ISSN 1308-8483
SUALTI’NDAKİ GÜZELLİKLERİ TUVALE YANSITAN RESSAM / Işık Teoman

Işık Teoman    
  Yayın Tarihi: 25.1.2021    


SUALTI’NDAKİ GÜZELLİKLERİ TUVALE YANSITAN RESSAM



Türkiye’nin çeşitli illerinden Ayvalık’a, Cunda’ya, Küçükköy’e yerleşen çok sanatçı var. Yazarlar, şairler, ressamlar, sinema ve tiyatro oyuncuları, şarkıcılar, türkücüler, antikacılar, sahaflar. Her biriyle tanışmak doğal olarak mümkün değil. Ancak gezdikçe, kenti daha iyi tanımaya başladıkça onlarla tanışıyor, sohbet ediyor, öykülerini dinliyorum. Doğup büyüdükleri kentlerden Ayvalık’a uzanan yaşamlarını, burada kurdukları yeni düzenlerini ve bu kente olan hayranlıklarını keyifle anlatıyorlar. Kendisini sualtı ressamı olarak ifade eden Süleyman Sırrı Yeşilce ile tanışıklığımız da tesadüfen oldu.

Börek hayaliyle uğradım

Küçükköy’ün Boşnak böreği pek ünlüdür, bu ünü de hak etmiyor değil. O kadar lezzetli ki, yemeye doyamıyor insan. Geçenlerde işten çıkıp evime giderken, canım çekti, Küçükköy’e uğrayıp acılı patatesli bir Boşnak böreği yiyip akşam öğününü atlatırım diye düşündüm. Sarımsaklı’ya gelmeden önce deniz kenarında indim. Oradan yaklaşık bir kilometre kadar köye doğru yürüdüm. Kesme taşlı sokaklardan sekerek, tarihi yapılara hayranlıkla bakarak ilerledim, sokak köpekleriyle oynadım. Küçükköy’ün tertemiz havasıyla ciğerlerimi doldurdum, yürürken maskemi çıkarmak zorunda kaldım, çok da keyifli oldu.



Levhalar yönlendiriyor

Köyün girişine geldiğimde hangi börekçide yemeliyim diye düşünürken duvara çakılmış bir levha gözüme ilişti. ‘Sualtı Ressamı’nı işaret ediyordu ve yönlendiriyordu. Börek yemekten vazgeçtim. Biraz daha yürüdükten sonra bir yön levhası daha, iki üç beş derken levhalar beni tek katlı sıralanmış evlerin arasında rengarenk kepenkleriyle süslenmiş, kapısında Türk bayrağı asılı, şirin mi şirin, küçük bir atölyeye ulaştırdı. Levhanın üzerinde Sulaltı Ressamı Süleyman Sırrı Yeşilce yazıyordu.



Tavanda balıklar yüzüyor

“Merhaba”yla atölyeye adım attığımda sanatçı girdiğimi fark etmedi bile. Bir resmin başına oturmuş, maskesi yüzünde, eserinin son rötuşlarını yapıyor, kim bilir aklından neler geçiyordu o anda. Benim selamımla irkildi. Çalışmasını yarıda kestiğim için özür dileyerek kendimi tanıttım. Önce yaptığı çalışmaları keyifle izledim dakikalarca. Atölyenin tavanında, duvarlarda balıklar, dikenliler, kırmızı mercanlar, köpek balıkları, yunuslar, sanki dışarı fırlamışlar gibi canlı mı canlı bakıyorlar. Her bir resim diğerinden farklı bir deniz dünyasını anlatıyor. Özellikle kırmızı mercanlardan ve dikenlilerden oluşan tablosu o kadar doğal o kadar muhteşem ki başında durup dakikalarca izledim tabloyu.



Mektepli değil alaylı

Yirmi beş yıl önce İstanbul’dan gelip bir daha geri dönmediğini, Küçükköy’ü memleket edindiğini anlatan Sualtı Ressamı Süleyman Sırrı Yeşilçe, mektepli değil alaylı olduğunu söylüyor. Sualtı canlılarını anlatan resimleri neden yaptığına gelince, son yarım yüzyılda, denizlerin, derelerin, nehirlerin çevre kirliliği ile yüz yüze olduğunu, bu güzelliklerin yok olmaması için deniz yaşamını resimlerine yansıttığını anlatıyor.



Sualtındaki yaşam yok olmasın

Ressam Yeşilce, yirmi beş yıldır yaşadığı Küçükköy’e faydalı olmak için elinden gelen tüm olanakları kullandığını belirtiyor. Yeşilce, “Sualtını tercih etmemin nedeni, her geçen gün kaybolan dünyamızda suyun altında da bir yaşam olduğunu anımsatmak istememden kaynaklandı. Karada olduğu kadar, denizin altında da bambaşka bir dünya, apayrı bir alem var. Orada da doğal güzellikler saklı. Bu güzellikleri korumak gelecek nesillere emanet etmek bizim boynumuzun borcu. Zaten, gelişigüzel avlanmalar, dip tarayan balıkçı teknelerinin verdiği zararın önüne geçmek gerekiyor. Bu güzellikler yok olmasın, nesilleri tükenmesin. Bunun kavgasını veriyorum resimlerimde” diye konuşuyor.



Denizin altındaki dünya resimlerde yaşıyor

İstanbul’da Barış Manço Kültür Merkezi’nde, Avcılar’da, Kadıköy Vapur İskelesi’nde çok sayıda kişisel sergi açtığını anlatan Ressam Süleyman Sırrı Yeşilce esas mesleğinin matbaacılık olduğunu söylüyor. Ressam arkadaşlarının ısrarlarıyla resme başladığını vurgulayan sanatçı mürekkep ve boya kokusunun birbirini çağrıştırdığını söylüyor. Denizi ve doğayı çok sevdiğini, bu sevgiyi resimlerine taşıdığını söyleyen Yeşilce, “Tekneleri olan arkadaşlarımla amatör dalışlar yapıyorum, denizaltındaki dünyayı daha iyi tanımak için fırsat buldukça bunu tekrar ediyorum. Gördüklerim, karşılaştıklarım ve yaşadıklarım şu anda resimlerimde yaşıyor. Çok etkileniyorum, sualtındaki yaşamın yok olmasını görmek istemiyorum. O nedenle, çevreme olduğu kadar suyun altındaki yaşama da elimden geldiğince sahip çıkmaya çalışıyorum” diye anlatıyor.



Orhan Peker Sanat Galerisi’nde sergi açmak için gün sayıyor

Pandemi sürecinin sona ermesini sabırla beklediğini anlatan sanatçı, gelecek yıl sağlıklı yaşamın başlamasıyla birlikte, Ayvalık’ta ilk sergisini Ayvalık Belediyesi Orhan Peker Sanat Galerisi’nde, Belediye Başkanı Mesut Ergin’in katkılarıyla açmayı planlıyor. Küçükköy’e yolunuz düşerse, köy meydanına girişteki levhalar sizi sualtı ressamının atölyesine kadar ulaştırır. Gidin, tanışın, sohbet edin, satın alın, dönüşte köy meydanında gönlünüzün çektiği bir börekçide Boşnak böreği yemeden dönmeyin.




















Işık Teoman

isikteoman@gmail.com


4046











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)