ISSN 1308-8483
Ben sadece domates reçeli yapıyordum! Ben sadece domates reçeli yapıyordum!

  Yayın Tarihi: 9.8.2012    


Ben sadece domates reçeli yapıyordum!


Hep kuş cıvıltılarıyla mı uyanırdık güne?

Pek öyle değil. Biz bu kıyı kasabası insanları güne top tüfek sesleriyle uyanmaya alışkınızdır; askerler her gün talim yaparlar, askerler yüksek sesle başlarlar güne çünkü, burası bir askeri bölgedir.

Turizm bölgesi olduğunu söyleyenler çıksa da, balıkçı kasabası kimliğine sığınıp; “İzmir’in şirin ilçesi Foça" aslında tam da bir asker kasabasıdır! Alışkınızdır top, tüfek, bomba seslerine yani…

Bu defaki farklıymış! Onu geç öğrendik. Pusu diyorlar, terör diyorlar, yara, bere, kan, ölüm diyorlar…

Foça!

Şaşırıyoruz hep birden! İnsanoğlunu anlamak zor; Ölüm öteki yüzündeyse sokağın, uzaktır! Bizden uzaktır.

Bize yakın olan ölüm kırmızı, ıslak ve tuzlu… Rilke’nin arısını ve balını anımsamayacak kadar tuzlu ölüm. Tuz dedim, deniz dedim, kıyı kasabası sakindir dedim…

Oysa kıpkırmızı domateslerden kırmızı reçeller yapıyorum deli gibi!

Deliler gibi reçeller kaynatıyorum evet. Ne zorum varsa!
Neden; Kırmızının anlamı mı değişti de bayrağı, kanı, reçeli, salçayı doladım dilime? Nedir bu gereksiz devinim?

Dilim dönmeyince kekeme oluyorum. Dilim sürçmesin diye susuyorum...

Elim uslu dursun diye mi kaynatıyorum kazanlar dolusu reçeli? Kan tuzlu diye mi şeker katıyorum kırmızıya?

Gel de ye şimdi sıkıysa, of!


Aşçı Fok
Nurdan ÇAKIR TEZGİN


www.ascifok.com


2205











   |   Hakkımızda    |    İletişim    |    Yasal Uyarı    |


    © FocaFoca.com tüm hakları saklıdır.   (03/2005)