ISSN 1308-8483
RÜZGARIN GETİRDİKLERİ

Işık Teoman    
  Yayın Tarihi: 24.8.2020    


RÜZGARIN GETİRDİKLERİ



Balıkesir’in turizm beldesi Ayvalık’ın en ünlü, cıvıl cıvıl sokağı Macaron’da, muhallebiciler, pastacılar, butik lokantalar, fırınlar, kafeteryalar, kahveler sıralanıp gider yan yana dip dipe, renkli görsel bir şölen sunar gelip geçenlere adeta. Ayvalık’ın en uzun sokakları arasında yer alan Macaron’da geleneksel yemek kültürünün her çeşidine ulaşmak mümkün. Uzayıp giden sokağın bir bölümünde karşılıklı olarak yer alan atölyelerde bir sessizlik hakimdir. O sessizliğin ardında sanatçıların ürettiği el yapımı eserler vücut bulur. Sokaktaki atölyelerden biri o kadar ilgimi çekti ki, daha kapının önünden geçerken duvarın dibinde sergilenmiş ağaç kökleri, kapının üstündeki örümcek ağı bir anda beni şaşkına çevirdi. Bunların birer atık, birer geri dönüşüm malzemeleri olduğuna inanamadım. İki genç arkadaş bu atıklara sahip çıkmış. denizden gelen her türlü atık onların elinde bir sanat eserine dönüşmüş. Ağaç, kabuk, metal, hurda, ağaç kökleri, bir nesneye benzeyen ya da benzetilmeye müsait atıklar ustaların ellerinde bazen akrep, bukalemun, örümcek ya da filamingoya bazen de bir cadı kadının kafası veya kocaman bir salyangoz, ya da balıkçı teknesine dönüşmüş.

SOSYAL MEDYADA YOKLAR

Koray Akdeniz ile Samet Haymana’dan söz ediyorum. Bu iki arkadaş yaklaşık üç yıl önce kafa kafaya vermişler, “Biz çevremize nasıl katkıda bulunuruz?” diye düşüncelere dalarlarken, bir yakınlarının Macaron Sokak’taki kullanmadığı atölyenin anahtarını kendilerine vermeleriyle birlikte yaşam biçimleri bir anda değişmiş. Küçük çaplı atölyelerinde internet yok, sosyal medyada paylaşımları yok, instagram yok, twitter yok, satış yok, duyuralım gibi bir düşünceleri de yok. Ayvalık’a gelenlerin kendilerini bulmasını istiyorlar, kendilerine konuk olmalarını acı bir kahvelerini içmelerini bekliyorlar. Atölyenin giderlerini kendi olanakları ile karşılıyorlar, ticari bir işletme olmayı hiçbir zaman düşünmemişler. Hatta atölyeye gelen konuklara beğendikleri eserleri hediye bile ediyorlar.

HEDİYE EDİLEN AKREP

Esas mesleği elektrik teknisyenliği olan Koray Akdeniz, çok sevdiği bir arkadaşının atölyeyi ziyaret ettiğini ve ahşap metal karışımı akrep görünümlü eseri çok beğendiğini gülerek aktarıyor: “Çok beğendiğini görünce akşam ziyaretine gittim, akrebi sehpanın üzerine bıraktım. İlerleyen saatlerde eve döndüğümde telefonumu düşürdüğümü anladım. O mekanda düşürdüğümü düşünerek ertesi gün tekrar gittiğimde akrebin bıraktığım yerde durduğunu görünce aldım. O akrep şimdi atölyemizin duvarlarını süslüyor. Bundan böyle hediyeyi değer bilen insanlara vereceğim.”

DENİZDE SANAT

İzmir’den gelip Ayvalık’a yerleşen Samet Haymana, tam bir doğa aşığı ve titiz bir geri dönüşüm destekçisi olmuş burada. Denizde sürüklenirken, dalganın, kumun, rüzgarın, güneşin sıcak ve soğuk havanın atıklara bir form verdiğini anlatan Samet Haymana, “Biz bu atıklara sahip çıkıyoruz, herkes farklı görebiliyor, aynı bir ağaç parçasını bir göz tavşan, diğeri tilki, kimi de kedi olarak görebiliyor” diyor. Doğanın çöpümüzü bize geri gönderdiğini anlatan Haymana, geri dönüşüm ile ilgili sosyal sorumluluk projelerinin geliştirilmesinin gerektiğine inanıyor. Okullarda öğrenciler ile işbirliği yapılarak öğrencilerin elişlerine ilgisinin faydalı işlere yönlendirilebileceğini söyleyen Haymana, “Önceden birkaç ayakkabı alabiliyordum, ihtiyaç duymadığım halde. Ama bu atölyede geri dönüşüm ile ilgili yaşamı tanıdıktan sonra ayakkabımı eskitmemeyi öğrendim. Önceden her şeyi savurabilirdim, bu malzemelerle tanışınca her şeyin en ince ayrıntısına kadar kıymetini bilmeye başladım. Dönüştürebileceğimiz her işe yarayacak malzemeyi elimizde tutmalıyız, mutlaka birilerine lazım oluyor” diyor.



DOĞADAN NE GELİRSE

İki çevreye düşkün arkadaşın düşleri gerçeğe dönüşmüş, doğadan gelen atıklar da geri dönüşüme. Ne gelirse denizden, ormandan, sokaktan; bazen bir ağaç kökü, bazen plastik, tekne parçaları, variller, metaller, alıyorlar, topluyorlar, sahipleniyorlar ve geri dönüştürüyorlar. Yolunuz Ayvalık’a ünlü Macaron Sokağı’na düşerse uğrayın, oturun, sohbet edin, düşlerin nasıl gerçeğe dönüştüğünün öyküsünü dinleyin. Tam zamanıdır,ikramları koruk suyu veya kırmızı dut şerbeti için. Belli olmaz, duvardan bir hediye alıp gidersiniz belki de. Belki de tatil sırasında elinize geçen bir atık bulup atölyeye hediye edersiniz.








































Işık Teoman

isikteoman@gmail.com


3689











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)