ISSN 1308-8483
Yangından, yeminden ve yemekten sonra... Yangından, yeminden ve yemekten sonra...

  Yayın Tarihi: 27.6.2009    


Yangından, yeminden ve yemekten sonra...



Foça'nın Yenifoça Mahallesi'ndeydim bugün.

Kırk yıllık Yenifoça, başlı başına bir kasaba sayılabilecek koskoca belde de mahalle gibi ufaldı cebe girdi ya! Bir kasabanın 22 kilometre ötesinde şehirlerarası yolunun sonunda bir mahallesi varsa, sanıyorsunuz ki o kasaba elli altmış bin nüfuslu filan! Yine sözcüklerin tükendiği yerdeyim ama duygularım tükenesi değil.

Yangının üzerinden dört gün geçti, dört koca gün ve o kapkara isin kokusu her yerden duyuluyor. Yenifoça'nın simgesi o güzelim yemyeşil orman dağı yok olmuş, onun yerinde kara kapkara, karanlık bir iblis kanatlarını açıp bütün bir vadiye gölgesini düşürmüş.

İs kokusu ciğerlere işlemiş, her yer kara zift gibi is kokuyor... Halk; mal, can, yonga derdinde, haklılar tabi ne yapsınlar. Kimsenin başına gelmesin böyle felaketler.
*
Asker yemin etmiş bugün.

Yenifoça'ya gitmek için 7. Jandarma Alayı'nın önünden geçme gafletinden bulunduk. O dar ve engebeli yol ana baba günüydü, yemin töreni için Türkiye'nin her yerinden arabalar dolusu insan vardı alayın önünde. Özel otolar, otobüsler, arkası açık kamyonetler büyük bir panayır yerine çevirmişlerdi o bölgeyi. Bir tarafta kara bir leke gibi haritalaşmış yangın alanı diğer tarafta binlerce asker ailesi ve asker kucaklaşıp hasret gidermekte, piknik yapmakta.

Biz biraz tuhaf milletiz.

Yemin töreni için gelmiş olan o kadar kalabalık insan, toz duman içinde çocuklarıyla hasret gidermeye çalışıyor yetmeyen ağaç gölgelerinin altında. Her küçük ağaç fidanının kıyısına neredeyse yirmişer kişi sıkışıp bir şeyler yemeye çalışıyorlar, tıkanmış trafiğin tam ortasında.

Her türlü güçlü duyguyu yeme içme ritüeliyle pekiştirmek, örf adet ve geleneklerimizde asırlardır var. Aileler evlatlarına olan hasretin yoğunluğunu, kilometrelerce uzaktan memleketlerinden getirdikleri yöresel yiyeceklerle gidermeye çalışmaklar. Biraz da memleket kokusunu, ekmeğini, havasını suyunu asker ocağına taşımış olmanın garip rahatlığı içindeler belli etmeseler de. Aslında tuhaflık bunun neresinde, öyle doğal ki...
*
Merak bu ya, onca kalabalık insan tuvalet problemini nasıl çözdü acaba? Tuvalet dedim de aklıma geldi, geçen akşam bir restoranda yemek yiyiyoruz, iki de Alman misafir var yan masada, balıklar geldi kadehler kalktı ve tam önümüzde koskoca bir çöp arabası çöp toplamak üzere durdu! Tam yemek saati özel tasarlanmış gibi on dakika ardından bu defa vidanjör geçmez mi ağırdan alarak, resmi geçit yapar gibi...

Eskiden sezon başlayınca sahil yolu da trafiğe kapanırdı, şimdi sahilin trafiği daha mı yoğunlaştı yoksa bana mı öyle geliyor!



Aşçı Fok
Nurdan ÇAKIR TEZGİN


www.ascifok.com


1816











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)