ISSN 1308-8483
Tatlı Sızlanmalar

  Yayın Tarihi: 31.5.2009    


Tatlı Sızlanmalar


Bütün denizlerin ortak özelliği "deniz" olmasıdır diyerek gülümsetiyorum etrafımdakileri...

Hepsi mavi, hepsi tuzlu, hepsi deniz işte! Tuzu biraz az yada fazla olmuş, rengi yeşil yada grimsi turkuvaza çalmış ne gam. Hepsi deniz deniz kokmuyor mu? Bakalım ki muhtevası temiz olsun tıpkı içimiz gibi!.

Derler ya; "Sen bakma onun öyle göründüğüne, içi pırlantadır ayol, içi temiz, içi". Ben de deniz olsun da nerede olursa kabulüm misali; iç denizlerin ağababası Marmara Denizi'nin Mudanya'sından gireyim dedim bugünkü sohbetimize. Mudanya'nın denizi gözüme biraz daha mı temiz göründü ne!

Geçen hafta Bursa ve Mudanya taraflarındaydım. Bir önceki yazımda söz ettiğim gibi gezip tozduğumu değil, yiyip içtiğimi anlatmaya niyetliyim. Esin ve Orhan Mudanya sezonunu açmışlar ve İhsan Üren Evi'nin o muhteşem manzaralı bahçesini adeta mini bir zümrüt ormanına döndürmüşler.



Yeni döndükleri Kapadokya seyahatlerinin izlerini taşıdıklarından keyifliydi ev sahiplerimiz. Avanos'tan getirdikleri küp kebabı testilerini bir an önce test etmeye heveslenen Orhan, kuzu eti ve patlıcan ağırlıklı bir çeşit küp kırma partisi yaptı bize...



Esin'in, tarifi annesine ait olan bol soğanlı bulgur pilavı, “fresh lezzet” dedikleri taze sakız kabağı soğan ve dereotu ile zeytinyağından oluşan kabak oturtması, testi kebaplı gecenin alkışıydı. Laf aramızda ikisi de benim favorimdi.



Diğer tarafta Bursa balkon sofralarına da değinmemek olmaz, Uğur'un mangaldaki hüneri, Arzu'nun zeytinyağlılardaki başarısı, çilekli tart ile adeta tavan yaptı. Seksenli yıllarda, Cengiz Kurdoğlu ve Ümit Besen'li taverna ekolü vardı. Tavernalarda org çalan müzisyen başlardı Allah ne verdiyse; filanca beyler de gelmişler, aman efendim feşmanca hanımlar da teşrif etmişler haydi eller havaya filan babından klişe nakaratlar, ben de onlara benzettim kendimi bir an. Filancanın kebabı, turtası, feşmancanın pastasının tadı derken sevdiklerimizle geçen gırtlak sohbetli günleri geride bırakıp, Ege'mize intikal ettik.



Mudanya, geçmişin sıcaklığı ve bugünün maviliğiyle kavradı yine her zamanki gibi beni.

Foça'ya dönmenin pek sevmediğim yanı bu galiba; Hiçbir yere benzemeyen bir şey var Foça'da ve nedense bu duygu artık beni rahatsız etmeye başladı! Rahatsızlık! Biraz abartılı oldu biliyorum, rahatsızlık değilse de şımarıkça iç sızıntısı, galiba evet daha uygunu bu olmalı. Şımarıkça sızlanma!

Foça'sızlığı tatlı bir kaşıntıya da benzettiğim oluyor kimi zaman. İki denizin kavuşmasına benzer bir uğultuya kapılıyorum sevdiğim başka yerlerden Foça'ya döndüğümde. Bu uğultu bir süre bende kalıyor, neyse ki çabuk geçiyor, duymamış olmanızı yeğlerim.

Bütün denizler güzeldir yine de...


Aşçı Fok
Nurdan ÇAKIR TEZGİN


www.ascifok.com


1527











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)