ISSN 1308-8483
UZUN YOLCULUKLARIN YORGUNU

Ümit YILDIRIM    
  Yayın Tarihi: 14.6.2019    


UZUN YOLCULUKLARIN YORGUNU



19. yüzyılda bir Fransız kasabasında doğar, Güneşin Oğlu.
Yüzyıl sonrasının şiirini belirleyecek bir ozan, Ateş Hırsızı.
Latince şiirler yazıyor, ödüller kazanıyor çocuk yaşta.
On altısında evden kaçar, trene kaçak bindiği için hapse düşer.
Kasabasına götürdükleri an tekrar kaçar zindandan.
Varlığının zemini tutmuyor bir yeri. Devamlı yolda olmalı, varlığı gibi yolda,
şiiri gibi yolda, tutkuları gibi yolda.
Allen Ginsberg ve Jack Kerouac’ın öncüleri olduğu Beat akımının o zamandan biricik öncüsü. Kerouac’a Yolda’yı, Ginsberg’e o mistik şiirlerini yazdıran, onun iç çekişleri.
Yaratmakta da yıkmakta da üstüne yok.
Yıkmadan yaratamazdı. Sınırları yıktı, çağının ve çağların ahlak anlayışını.
Var olmaya inandı,en saf biçimiyle. Saflaştırana kadar silkeledi yazınını kural tanımadı.
Özgünlüğünün kaynağı budur.
Dilinde tomurcuklanan kelimelerin kökenini bulmaya adadı kendini.
Dışlandı: kabaydı, patavatsızdı, ahlaksızdı.
Şairlerin olduğu toplantılara katılıp onları huzursuz etmekten delicesine bir zevk alıyordu.
Verlaine’in düşlediği özgürlük, genç bir oğlan bedeninde onu ‘yol’a çağırıyordu.
Varsıl hayatı kaç defa bir kenara bırakıp bu gençle yollara düşse de olmadı.
Bir türlü beraber mutlu olamadılar, olamazlardı. İkisi de biliyordu bunu.
Aşkını cehenneme çevirmiş, hiçbir yerde durmamış ve duramamış, devamlı yazmıştı.
Bir bacağı kesilmek zorunda kaldı, kanserdi.
Marsilya’da, gençliğinin ateşi söndükten hemen sonra kendi varının ateşi de söndü.
Dünyadan bir deli rüzgâr gibi koşarak geçti, aşkının ve tutkusunun iç çekişleriyle dünyaya durmadan çalan bir şarkı gibi şiirlerini bıraktı.
“Ben, bir başkasıdır” demişti Arthur Rimbaud, kendinin tanrısıydı.


Ümit YILDIRIM



761











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)