ISSN 1308-8483

                   
Ana Sayfa
Foça
Haberler
Yazarlar
Galeri


“Yaşamı Ben Seçmedim, Yaşadıklarımı da”





Ümit YILDIRIM    
  Yayın Tarihi: 17.8.2018    


“Yaşamı Ben Seçmedim, Yaşadıklarımı da”



1853 Şubat’ında dünyaya gelir Van Gogh. Annesi ona bir sene önce dünyaya gelen ve fazla yaşamadan ölen oğlu Vincent’in adını koyar.

Evlerinin 100 metre uzağında kardeşinin mezar taşının üstünde kendi adını göre göre büyür Vincent Van Gogh. Bu durum onun hayatında derin izler bırakır.

Bir süre köylerde ve madenciler arasında misyoner, gezici vaiz olarak çalışır. İleri yaşlarında resimle ilgilenmeye başlar.

Resimlerindeki konular ve ölüm teması bu yaşantıların bir yansıması. Karanlık ve kasvetli gökler, koyu renklerle iç karartıcı manzaralar resmeder. Her nesneye ve her varlığa, doğadaki her öğeye, insan olmanın verdiği korkutucu duyguyu aktarmasında, onun içindeki ıstırabı, kaygıyı depresif kişiliği görürüz.

İnsan olmak, acı çekmektir ona göre.

Annesiyle olan ilişkisi hiç de iyi değil. Hayattaki en büyük destekçisi kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplarda annesinden hiç söz etmez. Fransa’nın Arles şehrinde yaşarken aynı evi paylaştığı Gauguin’in fahişe sevgilisi Rachel’e kendi kulağını keserek gönderir. Ressam Gauguin, VanGogh’un yeğeni. 19. Yüzyılın bu iki ressamı mutlak hakikati ararlar. Cevapsız kalan sorulardan, içinde yaşadıkları dar ve sıkıcı muhitten kaçıp kurtulmak duygusu ağır basar bu iki ressamda. Her ikisi de intihara teşebbüs eder.

Akıl hastanesinde kalır bir süre. Resim yapmaya devam eder. Annesine benzeyen düşkün kadınlarla yaşar. Kulak çınlamalarından, kulak ağrısından ayrıca sara nöbetlerinden muzdaripti.

Ölüm kaygısını eserlerine yansıtan Van Gogh, resimlerinde hiçbir zaman siyah renk kullanmadı. Sarı renk ölümü, fırça darbeleri depresyonun izleri. Yaşadığı toplumla uyumsuzdu. Arles şehrindeyken toplanan imzalarla şehirden kovulur. Resimlerinde “yaşamı ben seçmedim, yaşadıklarımı da” duygusu hâkimdir.

Van Gogh’un harika ışık düzenlemeleri onun içindeki arayışın resimleşmiş şeklidir. Kendi portresini yaptıktan iki gün sonra Van Gogh, tabancayla hayatına, daha doğrusu acılarına son verir.

Resimlerinde insanın dünyadaki yerini ve evrenin dengesini ararken, bulduğu yegâne gerçeğin sürekli bir devinim ve kaos olmasının ruhsal dünyasında yarattığı altüst oluşun dayanılmaz duygusu onun bütün resimlerinde görülür ki onun eserleri, kendi kulağını kesmekten intiharı seçmeye varan trajedisinin de hikâyesidir.


Ümit YILDIRIM



565













  Siren Kayalıkları
  Foça Tarihi
  Foça Balık Restoranları
  Rasgele Balıkçı
  Foça Harita / Ulaşım

  .:: Yazarlar
  .:: Aşçı Fok'un Mutfağından
Çağırıyor mürver çiçekleri
Süreyya Berfe anlatırdı; Vaktiyle Foça’da İsveçli bir hatun Türk eşiyle bir cafe işletiyorlardı diye...
  .:: Mizah
Çenesuyu   
EKONOKOMİK HALLERİMİZ
  .:: Yazılar
TURİZM FOÇA’DA VE TÜRKİYE’DE YÜZLERİ GÜLDÜRDÜ. ANCAK...
Portreler   
Kör, Pis, Zehirli Bir Kuyu
ELİF'ce   
VAKT İ EYLÜL…
Günce   
ÖZLEMEK...



Booking.com



Booking.com 722

* Yazıların sorumluluğu yazarına aittir.
* FocaFoca'da yer alan yazı ve görsellerin, herhangi bir biçimde alınarak basılı ve/veya internet ortamında basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
* Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. focafoca.com harici linklerin sorumluluğunu almaz
* "Otel Arama" ve "Otel Rezervasyonu" hizmeti, Amsterdam / Hollanda merkezli Avrupa'nın lider online otel rezervasyonları şirketi booking.com tarafından sağlanmaktadır.

* Yasal Uyarı
    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)   


Tasarım ve Uygulama FocaFoca.com