ISSN 1308-8483
Temmuz telaşı

  Yayın Tarihi: 14.7.2010    


Temmuz telaşı


Temmuzun sesine kulak tıkamayan Temmuz severlerdenimdir ben. Yaz mevsiminin en hararetli zamanı olan yaz ortası her yıl olduğu gibi gibi bu yıl da dolu dolu geçiyor. Büyük kentlerin cemiyet hayatı genellikle kış aylarına denk düşen yoğunluklarla yaşanırken, bizler gibi kıyı kasabalarında yaşayanlarınki "yaz tatili" motivasyonuyla renklenir.

"Tatilde her şey mübahtır" düsturu; sahil kasabası insanlarının iyi bildikleri bir hoşluktur! Tatilde her şey daha bir hoşgörülüdür, yaz aşkları gibi daha bir uçucudur. Yaşamın akışı, yaz güneşi gibi yakıcı ve kavurucu olmalıdır sanki bu mevsim! Her şeyin yolu aşkla kesişmelidir, aşkla dolmalıdır yürek kafeslerimiz. Ne aşkı; o size kalmış! Kimi yıldıza aya, kimi ilk kez keşfettiği yakamozlara, kimi de etten kemikten Adem ve Havva'lara...

Bu defa aşk değildi geleceğim nokta lakin, aşkla kesiştim satır dönemecimde yine. Bu Temmuz sıcaklarında bir yemek tarifiyle buluşabiliriz aslında; Yaz sebzeleriyle flört eden havucun hikayesini paylaşabilirim sizlerle, yemek olması şart değil salata da olur değil mi? Durup dururken nereden çıktı havuç, hem de yaz ortasında! Üstelik de yaz sebzeleri yazın, kış sebzeleri de kışın yenmeli gibi bir inancı yürekten desteklerken diyorum kendi kendime! Oysa yazılıp anlatılacaklar öyle birikti ki...

Neleri hızlı yaşıyoruz şu günler, hepsi de Temmuza sığan aktiviteler aslında. Temmuz öncesinden de çok şey var burada paylaşmam gereken lakin yetişemiyorum. Halbuki ne güzel anlarım var sizlere muştulamak istediğim.

Zaman zaman bugünü bırakıp geçmiş günlerin güzelliklerinde geziniyorum. Geçtiğimiz baharın içimi ısıtan bir merhabasına el sallıyorum içimden günlerdir, o beni duyuyor mu bilmiyorum. Oysa o günü nasıl da kazıdım belleğime. Hiç öyle içten gülümseyen, gözleriyle sevgisini haykıran bir insan gördüm mü diye sordum kendime günlerce. Oya Öngör'ün sıcacık gülümseyen varlığıyla tanıştığım o bahar sabahından beri yazıyorum bu satırları ben.

İçimden konuşuyorum kendisiyle, bütün güzel çiçek demetleriyle karşılıyorum onu aslında. Küçükdeniz'deki denizi gören büyük alışveriş merkezinde karşılaşmıştık Oya Hanım ile ve elbette eşi beyefendi ile. Ama ben Oya Hanımın ışığıyla öyle aydınlandım ki başka bir ayrıntıyı kazıyamadım belleğime, o gün orada bulunanlar lütfen darılmasın... Bu sadece benim görüşüm değil, o alışveriş merkezindeki kasiyerlerin de ortak fikri. Beni yazılarımdan takip eden o ışıklar saçan hanımın güzelliğini anmak istedim bugün. Yaz ortası telaşıyla yaz bitmeden onunla bir kez daha, biraz daha uzunca rastlaşır mıyız diye... Bilemiyorum, umuyorum. Yaz bitmeden, belki...

Havuçlu domates salatası

Antioksidanlar ve mineraller açısından oldukça zengin olan havucun serinletici etkisi yaz ayları için ideal. Havucun renginde yoğunlaşan beta karoten ve yağ ile birlikte açığa çıkan A vitamini yaz mevsimi için de gereklidir. Koyu renk sebzelerin bir arada olması hiç cazip görünmese de, havuç ve domatesin ettiği faydaları göz ardı edemeyiz. Yukarıda fotoğrafını gördüğünüz tesadüfen yapmaya başladığım bir salatadır bu, kırmızı ve turuncunun renk uyumsuzluğu nedeniyle pek bir arada kullanmazdım!

İki havuç
İki domates
Yarım demet maydanoz
İki diş sarmısak
2 - 3 Yemek kaşığı zeytinyağı
Yarım limonun suyu

Havuçları rendeleyip hemen limonlayın kararmasın, olgunca Temmuz domateslerinin kabuklarını soyup kuşbaşı doğrayın ve havuç rendesiyle karıştırın. Üzerine kıyılmış taze maydanozu da serpip, ezilmiş sarmısak ve tuz ile karıştırdığınız zeytinyağını da gezdirip afiyetle serin serin yiyin. Bol limon suyuyla öyle serinletici oluyor ki, ince bir dilim kızarmış ekmek, birkaç zeytin ve az tuzlu bir tulum peyniriyle öğün yerine bile geçebiliyor. Ardından buz gibi karpuz gelmesi şartıyla....



Aşçı Fok
Nurdan ÇAKIR TEZGİN


www.ascifok.com


1754











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)