ISSN 1308-8483
Kurtuluşun Arifesinde Foça’da Neler Yaşandı? / Sebahattin Karaca
  Yayın Tarihi: 11.9.2022    


Kurtuluşun Arifesinde Foça’da Neler Yaşandı?



Kars’ın Ardahan Hanak İlçesi- Damal Nahiyesi Nunus Köyünde doğdu. O gün ağabeyi ile birlikte ekin tarlasında çalışıyordu.

Öküzlerin çektiği kağnıya buğday saplarını tıka basa doldurup eve doğru yola koyulmuşlardı. Kağnının mazısına sürülmüş bezir yağı ve yumurta akı sayesinde tekerden çıkan ses köydeki evden duyuluyordu. Kuru derenin kenarında yol alan kağnı iki jandarma tarafından durduruldu. Kağnıda koşulu öküzler boyunduruktan alındı ve serbest bırakıldı. Kağnı ise derenin kenarında üstündeki yük ile öylece kaldı. Jandarmayla yola çıkan Kasım ve ağabeyi askerlik şubesine getirildi ve aynı gün birbirinden ayrılarak her birisi farklı yerlerde bulunan acemi birliklerine gönderildiler. Kasım’ın gücü kuvveti yerindeydi. Askerde kendisine “Pehlivan” lakabı takılmıştı. Acemi birliğinde gününü dolduran Kasım, soluğu Iğdır’ın Orgut bölgesinde, sınır kapısında Rus tehdidine karşı kurulmuş alayda yerini aldı. Bolşevikler birbirlerine girince, hudutta tehdidin kalmadığını düşünen Atatürk, alaya mektup yazdı. Mektupta “Bulunduğunuz yerde göreviniz bitmiştir. Şimdi ise Ege Kıyılarında Yunanlı askerler her tarafı yakıp yıkmakta ve tehlike arz etmektedirler. İzmir’e derhâl bir tabur gönderiniz. Bundan böyle bu taburun görevi Yunanlı askerlerle baş etmektir” denilmişti.

Bunun üzerine Alaydan bir tabur trenle akşam vakti Menemen’e geldiğinde, içinde Kasım’ında bulunduğu bir bölük asker burada indi. Diğer bölükler ise İzmir’e devam ettiler. Menemen’de inen bölük gece boyu yürüyerek sabaha doğru Foça’ya ulaştı.



Kurtuluş Nasıl Oldu?

Kısa süre sonra sokak aralarında başlayan sıcak çatışma, Yunan askerlerinin Büyükdeniz’de günümüzde Anfi Kafe’nin bulunduğu yerdeki Hükümet Konağına girmesi ile burada devam etti. Daha birkaç gün önce Iğdır’da nöbet tutan askerler, bu defa batıda Yunan askerleriyle savaşıyordu. Türk askerinin Hükümet Konağını kuşatmış olmaları karşısında çaresiz kalan Yunan askerleri, içeriden ateş etmeyi sürdürdüler. Çatışma gün boyu sürdü. Türk askerlerinin kazanmasına ramak kalmıştı. Karanlık basınca, silahlar susmuş taraflar beklemeye başlamıştı.



Sabırsız Kasım

Gece yarısı Kasım (Pehlivan) ve bir asker arkadaşı Hükümet Konağının arka penceresinin camını kırarak bir iki el ateş ettiler. Köşeye sıkıştıklarını anlayan Yunanlı askerler, kapıları açarak koşar adım kendilerini denize attılar. Ortalık can pazarına dönmüş, işgalin mağrur Yunanlıları karanlık denizde kaybolmuştu.

Sabah olup hava aydınlandığında denizde yüzen birkaç şapka görünüyordu. Ne yaralı ne ölü, ne de sağ olarak kimse bulunamamıştı. Şimdiki Fenerin önünde bekleyen Yunan gemileri onları toplamış ve götürmüşlerdi.

Aynı gün Hükümet Konağına Atatürk’ün Trablusgarp’ta silah arkadaşı olan, Bağarası eşrafından Hacı Veli, Türk Bayrağı dikti. Kendisine daha sonra Bayraktar soyadı verildi.

Ardından Surların birkaç noktasına Türk Bayraklarının dikilmesiyle 11 Eylül 1922 tarihinde kadim kent Foça'yı Yunan işgalinden kurtaran bölük, vakit kaybetmeden Kuzeye doğru yola koyuldu. Kısa sürede Çanakkale’ye vardı ve gittikleri her yerde Atatürk’ün emrini yerine getirdi.




Kaynak : Kahraman askerimiz Kasım’ın (Pehlivan’ın) torunu olan, Sağlıkçı Muharrem Yeşilkaya ile yapılan sözlü röportaj


Sebahattin Karaca

sebahattinkaraca35@hotmail.com
www.sebahattinkaraca.com

204











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)