ISSN 1308-8483
Toprağa Yakın YAŞAMAK

  Yayın Tarihi: 3.4.2009    


Toprağa Yakın YAŞAMAK


Toprağa yakın yaşamanın en keyifli yanı, yaşam enerjimizin vazgeçilmezi olan hava-su ikilisiyle oluşan mucizelere her an tanık olmaktır. Tabiat akşamdan sabaha sürekli değişiyor, yan bahçede bugün farketmediğimiz kuru bir dal, yarın yeşil, al yada pembe tomurcuklara bürünüveriyor, ne muhteşemsin doğa...

Toprağa yakın yaşamak onun nimetlerinden de en iyi şekilde faydalanmayı beraberinde getiriyor. Elime bir bıçak alıp şöyle bir dolaşıyorum bahçemde, her adım atışta inanılmaz tazelikteki sebze ve otlara tosluyorum. Ne zaman büyüdünüz siz sevgili baklacıklarım? Yeni koparmamış mıydım bir koca demet pazılarımdan birkaç gün önce! Ya siz naneciklerim nasıl bu kadar çabuk yayıldınız bunca alana? Büyük ninelerim söylerdi; "nane arsızdır bir kök ek sarsın bütün bahçeni" diye. Toprağımın her gün yepyeni cömertliklerine şahit olmak öyle büyük bir keyif ki...

Kendi yetiştirdiğiniz sebzenin lezzet ve güvenilirliğini hiçbir yetiştiricinin ürününde bulamazsınız bu bir kuraldır. Satıcının elinde kaç yüz tane sertifikası da olsa, diyorum ya asla kendi yetiştirdiğinize, gözünüzün önünde büyüyüp yetişene benzemez.

Üreticinin nasıl bir ortamda, hangi sulama kanalının veya kanalizasyonun suyuyla suladığını, nasıl tohum kullandığını bilemezsiniz, diğer yandan bilindiği üzre günümüzde pek çok sebze, ot ve tahıl, kısır tohum (hibrit yada ifrit) denilen genetiği ile oynanmış tohumlardan üretilmekte, çünkü ekonomik olarak fazla miktarda, iri, parlak renkli ve görüntü olarak kaliteli (yarasız beresiz) ürün vermekte.

Günümüz dünyasında koşullar gitgide değişmekte. Akıllı ve gerçekleri görebilen insanlar, insan yaşamı için elzem olan besinlerin yetiştirilme kaynakları üzerine daha kapsamlı düşünmeye başladılar. Gerçekten de, gelecek nesillere sağlıklı genler taşıyabilmek isteyen bireyler, bu konuları biraz daha fazla düşünmeli galiba!

Bahçem yoksa ne yapmalıyım?

İşte akla gelen en bariz soru bu, ya bahçemiz yoksa ne olacak? Günümüz koşullarında insanlar apartmanların üst katlarında oturuyorlar ve topraktan epeyce uzaktalar. Bunun da kolayı var, eğer ki; saksılarımızda neler yetiştirebileceğimizi bilebilseydik soluğu hemen aktar ve zirai pazarlarda alırdık. Ve hatta köyleri gezip genetiğiyle oynanmamış doğal tohumlar arardık köylünün ambarlarından! O tohumları da elimizden geldiğince ekebildiğimiz toprak parçacıklarına serper sulardık ruhsal bir ibadetle.

Doğru tohum, doğru toprak ve yeterince su ile kim bilir nasıl sebze ve yeşillikler yetiştirirdik, unutuyordum en önemlisi de coşku ve sevgimiz elbette...

Her ne yaparsak yapalım içine sevgimizi koyamazsak o zaten hiçbir şeydir.

Aşçı Fok
Nurdan ÇAKIR TEZGİN


www.ascifok.com


1519











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)