ISSN 1308-8483
AYVALIK ANADOLU UYGARLIKLARI SERGİSİ GENİŞ KAPSAMLI MÜZEYE DÖNÜŞÜYOR / Işık Teoman
Işık Teoman    
  Yayın Tarihi: 29.12.2022    


AYVALIK ANADOLU UYGARLIKLARI SERGİSİ GENİŞ KAPSAMLI MÜZEYE DÖNÜŞÜYOR



Antik Çağ’dan bu yana tarih boyunca çok kültürlü bir yapıya sahip olan Ayvalık, Küratör Necdet Bezmen ile Ayvalık Ayazması Derneği işbirliğinde açılan ve Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin tarafından desteklenen ‘Anadolu Uygarlıkları Sergisi’ sayesinde kültür turizminde varlığını güçlendiriyor. Yaklaşık 150 bin dolar yatırımı taşıyan ve Ayşe Mina Esen Koleksiyonuna ait eşsiz 619 esere ev sahipliği yapan sergi Ayvalık’ta ziyaretçilerle buluşuyor.

Müze açma hayali gerçeğe dönüştü

Çocukluğundan beri dünya vatandaşı olarak yaşamış ve yine gittiği her ülkede sanat ve tarihe özel ilgi duymuş Küratör, Yazar Necdet Bezmen son yirmi yıldır yaşadığı Ayvalık’ta, hayatı boyunca çok etkilendiği Anadolu uygarlıklarıyla ilgili bir müze açma hayalini kuruyordu. Bu konuda pek çok kez girişimlerde bulunan Necdet Bezmen’in bu hayaline Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ve Ayvalık Ayazması Derneği sahip çıktı.


Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin

619 eşsiz esere ev sahipliği yapıyor

Uzun yıllar zeytinyağı fabrikası olarak kullanıldıktan sonra, önemli bir sanayi dönüşüm projesi olarak Ayvalık Belediyesi tarafından sosyal merkez haline getirilen Kırlangıç Yaşam Merkezi’nde açılan Anadolu Uygarlıkları Sergisi, Ayşe Mina Esen Koleksiyonuna ait 619 eşsiz esere ev sahipliği yapıyor. Komşu adalardan özellikle yeme içme mekanları ve rengarenk pazarlarıyla ilgi gören Ayvalık artık Yunanlı dostlarını kültür alışverişi için de ağırlayacak.

Geniş kapsamlı bir müzeye dönüşecek

On bir kişilik uzman ekibin bir yılı aşan sürede hazırladığı sergi geniş kapsamlı bir müzeye dönüşebilecek alt yapıya da sahip. Balıkesir’in Ayvalık ilçesi ve çevresindeki ilk arkeoloji sergisi olma özelliğini taşıyan mekânın daha da zenginleşebilmesi için Avrupa Birliği Kültür programları, UNESCO ve Amerika’ya ait fonların desteklerine başvuruldu. Bu girişimlerden olumlu sonuçlar bekleniyor.



Hellen, Roma, Hitit ve Urartu gibi uygarlıklara ait eserler

257 tanesi pişmiş toprak, 198'i bronz, 100'ü cam, 33'ü mermer, 9'u taş, 10'u kurşun, 7'si gümüş, 3'ü kemik ve 2'si demirden yapılmış, Kalkolitik Çağdan Bizans’a (MÖ 5500-MS 1453) uzanan tarihsel geçmişe sahip, Hellen, Roma, Hitit ve Urartu gibi uygarlıklara ait eserlerin bulunduğu serginin temelini 2015 yılında yayınladığı ‘Hayat Ağacı: Anadolu’nun Gölgeleri’ne dayandıran Necdet Bezmen sergiye eser seçimiyle ilgili süreci şöyle ifade ediyor: “Sevgili sanat ve tarih sever Ayşe Mina Esen’in Koleksiyonunda yaklaşık 1500 eser bulunuyordu. Eser seçimindeki ilk 400 parça, 2015’te yayınladığımız ‘Hayat Ağacı: Anadolu’nun Gölgeleri’ kitabımız için İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin değerli çalışanları tarafından yapılmıştı. Kitapta olmayan diğer 200’den fazla eserse Ayvalıklı ünlü bilim insanı Prof. Dr. Ömer Özyiğit tarafından yakın zamanda seçilip İstanbul Arkeoloji Müdürlüğü tarafından onaylandı.”

