ISSN 1308-8483

                   
Ana Sayfa
Foça
Haberler
Yazarlar
Galeri


FOÇA TURİZMİNDE BİTMEYEN SANCILAR





  Yayın Tarihi: 1.12.2019    


FOÇA TURİZMİNDE BİTMEYEN SANCILAR



Bozulmaktan, yıpranmaktan ve dejenere olmaktan az da olsa kendini koruyabilmiş güzel Foça’ya, son zamanlarda Norveç’ten 10-15 kişilik grupların gelmesi ve birer ikişer hafta kalması sevindiricidir. Ancak 90’larda olduğu gibi, Foça’nın cadde ve sokaklarının başta İskandinav ülkelerinden olmak üzere, Avrupa’nın diğer memleketlerinden gelen turistlerle kaynadığı yıllara da, hasretliğimiz devam etmektedir. O yıllarda başta Gulliver Reiser, Aurinko Matkat gibi tur operatörleri her hafta turist dolu iki uçağı hava limanına indiriyordu. Kısa süren transferin ardından Foça’ya getiriyordu. Özellikle Gulliver Reiser’in getirdiği turistlerin büyük bir bölümü kültür turizmi kapsamında Foça’ya geliyorlardı. Türk insanının gelenek görenekleri, alışkanlıkları, yaşama biçimleri, Türk mutfağı gibi konularla ilgileniyorlardı.

İlçemize gelen turistler otelleri dolduruyor, restaurantlarda harcıyor, çeşitli mekanlarda eğleniyor, alışveriş yapıyor ve bu sayede Foça kent ekonomisi, canlılık yaşıyordu. Kent merkezindeki hareketlilik, kapanan tatil köyü kadar Foça’ya “katmadeğer” sağlıyor, kent içinde ise kalite yaratıyordu. Bunun yanı sıra Foça turizminin bel kemiğini oluşturuyor, aynı zamanda da sosyal ve kültürel gelişimine katkı koyuyordu. O yıllarda biz, Foça’da farklı ülkelerden gelen turistlerin sayesinde keyifli ve mutlu yaşıyorduk. Oysa 60’lı yılların ortalarında, Foça ile birlikte Turizm Pilot Bölgesi seçilmiş başta Akçay olmak üzere, Kuzey Ege’de pek çok kent yaşadıkları olumsuzluklardan dolayı turizmde havlu attı. Kendi içine dönen bu kentlerin bazıları, önce imar yönünden ikinci konutların istilasına uğradı; sonra doğal güzelliklerinin yanı sıra sahip oldukları ve kenti kent yapan diğer önemli değerlerini koruyamadı. Turizm alanlarını amacına yönelik kullanamadı. Dengeler turizm lehine bozuldu. İlk turisti çeken “kent kimliği” de kayıp olunca, “Turizm Pilot Bölgesi” olmaktan çıkartıldılar. Turizmde ömürleri kısa sürdü. Kuzey Ege bölgesi bu olumsuzlukları yaşarken, aynı yıllarda Antalya Bölgesi’nin tamamı “Turizm Alanı” ilan edilince, Kuzey Ege için umutlar iyice söndü.


Foça, aradaki fark

Foça’da ise durum biraz daha farklıydı.

1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın ardından, 1975 yılında kurulan Ege Ordu Komutanlığı’na bağlı olarak, Foça’da birlikler konuşlandırıldı. Bunun yanı sıra, Aliağa ve çevresi de başta rafineri, gemi söküm ve demir çelik üretimi olmak üzere Ağır Sanayi Bölgesi ilan edilince, 1977 yılında, Foça ve civarı da “Turizm Pilot Bölgesi” olmaktan çıkarıldı. Ancak Foça, sahip olduğu kendi dinamikleri, doğal güzellikleri ve kısmen de bozulmamışlığı sayesinde, turizmde varlığını ve iddiasını 2000’li yılların başlarına kadar sürdürdü. Bu tarihlerde Foça’dan tur operatörlerinin çekilmesi sonucunda, Foça turizminde gerileme dönemi başladı. Ardından Tatil Köyü de (Club Med) talihsiz bir şekilde kapandı. Ard arda yaşanan bu gelişmeler, Foça’nın uluslararası turizmde alt segmente düşmesini kaçınılmaz kıldı. Foça’da bu ve benzer olumsuzluklara karşın ise, seçilmişlerin ya da atanmış olan yetkililerin ortaya koydukları çabalar, girişimler, gayretler, daha sonra ”alın yazısına” dönüşecek kötü gidişatı engelleyemedi.

