ISSN 1308-8483
Öldürücü bir salgın Ebola

  Yayın Tarihi: 6.8.2014    


Öldürücü bir salgın Ebola

Mart ayından beri hızlı bir şekilde batı Afrika`da yayılan Ebola hastalığı ve ona bağlı ölümlere dair haberler yoğunlukta. Bilinen bu son salgında yaklaşık 1600 kişinin enfeksiyona yakalandığı 887 kişinin hayatını kaybettiğidir.

Ebola hastalığı nedir

Ebola virüsü ile bulaşan ölümcül olabilen bir enfeksiyon hastalığıdır. İlk olarak 1976 yılında o zamanın Zaire`sinde (bugünün Kongo`su) tanımlanmıştır. İlk vakalar oradaki Ebola nehri yakınından çıktığı için virüse Ebola adı verilmiştir. Virüsün 5 tipi vardır, bunlardan birisi Zaire Tipi, ki bu son salgına sebep olan da bu Zaire tipidir.

Virüs nereden gelmekte?

Virüsün kökeni tam bilinmemektedir. Virüsün ağırlıklı yağmur ormanlarında (tropikal ormanlarda) ortaya çıkması araştırmacıları virüs taşıyıcısı olarak ormanlarda yaşayan yabani hayvanlara yöneltmektedir. Araştırmalarda yarasalarda da virüs görülmüş. Yarasalar hastalanmamakta, sadece virüsü taşıyabilmektedir. Bölgede yaşayan yerliler yarasaları menülerine almaktalar, olası neden bu olabilir diye de düşünülüyor. Son salgında yarasaların virüsü merkez Afrika`dan Gine`ye taşımış olabileceği görüşü yaygın.

Ebola hastalığı neden öldürücüdür?

Ebola hastalığı iç kanama yapan ateşli bir enfeksiyon hastalığıdır. Tipik olarak virüs bulaştıktan 2-21 gün sonra ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, mide bulantısı ve ishal yapar. Bunlar genel enfeksiyon durumlarından görülen spesifik olmayan durumdur, aslında vücudun hastalığa yanıtıdır. Esas gidişatı belirleyen ise virüslerin damar duvarlarını parçalama aşamasıdır (endotel parçalanması). Bu sayede damarlar geçirgen hale gelip iç kanamaya sebep olur. Tüm organlar zaman içinde iflas eder. Başta içe olan kanama zamanla dıştan da gözlenebilir (ağız, deri, yüz). Tükenen bağışıklık sistemi üzerine ayrıca bir enfeksiyon yüklenir. Zamanla tüm dolaşım sistemi, tüm organlar iflas eder hasta şoka girer ve kaybedilir.

Nasıl tedavi edilir

Araştırmacılar tedavi ve aşı üzerine çok yoğun çalışmaktalar; fakat henüz bir tedavi ya da aşı yoktur. Hekimlerin ateş düşürme, damardan sıvı verme, ağrı kesici verme ve üzerine gelen enfeksiyonlarda antibiyotik kullanma dışında pek yapacakları yoktur. Bütün bu girişimlere rağmen hastaların %50- %90 kadarı hayatını kaybetmektedir.

Afrika`daki salgın neden kontrol edilemiyor?

Hastalığın yayıldığı coğrafyadaki ormanlarda köylerin ulaşılabilirliği sıkıntılıdır. Geniş alanda yaygın olan bu köylerin sınırları hemen hemen yoktur. Enfeksiyonlular kolaylıkla bir köyden diğerine geçip virüsü yayabilmektedirler.

Dünya`ya yayılabilir mi?

Bu olasılık düşük bir olasılık fakat imkansız değildir. Konunun uzmanları havayolu ile gelen hastalığa yakalanmış kişilerle yayılmanın mümkün olduğu görüşünde.

Dünya sağlık örgütü son günlerde uyarılarında sesinin tonunu sertleştirdi. Enfeksiyon görülen bölgelere çok çok acil yardım gerekli, oradaki kendi kaderine terk edilmiş insanlara bir şekilde ulaşmak zorunlu. Mart ayından beri yaklaşık 887 kişi hayatını kaybetmiş durumda.

Öte yandan hastalığın Dünya`ya yayılmasını önlemek için gerekenler yapılmalıdır. Son gelen bilgi uluslararası havayollarından Emirates havayolunun bölgeye olan uçuşlarını iptal etmiş olduğudur.

Nasıl korunulur?

En önemli korunma hastalıklı kişilerle vücut temasının olmaması. Yayılma kan, vücut sıvıları yolu ile olmakta.

Grip (İnfluenza) virüsünün aksine havadan soluma ile bulaşma olmuyor. Tedavi edilmeyenlerde ölüm çok çabuk görülüyor. Bu bakımdan konunun uzmanı hekimler arasında hastalıklılar karantinada kaldıkları müddetçe virüs kendi kendini limitliyor tezi de yaygındır.


Doç. Dr. B. Nazan Walpoth

nazan.walpoth@insel.ch


1680











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)