipik Ege köylerine dair çok şeyler anlatacaktır size. Konağa çıkarken karnınız mı acıktı? Hemen yakınında Kozbeyli Sofrası sizi bekliyor. Sahilin sıcağından sakınmak için şöyle bir içerlere sokulup serinleyelim derseniz diye söylemiş olayım.

Tatil yörelerimizin köyleri de hoştur, köylük vasfından çıkarılmak için çok çaba sarfedilse de, kafamızdaki “köy” kavramını da yok edemezler ya!











Nurdan ÇAKIR TEZGİN



2780











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)