İşin aslına bakılırsa

İşin aslı elbette bununla da sınırlı değildi. Mesela Foça’da, bu uğurda fazla bir şey yapmaya gerek duymayan, sadece Tatil Köyü’nün varlığıyla yetinen yöneticiler oldu. Halbuki Foça için milat olan tatil köyünün yapılışından hemen sonra, “turizmi teşvik için” onlarca adım atılabilirdi. Hiçbir şeyin yapılmadığını söylemek haksızlık olur. Elbette yapıldı. Ama yapılanlar devede kulak misali “Foça’da büyük turizm atağı” için yeterli gelmedi. Oysa konut yapımı için nasıl da ön ayak olunmuştu. Tatil köyünün giriş kapısından, Çan Dede’nin tepelerine kadar her yer konut için imara açıldı. Bu bağlamda kentimiz %300 büyürken, planda turizme ayrılan alanların maalesef % 5 kadar bile olmaması, büyük talihsizliktir. Elbette konuta da ihtiyaç vardı. Evlenen gençler konut bulmakta zorlanıyordu, yapılmalıydı. Ancak bunu yaparken;

1- Turizmi de teşvik için en azından 30 -40 yıllık ihtiyacı giderecek kadar turizm alanları bu plana yerleştirilmeliydi.

2- 70’lerde yapımına başlanarak 1980 sonunda devreye giren imar planı vardı. Bu planda Yeşil Tepe’nin Kuzey’inden Tatil köyünün girişine kadar uzanan sahil kıyısındaki koyların tamamı turizm alanıydı. Foça turizmi için çok önemli olan bu koyların yarıdan çok fazlası ikinci konutların pençesinden korunmalıydı.

Hele hele 1. Mersinaki, bunun en güzel örneğini temsil eder. Sırası gelmişken söyleyeyim; şayet sit alanı ilan edilmeseydi, büyük bir ihtimalle Yeşiltepe ve devamındaki yarım adanın (İngiliz Burnu) tamamı muhtemelen konutlarla dolmuş ve belki de İncir Adası da nasibini almış olacaktı.

Bunun yanı sıra turizm için başkaca olumsuz şeyler de yok değil. Mesela, Foça mimarisinin zenginliğini temsil eden taş evlerin, büyük bir bölümünün yıkımı ve tescilden düşürülmesi turizm açısından yanlış olmuştur. Yanlışın daha da büyüğü bunun Belediyenin teşvikiyle yapılmış olmasıdır. Ardından yıkılan taş evlerin yerine bahçesiyle birlikte büyüyen arsaya apartman daireleri dikilmesi kentin tarihine ve turizmine verilmiş en ağır zarardır. Aradan epey bir zaman geçtikten sonra işin farkına varılmış ve hemen geriye rucu edilmiştir. Şimdilerde ise tarihi değeri olan ve onarılan her bir taş evin kapısına, Belediye şilt asıyor ve teşekkür ediyor. O dönemlerde yaşanmışlıklara bakıldığında “Turizmde Başarıya Giden Yolun açılması” için bazı yöneticilerin konu ile ilgili olarak hiç de yanıp tutuşmadığı görülür.


1. Mersinaki

Kısır Döngü İçinde Havanda Su Dövmek!

Kent yaşamı ve aynı zamanda turizm için de önemli olan parlak yatırımlar, 90’lı yıllarda geldi. Belediyenin teşvikiyle yapılan 350 yataklı 4 yıldızlı bir otel ile kanalizasyon ve arıtma Foça’ya değer kattı ama yeterli olmadı. Bunun dışında park, bahçe, meydan, sahil bandı, çarşı içi ve Karakum Plajı gibi yerler düzenlendi. Ancak bunlardan bazıları, turistik olmayan kentler için de yapılması gereken, kent insanının yaşama standartlarını arttıran yatırımlardı. Oysa turistik bir ilçede turizmin teşvik edilmesi, geliştirilmesi, kalıcılığının sağlanması çok önemlidir. Bu işi Turizm Bakanlığı, Bakanlar Kurulu ya da ilgili Belediye Başkanlığı yapar. Turizmin Foça’ya has gelişimini teşvik için, imar planının yapılamamasının bedelini, Foça uluslararası turizmde bir segment aşağı düşerek ödemiştir. Turizm sadece İmar planlarıyla teşvik edilmez. Onun yanı sıra aslına ve amacına uygun olarak mesela Su ve Dalış Turizmi, Tarih ve Kültür Turizmi, İnanç ve Spor Turizmi ve hatta bazı dönemlerde Av Turizminin bile teşviki yapılmalıydı. Ama olmadı olamadı. Turizm haftalarında ya da bu uğurda yapılmış oturumlarda konuşulanlar ise sadece dilek ve temennilerde kalmıştır.

Bu bağlamda “Foça’da Turizminin Gelişmesi için” ilgililerin yeteri kadar destek verdiğini, çaba gösterdiğini; uzun vadeli ve hedefi belli olan kalıcı planlar yaptığını görmek en başta turizm sektör temsilcilerinin ve çalışanlarının en büyük beklentisidir. Biz, Foça’da faaliyet gösteren turizmciler olarak, 30 yıldır süregelen Koruma Amaçlı İmar Planı’nın bir an önce bitmesini ve gerçekten içinde de turizmi teşvik eden “Plan Dip Notların” olmasını canı yürekten görmek istiyoruz. Aksi taktirde Foça’da turizmin ağır aksak da olsa sürdürülmesi işi, özel teşebbüsün gayretine, vizyonuna, cesaretine yeteneğine ve yatırım gücüne kalmıştır.