Sanat ve tarih tutkunu Ayşe Mina Esen ile yıllara dayanan ortak üretimlerinde temel hedefin daima sanatı ve tarihi apaçık sergileyecek çalışmalar hazırlamak üzerine olduğunu söyleyen Bezmen aralarındaki doğal iş bölümünü de şöyle anlatıyor:

“Bir kitap ve bu kitabın ilham olduğu sergi/müze fikir ortak tutkularımızla ortaya çıktı. Tüm süreç boyunca araştırmalar yapmak, küratörlük, yurtdışı eser alımları, müzayedelerin takip edilmesi, kitap yazma işi ve müze için ekip oluşturmak benim zevkle üstüme aldığım işlerdi. Bunun yanında Ayşe Mina Esen de eserlerin kayıtlarını, müze ilişkilerini ve restorasyon işlerini üstlendi. Koleksiyonun bulunduğu adrese tam teşekküllü bir laboratuvar da kuran Ayşe Hanım bu anlamda hem finansal hem de manen sahiplendi koleksiyonu.”

Anadolu Uygarlıkları Sergisi sürekli olarak Ayvalık’ta tarih ve arkeoloji tutkunları ile buluşmaya devam edecek. Ayvalık eşsiz coğrafyası, ürettiği sayısız ürünü ve tarihinin yanı sıra kültür, eğitim ve sanat alanlarındaki yeni projeleri ile tüm Türkiye’yi kendine çekmeye devam ediyor.


Necdet-Bezmen

Necdet Bezmen’in Kaleminden Serginin Hikayesi:

Çocukluk yıllarımda içimdeki heyecanın peşinden koşarken başlayan arkeoloji tutkum Avrupa'ya uzanan ve Amerika'da devam eden eğitim hayatım boyunca değişik kültürlerden beslendi. Henüz 12 yaşındayken İsviçre'deki eğitimim sırasında öğretmenimizin götürdüğü bir müzede başladı her şey benim için. 15 yaşında İsviçreli arkadaşımın evinde ilk kaldığım zaman geceleri uyku tutmazdı. Babasının Hindistan kökenli tarihi eser koleksiyonu eve bahçeye sığmıyordu. Bu Zürih Gölü’nün kenarındaki koleksiyonun ileride benim ilham kaynağım olacağının henüz farkında değildim o günlerde. Ben sordukça anlatıyordu babası. Şaşkınlığımı yenmem seneler aldı. Amerika’daki özel koleksiyonlar hep ilgimi çekmeye devam etti ve koleksiyoner olma hayalim, sonrada müze kurma hedefi haline dönüştü.

Batıda ve Türkiye’de tekrar tekrar gittiğim müzelerde devamlı eserleri etiketleriyle fotoğraflarıyla bir arşiv oluşturmaya başladım. İlgi alanım her zaman Anadolu Uygarlıkları oldu. Anadolu kökenli eserler benim için Mezopotamya, Mısır, Roma ve Helenistik eserlerin gölgesinde kalıyordu.1980'lerde, ufkumu genişleten Batı dünyasından İstanbul'a geri döndüğümde memleketimdeki başka merakların peşine düşmenin artık tam sırasıydı. Yüzümü döndüğüm ilk yer Anadolu oldu. İstilalar yaşamış, büyük uygarlıkların merkezi olmuş, kimi zaman da kendini kapayıp sırlarını karanlıklara gizlemiş Anadolu’yu keşfetmeye işte o dönemde başladım. Tarihin ve sanatın inceliklerine şahit oldum; insanı kendine çeken büyüsüne kapıldım. Anadolu’nun en güzel iklimlerinden olan Ayvalık ve Cunda, bu müze ve içindeki değerli eserlerle birlikte sahip olduğu tılsımı daha da güzel ifade eder hale geliyor şimdi. Doğal dokusu ve eşsiz insan mozaiğiyle dünyanın dikkatini çeken bu topraklar şimdi de sergi alanındaki eserlerle tarihi değerini gözler önüne sunuyor. Bir merak yolcusu olarak buluştuğum Ayvalık, artık benim için bir imza. Sevginin, saygının, evrensel değerlerin, huzurun ve aydınlık yarınların simgesi. Bu eserlerin sizle buluşması ve sembolize ettiği değerlerle size dokunabilmesi en büyük dileğim. Varoluş yolculuğumun izi ‘Hayat Ağacı: Anadolu’nun Gölgeleri’* adlı kitabın Ayvalık’ta meyvelerini vermeye başladığı an benim için bir dönüm noktası oldu adeta. Toprak altında saklı duran, ancak zamanla gün yüzüne çıkan bu muhteşem tarihi doku, korunarak yaşayacağı mekânını buluyor ve eşsiz eserler meraklılarıyla buluşuyor artık. Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Ayazması Derneği, İstanbul Arkeoloji Müzesi ve Kültür Bakanlığı izin ve destekleriyle Ayvalık Kırlangıç Fabrikası alanında bir müze alt yapısıyla açılan Anadolu Uygarlıkları Sergisi bir yılda ve 150 bin dolarlık bir yatırımla gerçekleşti.


































*Hayat Ağacı: Anadolu’nun Gölgeleri; Kitap, Yazarı Necdet Bezmen, 2015


Işık Teoman

isikteoman@gmail.com


1718











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)