ISSN 1308-8483
BU ARALAR

Elif Y. ÖZEL    
  Yayın Tarihi: 5.10.2017    


BU ARALAR

“Ne sözde mana, ne manada söz kaldı” demiş ya Şems.

Sanki bu sözü, tastamam beni, yani “Şimdiki zamandaki Ben’i” anlatabilmek için söylemiş.

“Asla” ile başlayan ve “belki” ile biten cümleler kadar dirayetsiz bir hayatta, yüreğine sürekli kırmızı kart yiyen ben ve benim gibileri anlatabilmek için yani…

Çünkü ben;

Yüreğimi zamana yenik düşmeyen ellerimin hatırına taşıyormuş gibiyim bu aralar.

Hayat ne dikerse diksin, üzerime sadece onları giyiyormuş gibiyim.

Şivesi bozuk kelimelerle ruhumu yamamaya çalışanlardan ve de ruhuma dans etmeyi yasaklayanlardan, yüreğime şarkı söylemeyi öğretmelerini rica ediyormuş gibiyim.

Birilerinin sırtını sıvazlayacak cümleler kurmadığım için, azalan yanımı çoğaltmaktan da men edilmiş gibiyim yani…

Hayallerimin paçasına basacak olsam da, bedene büyük sevdaları yaşıyor olmaktan bir türlü kendimi alıkoyamıyor gibiyim bu aralar.

Kurallı cümleler eşliğinde tükenen bir zamanda, devrik cümlelerle oyalanıyormuş gibiyim.

Üzerimden düşen sevdaları, “büyüyünce giyerim” diye bir kenarda tutuyormuş gibiyim.

Hayata tutulan defterler gibi, bir taraftan silikleşiyor bir taraftan da yıpratılıyormuş gibiyim yani.

Bana ait kelimelerle sana dair cümleler kurmaktan yargılanmışım da, aşka müebbet yemiş gibiyim bu aralar.

Dörtnala tükenmemek için, kötünün iyi tarafından nasiplenmeyi seçmiş gibiyim.

Hiçe varan manaları, her şey gibi görünen satırlarda arıyormuş gibiyim.

Yüreğimin iç açılarını toplayamadığım için, hayatımı yazana değil, hayatıma yazana teşekkür edecek kadar şuursuzmuş gibiyim.

İhtimallerim dâhilinde sevmem gerekirken, kendime masmavi bir aşk dileyecek kadar da haddimi aşmış gibiyim yani.

Mutlu olurlar mı olmazlar mı diye düşünmeden, “nikâhta keramet vardır” diyerek, tepetaklak olmuş hayallerimle, alaşağı edilmiş umutlarımı baş göz etmeye yeltenmiş gibiyim bu aralar.

İkinci el sevdaların, elden düşme satırlarla anlatıldığı hikâyelerde başrol oynuyormuş gibiyim.

Kelimeleri harf harf ağlatıldığı için çalakalem yazılmaya mecbur bırakılmış mektuplar gibiyim yani.

Kimi gün Neşet Baba’nın türküleri gibi yüreğimi ıslatan,

Kimi gün de, Orhan Veli’nin nasır acısı gibi canımı acıtan bu hayatta;

Sesimi unutabilmek için susuyormuş

Varlığımı reddedecek kadar da seviyormuş gibiyim bu aralar…


Elif Y. ÖZEL



1698











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)