Olup Biten Her Şeye Rağmen Foça, Gizli Bir Çekim Gücüne Hala Sahiptir.

Her zaman, her yerde söyledim durdum. Yorulmadan usanmadan yıllarca da yazdım. Bozulmuş, çarpık gelişmiş ve kendisine rakip olan diğer bazı turistik ilçelere göre Foça, sahip olduğu sayısız değerleri ile hep avantajlı durumdaydı. Bugün de hala öyle. Kitap sayfalarını dolduran üç bin yıllık tarih Foça’nın dışında kaç tane turistik ilçede var? Küçükdeniz’in güzelliği, Büyükdeniz’in rahatlığı ve verdiği huzur hiçbir yerde yok. Bunları unutmamak, korumak, kollamak ve buraları daha iyi değerlendirmek lazım. Bu manada özellikle Küçükdeniz’de konuklarımızın daha rahat dolaşımı için acilen eylem planı gerekmektedir. Var olan Zabıta Yönetmeliği ile hanutculuğa hiçbir iş dalında asla izin verilmemelidir. Aynı çerçevede görsel ve gürültü kirliliğine müsamaha edilmemelidir.

Mitolojide deniz kızı, tayfa, bal mumu hikayesi ile adı geçen Siren Kayalıkları’nı başka nerede görmek mümkün? Ziyaretçileri, bu hususta bilgilendirmek ve hatta görmelerini sağlamak için, ilgili Şehircilik ve Çevre Müdürlüğü ile birlikte “Sit Kurallarına Uygun” turlar düzenlemek Foça turizmine çeşitlilik kazandırır, fayda sağlar. Sur Duvarları, Beş Kapılar, Kale İçi, Osmanlı Mezarı, Pers mezarı, Arkaik Heredot Duvarı’nı iyi bir tanıtımla, yönlendirme ile yeniden öne çıkarmak ve temizliğini sağlamak gerek. Çevresi düzenlenmiş, biraz da onarılmış Su Kemerleri “devir daim” yapan su ile buluşturulup, yaşanılır hale getirildiğinde, mahalleye çok büyük değer katar. Çifte Kayalar’dan ve Yel Değirmenleri’nden, muhteşem Foça manzarasını seyir için düzenleme yapmak kaçınılmazdır. Ortaçağ’da 1307 yılında kurulmuş, şap madeni ile meşhur olmuş, tüm Avrupa’da adından söz ettirmiş Yenifoça Merkezi (Foglia Nuova) ve tarihi aynı dönemlere kadar uzanan Kozbeyli, Foça turizmi için ayrı ayrı önem arz etmektedir. Bütün bu değerlerimizi daha kısa sürede daha çok gün ışığına çıkartmak şüphesiz Foça turizmine yeniden ivme kazandırır.

Hal böyle olduğunda Foça kendisine, Dünya Turizm Arenası’nda her daim yer bulur. Yeter ki birinci ve ikinci dereceden yetkililer ve görevliler ile özel sektör temsilcileri bir araya gelsinler. Her yönden Foça’da turizmin gelişmesinin önünü açsınlar. Daha da önemlisi kalıcılığını sağlamak üzere el ele, omuz omuza yürek yüreğe versinler. Ardından uzun vadeli planlar yapmaya ve uygulamaya muktedir olsunlar.


Siren Kayaları


Büyükdeniz havadan


Foça Surlar


Foça Yeldeğirmeni


Foça hava görüntüsü


Küçükdeniz 2019


Karakum


Foça Tatil Köyü


Çapkınoğlu Evi Kozbeyli


Su Kemerleri


Yenifoça


Onarılan taş ev


Karaçam Kahvaltı anı


Karacam yemek


Şakirin Kahvesi


Taş eve verilen şilt


Sebahattin Karaca

sebahattinkaraca35@hotmail.com
www.sebahattinkaraca.com

143













  Siren Kayalıkları
  Foça Tarihi
  Foça Balık Restoranları
  Rasgele Balıkçı
  Foça Harita / Ulaşım

  .:: Yazarlar
  .:: Aşçı Fok'un Mutfağından
Aşçı Fok'tan Sarıkız Şerbeti
Ekofest 2019 için hazırlanan Sarıkız Şerbeti

Ekofestival alanında o gün pek çok kişi...

  .:: Mizah
Çenesuyu   
DURUMUM HASSAS
  .:: Yazılar
FOÇA TURİZMİNDE BİTMEYEN SANCILAR
Portreler   
Karanlığın Aydınlıktır Senin
ELİF'ce   
KADINSIN ALIŞIRSIN!1
KAZ DAĞLARI'NA SELAM OLSUN!





Booking.com 7669

* Yazıların sorumluluğu yazarına aittir.
* FocaFoca'da yer alan yazı ve görsellerin, herhangi bir biçimde alınarak basılı ve/veya internet ortamında basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
* Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. focafoca.com harici linklerin sorumluluğunu almaz

* Yasal Uyarı
    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)   


Tasarım ve Uygulama FocaFoca.com