ISSN 1308-8483
ARİF OLAN ANLAR / Ahmet Zeki YEŞİL
  Yayın Tarihi: 1.9.2021    


ARİF OLAN ANLAR

      Arif olan anlar...
      “Arif Bey, sözüm meclisten dışarı.”
      Öncelikle konuyu sağlam bir zemin üzerine oturtmalıyız. Elbette minibüslerde kucak kucağa oturulmasına karşıyız. Dayatmalara ve dayanmalara prim vermeyiz. Yani kimsenin önünü kapatma anlamında söylemiyorum. Ön açık kalsın, on yıllık periotlar haline arkamızı görelim. Dolayısıyla neticede nitekim benim söyleyeceklerim bundan ibarettir. Çünkü, benim bir hesabım yok.
      “Hesabım yok” demek, “bankada hesabım yok” demek değildir.
      Eğerler ve meğerler üzerinden konuşmayalım. Eğerle meğeri evlendirmişler, nur topu gibi üçüzleri olmuş. Sonra...
      “Biz bunlara bakamayız” demişler.
      Ayıptır günahtır, bakamayacaksan niye yaptın?
      Arif Bey, alnımız açık geldik bu günlere. İstersen gel bir şaplak vur!
      “Oh, çok iyi geldi...” diyecek değilim.
      Daha yolun başında otuz katlı hedefler koyduk. Milletimiz müsterih olsun, demokrasinin sahibi var. Eskiden bir Blue Jean reklamı vardı. O reklam yüzünden ben Blue Jean giymiyorum. Bir gün kafam kızdı, soğuk suya tuttum. Pantolonu değil, kafamı soğuk suya tuttum. Barajlarda su kalmadı. Eskiden bunun adı suistimaldi. Komşularınla iyi geçin ama, aradaki duvarları kaldırma. Duvarı kaldırırsan akraba olursun. Bundan ne bir küsüşme, ne de bir sevişme çıkarılmasın.
      İngilizce bir tabir vardır.
      “Vat du yu du, yattı uyudu.”
      Meselenin inceliği şudur... Ağlamak güzel şeydir ama, her yerde her zaman değil şüphesiz. Her yerde gaz çıkartabiliyor musun mesela. Onun gibi bir şey... Evet, demokrasi yarından daha güçlü olacak; o başka bu başka. Ne yazık ki, değerlerimize yabancılaştık. Aklımız fikrimiz Dolar’da, Yuro’da. Ben, bilebildiğim kadarıyla biliyorum da konuşuyorum.
      “Nereden biliyorsun?” diyorsanız, onu bilmiyorum.
      Bildiğim bir şey varsa o da şudur. Erkek zampara olmayacak ve asla zımpara yapmayacak. Her akşam çocuklarının başını kaşıyacak. Öncelikle onları huzura kavuşturacak, değerli olduklarını hissettirecek. Türkiye'de eskiden böyle şeyler yoktu. Karasaban, karabasan gibiydi. Gördüğünüz gibi hiçbir tepki olmadan oluyor her şey. Bize, şöle böle diyenler lütfen kendi muhasebelerini yapsın. Olmadı, muhasebe defterlerini yaksın. Biliyoruz ki, her şerde bir hıyarın teki vardır. Bu nedenle, şöle böle düşünmeyelim; beynimiz aşınmasın...


Ahmet Zeki YEŞİL



354











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)