ISSN 1308-8483
Limni Mübadili İyigün’lerin avkus baklası

  Yayın Tarihi: 10.1.2012    


Limni Mübadili İyigün’lerin avkus baklası


Ruhi İyigün’e teşekkürlerimle

İki güzel insan, iki canlı tarih Necla ve Hüseyin İyigün ile bir Foça sabahına neşeyle günaydın diyoruz. Günaydın Foça, günaydın Necla hanım, günaydın Hüseyin bey ve bu coşkulu sabahın yaşanmasına kucak açan Ruhi İyigün size de günaydın...

1924 Limni mübadillerinden Hüseyin İyigün ile aylar önce keyifli uzun bir sohbetimiz olmuştu, o zamandan aklıma takılan pek çok şey vardı... Henüz kundakta bir yaşında minicik bir bebekken Limni’den Foça’ya mübadil olarak gelen Hüseyin İyigün’ün avkus favasını anlatışındaki iştah açıcı zarafet, bu zemheri sabahında onun kapısını tıklatma nedenlerimden sadece biri.

Zemheride çiçek açtırmayıp toprağa bolca tohum saçtıran bir kültürün insanları olarak, minicik bir tohumun yaşamın başlangıcı olduğu gerçeğiyle daha sık yüzleşmeliyiz diye düşünürüm. Hele son yıllarda varlığımızın tohumlarımıza sahip çıkmakla özdeştirildiğini de göz önüne alırsak her tohum bir candır gerçeği daha bir öne çıkar.

Hüseyin İyigün avkus tohumundan söz ettiği günden beri bu tohumu merak ediyordum; Nedir, nasıl bir şeydir diye sorduğumda, mercimeğe benzer ama daha yuvarlak ve sarımsıdır demişti. Bu tohum, diğer adıyla ada baklası hakkında daha fazla bilgilenmek adına İyigün ailesinin fertlerini soru yağmuruna tutuyorum; Avkus, Limni mübadillerince bilinip sevilen bir yiyecekmiş. “Ben çocukken avkus favası yemeden karnım doymazdı” diyen Hüseyin İyigün; “eskiden ekip yetiştirdiklerini, şimdilerde eken olmadığını söylerken gözleri ışıldıyor ve Bodrum’dan getirdikleri avkus tohumlarını komşularının bahçesine ektiklerini söylüyor sevinçle. Bodrum’a yıllar önce ilk tohumları Limni’den getirenlerden biri de amcasıymış, Bodrumlular avkusa Bodrum baklası veya kombilya derlermiş. (Yunanca αυκους).

Kombilya, bir tohuma verilecek ne hoş bir isim değil mi?



İri ve yuvarlak mercimek görünümündeki avkus bana biraz kurumuş bezelyeyi de anımsattı. Anadolu’da özellikle Konya civarında yetişen termiye (acı bakla- Yahudi baklası) diye bir bakla çeşidi daha vardır, biraz ona da benzettim sanki!

Bir tohum serüvenidir zemheride kuş uçurtup toprakla buluşturan ve günümüzü aydınlatan… Eski zamanların kadim tohumunun yaşam enerjisiyle başlayan günümüz, toprağın bereketli gücüyle adeta yeniden yoğruluyor. Bir yiyecek tohumu bu kadar neşe saçar mı dünyaya diye düşünürken içim tarifsiz sevinçlerle doluyor…



90 Yaşındaki Hüseyin İyigün’ün etrafına yaydığı yaşam enerjisi, asıl bilgeliğin yaşanmışlıklarda gizli olduğu gerçeğini fısıldıyor sanki kulağıma! Canlı bir organizma olan avkus tohumunun baştan sona hikayesini anlatıyor keyifle; “Tarlada olgunlaşıp kuruduğu zaman toplar döveriz, dövdükten sonra güneşte bırakıp savururuz, sonra da dış kabuklarını kepek gibi uçurur üfürürüz. Sıra gelir şıravuz taşında (değirmen taşı) bulgur gibi çekilerek ufaklamaya” diyen Hüseyin bey, avkus favasının epeyce zahmetli bir yemek olduğunu belirtirken topu sevgili eşi Necla İyigün’e atıyor!



Hanımların yaşı söylenmez ama, bilgeliğinden yararlandığımız büyüklerimizin yaşlarını iftiharla zikretmek, onlara yaşam nişanı vermek gibi kutsal geliyor bana; 85 yaşındaki Necla hanımdan avkus baklasından yapılan favanın tarifini dinliyoruz.

Bir avuç avkus pişirmezden 15 - 20 dakika öncesi suya konur bekletilir, sonra dörde bölünmüş bir kuru soğan, biraz zeytinyağı, tuz, toz şeker ve istenirse bir havuç koyup düdüklü tencerede pişirilir. Suyu göz kararı olacakmış ne eksik ne fazla çünkü, merhem gibi olan kendi suyu ile blendıra tutulur diyor Foça doğumlu Necla hanım. Hüseyin bey dayanamayıp atılıyor hemen, “bir gece buzdolabında yada serin bir yerde durup sertleşecek sonra üzerine çiğ zeytinyağı ve limon gezdirilecek, ah yanına da tuzlu balık nasıl gider biliyor musunuz” diyor iştahla.

Büyüklerimizin deneyimlerine kulak verip, onların deneyimlerinden faydalanmayı bilmeli. Onlar bilgelik tohumlarını saklamayı ve paylaşmayı bilen erdemli insanlar, yeter ki biz sorup öğrenmeye hevesli olalım!

Not: Bodrum'da avkusa, yerel şiveyle kombilya, gambille, gombille gibi farklı telaffuzlar mevcuttur.



Aşçı Fok
Nurdan ÇAKIR TEZGİN


www.ascifok.com


3342











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)