ISSN 1308-8483
Aliağa'da Hamsi Çevirme

  Yayın Tarihi: 4.2.2010    


Aliağa'da Hamsi Çevirme


Geçen gidişimde gözüme kestirdiğim bir lokanta vardı, Aliağa Balık Evi. Yine yolumuzu düşürdük geçen gün, işlerimizi hallettiğimizde soluğu doğruca orada aldık.

Et restoranları ve kebapçılar karşısında biraz kayırdığım yemek mekanlarıdır balık lokantaları. Vejateryan olarak et değil de sadece balık yiyebildiğimden olsa gerek balık, balıkçı ve balık restoranlarıyla aram hep iyi olmuştur. Bütün bu "balık" çıkışlı konularla oluşan sıcak ilişkim, nedense sayfalarımdaki yazılarıma pek fazla yansımıyor. Ne vakit balık yazısı yazmaya koyulsam daha sonraya ertelediğimi fark ediyorum, nedenini bilmiyorum!

Belki de balık ve balık lokantaları konusunda söylemek istediğim çok şey olmasındandır. Şöyle gönlüme göre balık restoranı bulamayışımdandır, olamaz mı?

Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede neredeyse denizin içinde yaşıyoruz ama nedense balığı dışarıda yemek hala lüks bu ülkede! Neden lüks? Şimdi bu konuyla yol almaya başlarsam ardı arkası bitmez, en iyisi ben Aliağa'ya döneyim.

Aliağa Balık Evi merkezde, kentin gayet ferah bir meydanında. Bazı restoranlarda masa ve sandalyeler dip dibedir, daha fazla müşteri sıkıştırabilmek için üst üstedir ya, burası öyle sıkışık bir restoran değil. Öncelikle ferah oturma şekli ve hızlı, güler yüzlü hizmet anlayışlarını beğendiğimi ifade etmeliyim. Sorduğunuz her şeyi tatminkar bilgilerle yanıtlıyorlar. Gereksiz ve asılsız sözler sarf etmiyorlar.

Genellikle hangi balıkları sunuyorsunuz diye sorduğumda aldığım yanıt en uygunuydu; "Mevsimine göre" yani, lezzetli zamanına göre bulunduruyoruz yanıtı.

Çarşamba ve Cumartesi günleri balık çorbası hazırlıyorlarmış. Ege otlarından mezeleri her zaman taze ve çeşitliymiş, biz yoğurtlu taratorlu şevket-i bostan salatasının tadına baktık. Şevket-i bostan otu haşlanıp, süzme yoğurtla hazırlan taratora karıştırılıyormuş, servis tabağına alınıp üzerine zeytinyağı ve dövülmüş ceviz serpilip servis ediliyor.

Levrek ve dil balığından sütlü balık yapıyorlar. Tekir ve barbun tava, mevsimine göre, hamsi, sardalye, kefal, isparoz, fener, çipura ve diğerleri...

Restoranlarda sardalye ve hamsi türü küçük balık yiyebilmek her babayiğidin harcı değildir! Küçük balık sorduğunuzda yok derler, en fazla barbun önerirler, bu tür kalıplaşmış anlayışları yıkmanın zamanı çoktan geldi de geçiyor... Küçük balıkları hakkıyla pişiren lokantaları öne çıkarıp duyurmaktan büyük bir zevk alacağım.

Ege'de hamsi bulmak zordur hele de tazesini. Hamsi Ege'ye uzak bir balıktır, aslında Karadenizlilerce hamsi balık da değildir. Aliağa Balık Evi'nde, kışın daima bulunuyormuş hamsi, hem de çevirme dedikleri mısır unuyla pişirilerek hazırlanıyor. Siz sadece büyük çevirme mi, küçük çevirme mi yiyeceğinize karar veriyorsunuz, ah tabi yanında da rengarenk bir mevsim salatası, belki birkaç da tadımlık meze...

"Hamsi" ismiyle müstesna, tadıyla yaşam biçimi oluşturan fosfor fırıldağı kurşuni bir ışıktır. Deniz kokan, iyot kokan, hamsi kokan hamsi... Damağı alışkın olan arar onu. Arar bulur neredeyse... Aliağa'da buldum onu ve ekmeksiz salatayla doyunca yedim. Ah bir de salatanın zeytinyağı sızma olaydı!

Turgay'la tıka basa keyifli bir hamsi ziyafeti çektik Aliağa Balık Evi'nde, adisyonu da sadece 20 Liraydı... Her anlamda yol düşürmeye değer.

Aliağa Balık Evi
Tel: 0 232 616 40 04
Kazımdirik Mah. 262. Sok.
No: 5 (PTT Arkası)
Aliağa / İzmir


Aşçı Fok
Nurdan ÇAKIR TEZGİN


www.ascifok.com


2799











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)