ISSN 1308-8483
ADALET NASIL KURTULUR? / Ahmet Zeki YEŞİL
  Yayın Tarihi: 1.5.2022    


ADALET NASIL KURTULUR?

Flaş haber: “Adalet kötü yola düştü!”

Belediye yetkilileri, ara sokaklardan sorumlu olmadığını açıkladı. Adalet'in kocası Adil, faiz lobisini suçladı. Suçlamakla kalmadı, bankadan faizsiz kredi çekmek istedi, vermediler.
Çaresizdi. Bir tünel inşaatında çalışmaya başladı. Şirin için dağları delen Ferhat gibi günlerce toprağı kazdı. Sonunda kazdığı tünel, ona kredi vermeyen bankaya çıktı. Sevinemedi. Çünkü Adil, banka soygununa karışmaktan içeri tıkıldı. İçeride, hem canı sıkıldı hem de Adalet’i düşünmekten yoruldu. Mahallenin ablası Fahriye Abla’ya bir mektup yazdı. Mektupta, “Ne vefalı komşumuzdun sen Fahriye Abla, neler oldu anlatsana?” gibilerden bir soru yöneltti. Bu sırada Adalet, evlere temizliğe gidiyordu. Evin sahibi Adalet’e, “Sen aslında şu an, geçiş garantili köprülerden geçiyorsun haberin yok” dedi. Adalet, bu sözlere anlam veremedi.

Adalet Yüksek Okulu mezunu Fahriye Abla, melek gibi bir kadındı. Çünkü, tuvalete gittiğini hiç kimse görmemişti. Oysa o, müzmin kabızdı ve bunu kimse bilmiyordu. Adil’i cezaevinde ziyaret etti. “Gelişen, güzelleşen Adalet’i çekemediler. Son gördüğümde Avrupa Birliği Adalet Divanına uzanmıştı” şeklinde bilgilendirdi. Şaşkına dönen Adil, sinirinden yine tünel kazmaya başladı. Günler günleri böyle kovaladı. Adalet çok telaşlıydı, salatalık yerine parmağını doğradı. Kocası Adil’e, “Maaş+sigorta+sen olsa, ne isterim başka” diye seslendi. Aile Bakanlığı, yaraların sarılması için talimat verdi.

Adil, iyi bir insan olmaya kararlıydı. Cezaevindeyken, “Hak, Hukuk, Guguk ve Adalet” konulu şiir yarışmasına katıldı. Çok övgü aldı. Ancak, anaokuluna giden oğlu Hukuki’nin ortada kaldığını öğrenince kafayı bozdu. Tünel kazarak cezaevinden tekrar kaçtı. Navigasyon kullandığı için Adalet’i bulmakta zorlanmadı. Adalet’e, “Hasretinden pantolonlar eskittim” dedi; sarılıp öpmek istedi. İşte o an, polisler tarafından yakalandı. Alkış tutan bir vatandaş, “Bir kadını sokak ortasında dövebilirsin ama öpemezsin. Öpersen, başına gelecekleri bilemezsin” diye bağırdı. Adil, polisler tarafından tekrar cezaevine gönderildi.

Yollar düzgün olsaydı bunlar olmayacaktı. Adalet’in elleri, ayakları kan içinde kalmayacaktı. Kamunun Vicdan’ı ağlamayacaktı. Vicdan, dansöz gibi oynamayacaktı. “Adaletin bu mu dünya?” şarkısını söylemeyecektik. Böyle yol, böyle kaldırım olur mu? Olursa, Adalet kurtulur mu?


Ahmet Zeki YEŞİL



171











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)